Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

”ALEVİLERİN EL KİTABI”

ALEVİLİK doğal bir din bir doğa dinidir… Doğal din/ doğa dini, vahiye dayanmayan, üstün bir güç tarafından ilkeleri konulup çerçevesi çizilmeyen, üstün bir güç ile insan arasında bir aracıya ihtiyaç duymayan bir inanç sistemidir.
ALEVİLİK insanı hak bilmektir… Alevilik, Anadoluya özgü kökleri kadim tarihe uzanan bir inanç sistemidir. Alevilik Anadolu’nun öz ve özgün inancıdır. Alevilik bütünüyle Anadolu’da varolmuş/ortaya çıkmıştır. Anadolu kaynaklı/Anadolu’ya özgü, eşi benzeri olmayan, bir inanç, bir din, bir kültür, bir felsefe, bir öğreti ve hatta bunların tümünü de içeren ve aşan bir toplumsal olgudur.
Bu unsurların her biri bir ve bütün halinde Aleviliği ifade et-mektedir. Anadolu Aleviliğini oluşturan temel kurumlar, ritüeller ve inanç ögeleri bir bütün olarak ele alındığında şu çok açık ve net bir biçimde görülecektir ki Alevilik Anadolu coğrafyasına aittir ve bu coğrafya dışında Anadolu Aleviliğini bulmak, Anadolu Aleviliğine rastlamak olanaklı değildir.

ALEVİLİK
İnsanı merkezine koyan insandan üstün ve değerli bir varlık görmeyen, ne onun üstünde bir efendi ne ona tabi bir kulu kabul etmeyen bir inanç sistemidir.
ALEVİLİK serçeşmedir. Aleviliğin tarihi Anadolunun kadim tarihidir. Alevilik her hangi bir dinden inançtan doğmadığı gibi coğrafyamızda ortaya çıkan inaç sistemleri Alevilikten etkilenmiş, ondan feyz ve unsurlar almıştır.
ALEVİLİK
Alevilik heterodoks/sapma değil ana yoldur. Bir şeyden sapmak için ondan kaynaklanmak onun içinde olmak gerekir. Heterodoks sözcüğü, “farklı” anlamına gelen Yunan-ca heteros ve “öğreti, düşünce” anlamında-ki doxa sözcüklerinden oluşur. Ana akımdan sapmış olan anlamına gelir. Aleviliği İslam Heterodoksisi olarak tanımla-yan akademik çevreler Aleviliğin özünden ve tarihinden ha-bersizdirler. Amacından sapmışlık ve bozulmuşluğu ifade eden heterodoks kavramının Aleviliği tanımlamada kullanıl-ması büyük bir yanılgıdır. Dahil olunmayan bir yerden sapıl-maz çünkü.

ALEVİLİK
Alevilik batinilik değil gerçekliktir. Alevilik İslam’dan kay-naklanmadığı için İslam batiniliği olarak da değerlendirilemez. Batinilik esas olarak zahiri hükümlerin varlığına, gerçekliğine, yerine getirilmesi gerekliliğine inanmakla birlikte kendilerinin ulaştıkları düzey nedeniyle bu hükümlerden muaf olduğuna inanan bir akımdır. Tevil, yorum gibi bir takım yöntemlerle şartlardan sıyrılma yollarına bakarlar. Oysa Aleviler açısından İslam dininin inanç ve ibadete dair hükümleri bir anlam ifade etmez. Bu nedenle zahire inanmayanın batindan kendisine bir çıkış aramasının bir anlamı olamaz.

ALEVİLİK
Alevi kavramı Anadolu Aleviliğini ifade eder anlamda son iki yüzyıldır kullanılmaya başlamıştır. Kavram Ali taraftarlığı, Ali yanlısı Ali soyundan olma gibi gerçek anlamından farklılık kazanarak Alevi inanç sistemini adlandırır olmuştur.
Osmanlı yönetiminde Aleviler için zındık, rafizi, mülhid, ışık, abdal, kalenderi, bektaşi ve özellikle de kızılbaş sıfatı kullanılmıştır. Tüm bu adlandırmalarda Osmanlı bir hakaret, küçültme, suçlama, aşağılama amacı gözetilmiştir.

Bir nefeste Alevilik….
‘Alevilerin El Kitabı; Alevilerin yol ve erkanını, kısa tarihini, ritüellerini, özel günlerini, geleneklerini, erenlerini/evliyalarını/dedelerini/pirlerini, ocaklarını, kutsal mekanlarını, ziyaratlarını, dergahlarını, yaşadığı katliamları, başkaldırılarını, deyişlerini, gülbenklerini bir el kitabı, bir sözlük, bir takvim, bir ajanda formatında ele almaktadır.’
Ali Yıldırım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir