Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

SEÇİMLERİN YENİLENMESİ ÜLKE İÇİN GEREKSİZ MASRAF

İsveç’te sağdaki dört parti sağ bloğu, sol parti, sosyaldemokratlar ve çevre partiside sol bloğu oluşturuyor. Birde aşırı sağcı olarak bilinen İsveç demokratları partisi var. Son seçimlerde %20 civarında oy aldı. Ama sağ blok bile bunların desteği ile hükümet olmak istemiyor.
Bütçe oylaması önemli. Sağ blok ayrı, sol blok bütçelerini meclise ayrı ayrı sunuyor. Meclis hangi bütçeyi onaylarsa hükümet ya o bütçeyi uygulayacak, yada erken seçime gidecek.

Şimdiye kadar sağ blok ve sol blok, aşırı sağcı İsveç demokratlarının sistemi kilitlemesinin önüne geçmek için bir centilmenlik anşlaşması yapmıştı. Hangi blok bir milletvekili fazla alırsa o azınlık hükümeti kurardı, diğer blok güvenoylaması anlamına gelen bütçe oylamasında çekimser oy verirdi ve azınlık iktidarı bütçesini onaylatmış olurdu. Hani koalisyon iyi değil diyorlar ya. İsveç’te on yıllardır koalisyonların azınlık hükümetleri var. Tek başına iktidardanda daha iyi işliyor. Çünkü ülkeyi yönetenler çoğunluğuna güvenerek, başına buyruk kararlar alamıyor. Parti ve bloğun seçim proğramına uygun şekilde ülke yönetiliyor. Tabi kimse karşı bloğun bütçesi ile ülkeyi yönetmek istemez.

9 Eylül 2018’de İşveç’te genel seçimler oldu. Sol blok 1 milletvekili fazla çıkardı. Sağ blokun başındaki yeni lider centilmenlik anlaşmasına uymak istemedi. Aşırı sağa yakın olduğu için onların desteği ile hükümet kurmak istedi. Ama ortaya yakın olan Merkez Partisi ve Liberaller destek vermedi. Ülke dört ay hükümetsiz kaldı. Her bakan yada hükümet değişikliğinde tapu memuruna kadar herkesi değiştirme gibi bir alışkanlıkları olmadığı için, sistem hükümet güven almış gibi işledi. Bir yandan da hükümet kurma çalışmaları devam etti.

Bu sıralarda erken seçim ihtimaline karşı güvenlik konulu bir toplantıya katılmıştım. Emniyet müdürü şöyle konuşmuştu. İsveç’e bir seçimin maliyeti 400 milyon kron, yani 40 milyon Euro, yani 280 milyon Türk Lirası (Bu rakam İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçimler öncesi yaptığı, top, balon, kalem vs den oluşan 590 milyonluk ihalenin yarısından az). Umarım siyasiler bu işe bir çözüm bulurlar. Erken seçimin çok fazla bir şey değiştirmeyeceğini, bu paranın ve zamanın boşa harcanmış olacağını, ülke kaynaklarının daha iyi işlere kullanılmasının çok daha iyi olacağını dile getirmişti.
Dört ay sonra Sol bloktan sosyal demokratlar, yeşiller ve sağ bloktan merkez parti ve liberaller koalisyon hükümeti kurdular ve erken seçimde yapılmadı.

Türkiye’ye bakınca seçimi kaybeden ya erken seçim yada seçim yenileme istiyor. Ne değişecek. Sadece bazıları egolarını tatmin etsin diye, bu kadar para (ki kim bilir kaç milyar lira harcanıyor), bu kadar zaman kaybı. Bu para 80 milyonun parası, daha iyi kullanılabilir. Yazık değilmi bu ülkeye.
Demokrasi aynı zamanda sizden farklı olanlara tahammde etmektir. Başka düşüce, inanç ve siyasi görüşte olanlara tahammül edeceksiniz. Nasıl ki siz kazandığınızda herkesin saygı duymasını bekliyorsanız, başkaları kazanıncada siz saygı duyacaksınız ve onların başarısını kutlayacaksınız. Bu davranışlar toplumun ve insanların gelişmişliğininde göstergesi değil mi?

Ekrem İmamoğlu tam da bu profili sergiliyor. Herkesi kucaklıyor, kimseye tepeden bakmıyor, halkın anlıyacağı dili kullanıyor ve olduğu gibi, doğal davranıyor. Yapmacıklık yok. Onun için toplumun yarısının umutsuzluğa kapıldığı bir anda, umut olarak meydana çıktı. Davranışları ile rakip partilere oy verenlerinde semapatisini ve güvenini kazanıyor. Kaldı ki eşit olmayan koşullarda yarıştı ve buna rağmen kazandı.

Cumhurbaşkanı AKP genel başkanı da olsa herkesin Cumhurbaşkanı gibi davranmalıdır. Tüm kazanan belediye başkanlarını kutlamalı, kendi partisinden olmayan belediye başkanlarına da kendi partisinin belediye başkanları gibi yardımcı olmalı. Onları hadi iş yapında göreyim der gibi, işleri kilitleyeceği anlamına gelecek söylemlerde bulunmamalı. Ülkenin %50’sinin aşık olduğu bir Cumhurbaşkanı olmaktansa, %100’ünün saygı duyduğu bir Cumhurbaşkanı olmak daha iyidir. Bir an önce devreye girip, İstanbul seçimlerindeki kaosu çözmesi gerekir, seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu’nu kutlayarak bu olumsuz havanın dağılmasına yardımcı olması gerekir.

Bu ülke hepimizin. Aynı gemideyiz. Gemi su alınca belki ilk alt kattakiler boğulur ama batınca herkes yok eder. Bir an önce söylemlerimize ve davranışlarımıza sevgi yüklemeliyiz.
Ne demiş Yunus Emre “Sevelim, sevilelim/Dünya kimseye kalmaz”
Stockholm’den sevgiler!
Çağan Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir