Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Çarklar Kırılmalı, Bozuk Düzen Yıkılmalıdır

Pir Sultan Abdal yüzler yıl öncesinde Osmanlının gerici, köleci üretim ve mülkiyet ilişkisine dayalı bozuk düzenine şiirleri, deyişleri ile karşı çıkmış, darağacına giderken, biz ardıllarına da sevgiyi, hak hukuk uğruna ölümü göze alacak cesareti, erdemi, özgürlük sevdasını, isyan ve direniş ruhunu miras bırakmıştır.

 

O’nun bize öğrettikleri, ışığı, güzel yarınlar için mücadele edenlere bıraktığı şanlı mücadele gücü, coğrafyamızın ve hatta dünyanın dört bir yanındaki mazlumların, ezilenlerin, ötekileştirilenlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor. O’nun ışığı yüzlerce yıllık bir zamandan sonra patlayan bir yanardağın saçtığı olağanüstü alevler gibi parıldamaya, her yanı aydınlatmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal, bozuk düzende asla sağlam çark olmadığını, bozuk düzenin mutlaka alaşağı edilmesini, yıkılması gerektiğini “dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyerek ve darağacına çıkıp sehpayı kendisi tekmeleyerek ispatlamıştır.

 

Bugüne kadar dünya ve ülkemiz siyasal, toplumsal mücadele tarihi göstermiştir ki, tek başına hareket etmekle, emperyalist, kapitalist feodal güçleri alt edebilmek olanaklı değildir. Bu nedenle tarihsel sorumluluğun da gereği olarak, demokrasi güçleri, toplumsal dinamikler, siyasi yapı ve partiler, mutlaka ‘ilkeleri ve prensipleri’ belirlenmiş “Eylemde birlik, propaganda ve ajitasyonda serbestlik,” örgütlerin hukukuna, iradesine saygılı bir ilkesel güçbirliğini hayata geçirmek zorundadır. “Birlikte iş yapma, birlikte mücadele etme, dayanışma ve yoldaşlık ruhu” öne çıkarılmalı ve her birey, kesim ve kurum bu tarihsel sorumluluktan kaç(ın)mamalıdır. Bu birliktelik sağlanmadığı takdirde günü kurtaran kimi başarı ve olgular, toplumun büyük bölümüne bir kazanım da getirmemektedir. Yitirilen her mevzi, her yenilgi toplumda çeşitli travma ve moral bozukluluklara yol açmaktadır. Bu travmaları azaltmanın, geleceğe daha umutlu bakabilmenin yollarından birisi de bu seçimlerde elde edilecek kısmi kazanımlardır.

 

Tabi ki, “yerel seçimler” ya da “merkezi seçimler” bu ülke topraklarının, halklarının, ezilenlerinin asla kurtuluş reçetesi ya da çözüm yolu olamaz. Ancak merkezi ve yerel seçimler olsa olsa özgürlük, demokrasi, sosyalizme giden şanlı mücadelede birer mevzi, birer basamaktır. Çarkı bozuk düzenin yıkılması için bugünden güçlü dayanışma cepheleri kurulmalıdır. Birliktelikleri uzun süreli ete kemiğe büründürmek, ilke ve prensipleri belirleyip daha fazla kazanımlar da elde edip, çeşitli nefes alma kanalları tesis edilmelidir. Bunun için de güçlü bir anti-faşist demokrasi cephesine, gericilik, ırkçılık karşıtı güç birliğine çok gereksinim vardır.

 

2002’den beri iktidardaki gerici, baskıcı, hak, hukuk, adalet tanımaz, savaştan, ölümden beslenen, halklara düşman, emperyalist, kapitalist silah tröstlerinin büyük işbirlikçisi zihniyetin geriletilmelidir. Bunun için halkların önüne bir güç birliği süreci konulmalı, demokrasiden yana her birey, her grup ve parti, kendininkini değil, toplum çıkarını gözeten bir dayanışma ve yoldaşlığı öne çıkarmalıdır. Emekten, demokrasiden, gerçek laiklikten, barıştan, kardeşlikten yana olan güçlerin birliği, omuz omuza yoldaşlığı hem iktidarı durdurabilir k, bu aynı zamanda tarihe, geleceğe, çocuklarımıza, topluma karşı yerine getirilmesi gerekli bir sorumluluk ve görevdir.

 

Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi bozuk düzende sağlam çark olmaz. Çarkların tek tek kırılması, bu bozuk düzenin ortadan kalkması için herkes üzerine düşen grev ve sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir.

 

Erdal YILDIRIM
9 Mayıs 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir