Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

17 yaşında idam edildi, 40 yıldır unutulmadı!

12 Eylül darbecileri tarafından, “asmayalım da besleyelim mi?” denilerek, henüz 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, idamının 40. yılında da anıldı. 13 Aralık 1980’de idam edilen Erdal Eren, hafta sonu sokağa çıkma yasağı nedeniyle bugün mezarı başında anıldı.

Emek Partisi, Emek Gençliği’nin çağrısı ile Ankara Karşıyaka 1 No’lu Kapıda, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu katılımcılar, pandemi şartlarına, maske ve mesafeye uygun olarak buluştu.

Üzerinde, “Erdal Eren, salgın ve sömürüye karşı gelecek ve sosyalizm mücadelemizde yaşıyor” pankartı açan gençler, buradan Erdal Eren’in mezarına yürüdü.

12 EYLÜL VE TEK ADAM REJİMİ

Erdal Eren’in mezarı başında saygı duruşunun ardından konuşan Emek Partisi Ankara İl Başkanı Şükran Doğan, Erdal Eren, Sinan Suner ve Ercan Koca’nın birbiriyle bağlantılı ölümlerine vurgu yaparak mücadele ve ideallerinin mücadelesinin süreceğini söyledi. Sömüren ve sömürülenler olduğu sürece bu mücadelenin devam edeceğine vurgu yapan Doğan, “40 yıl önce darbe yapan paşalar bu ülkeyi tek elden yönetmek istiyordu. Bugün de ülkeyi tek adam rejimi ile yönetmeye çalışıyorlar. İktidardan yana olmayan herkes baskılardan nasibini alıyor” dedi.

LATİN AMERİKA’DA ÇOCUKLARA ERDAL EREN ADI VERİLDİ

Emek Gençliği adına konuşan Dilan Ortakçı da “Aradan geçen 40 yıl boyunca burası yas alanı olmadı. Yoldaşımızı her ziyaret ettiğimizde onun mücadelesini daha iyi kavrayabilmek için buluşuyoruz” diye konuştu.

Dilan ortakçı, Erdal Eren’in tutuklanması ve oldu bittiye getirilen yargılanmasının ardından idamının engellenmesi amacıyla tüm dünyada bir kampanya yürütülen Erdal Eren’in, dünyada tanındığını, Latin Amerika’da o tarihte doğan çocuklara adının verildiğini söyledi.

Ortakçı, “Bugün liseli, üniversiteli gençler olarak eşit, ulaşılabilir, bilimsel ve ana dilinde bir eğitim istiyoruz. Öte yandan iki kutuplu dünyanın bir yanında işçilerin kazanılmış hakları pandemide gasbedilmeye çalışılıyor. Genç işçiler olarak da eşit işe eşit ücret talebiyle mücadelemizi Erdal’ın mücadelesiyle birleştirip en ileriye taşıyacağımıza söz veriyoruz” dedi.

Daha sonra Ercan Koca ve Sinan Suner’in mezarları ziyaret edilerek, saygı duruşu’nda bulunulup, karanfiller bırakıldı.

ERDAL EREN’İN İDAMINA GİDEN SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?

ODTÜ öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 akşamı Ankara Yukarı Ayrancı semtinde, duvara yazı yazarken, dönemin MHP’li Bakanı Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vuruldu. Yaralı haldeki Sinan Suner’i arabasında dolaştırarak işkence eden Ezendemir, kan kaybından öldüğünü anlayınca Sinan’ı bir hastanenin kapısına bırakıp kaçtı. Cinayetin ardından ODTÜ’lü arkadaşları ve yoldaşları 2 Şubat 1980’de Sinan Suner’in öldürüldüğü Ayrancı Hoşdere Caddesi’nde eylem düzenledi. Yapılan protestoya askerlerin müdahalesi sırasında çıkan çatışmada Er Zekeriya Önge yaşamını yitirdi.

YUKARIDAN GELEN EMİR İLE İDAM KARARI ONANDI

Zekeriya Önge’yi Erdal Eren’in vurduğu iddia edildi. Gözaltına alınarak tutuklanan Erdal Eren, Mamak Askeri Cezaevine konuldu. Tarihinin en hızlı ‘yargılaması’ ile, olay yeri incelemesine, tanıkların dinlenmesine bile gerek duyulmadan yapılan ‘yargılamada’ Erdal Eren idama makum edildi.

Dünya çapında kampanyalara, eri Erdal’ın öldürmediğine dair tanıklara, Erdal’ın bulunduğu yer ile Zekeriya Önge’nin öldürüldüğü yere dikkat çekilmesine rağmen, “yukarıdan gelen emir” doğrultusunda idam kararı onaylandı.

Henüz 17 yaşında bir çocuğun idam edilemeyeceği, kemik yaşının belirlenmesi talepleri de görmezden gelindi. Erdal Eren, darbeci Kenan Evren’in “Asmayalım da besleyelim mi?” emriyle 13 Aralık 1980 gece yarısı idam edildi.

Erdal’ın idam haberini duyan yoldaşlarının düzenlediği protestoda gözaltına alınan yine liseli devrimcilerden Ercan Koca da 16 Aralık’ta polislerin işkencesinde öldürüldü. O tarihten sonra üç yoldaş Erdal Eren, Sinan Suner ve Ercan Koca her yıl birlikte anıldılar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir