Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Inanç komisyonu iki günlük toplandı sonuç bildirgesi

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İnanç Kurulu ikinci toplantısını 11.12.Mayıs 2019’da Ankara Şube de yaptı.
30 yıllık örgütlülüğümüzün gelmiş olduğu aşamada bir ihtiyaç olarak kendisini hissettiren Alevi İnanç bilincinin geliştirilmesi ve özellikle İnancımızın asimilasyonunun önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
Tarihi boyunca sayısız katliama, sürgüne, hakaret ve asimilasyon saldırılarına maruz kalmış bir halk olarak, Ocaklar, Dede, Baba ve Anaların bilinci ve inancı ile günümüze kadar geldik. Aleviler tarihlerinin her döneminde çağa uymuş ve döneminin koşullarına göre inancını yaşatmayı bilmiş bir halktır. Günümüz koşullarını da iyi bilen bizler, Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın izinden yürüyerek inancımızın yok olmasına izin vermeyeceğiz. Biliyoruz ki Pir Sultan Abdal’ın zulme karşı direnişi Yola olan inancından gelmektedir. Şunu söyleyebiliriz ki; Pir Sultan Abdal’ın katletmesinden de sonra örgütlenmemizi yaratmayı, yaşatmayı başardık. Özellikle 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Otelinde canlarımızın katliamı sonrası ciddi bir örgütlenme sürecine giren Aleviler, bu gün sayıları yüzlerle ifade edilen kurumları ile ağırlıklı olarak kentlerde ve yurt dışında örgütlenmekteler. Bu bağlamda şehirlerde yaşayan özellikle Alevi Gençliğinin Yoldan uzaklaşıp asimile olmaması için, sistemin Sünnici kuşatmasına karşı PSAKD / İnanç Kurulu oluşumu çok değerlidir. Daha önce bağlı olduğumuz çatı örgütümüz ABF adına oluşturulan İnanç Kurulunda bir bileşeni Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak İnanç Kurulu oluşumumuzla ülkemizde Alevilerin yaşadığı her bölgede çalışmalarını sürdürecektir. Özellikle belirtmek isteriz ki Pir Sultan Abdal Kültür Der. İnanç Kurulu ABF İnanç kurulunun tabana yayılmış bir çalışma birimidir.
Tarihimizi, gelenek ve değerlerimizi, doğru ve dürüstçe başta Gençlerimiz olmak üzere sesimizin ulaştığı her yerde herkese anlatmak, 12 Hizmet, Cenaze Erkanı, Cem Birleme, Musahiplik Erkanı, Dardan İndirme Erkanı… gibi Yolumuzun olmazsa olmaz değerlerimizi yaşatmak, şehir yaşantısındaki birbirine ve yola yabancılaşmanın önüne geçmek için çaba harcamak gibi konularda fikir birliği oluştu.
Bir anlamıyla da Alevi kimliğimizi savunup korurken günün koşullarını iyi bilmemiz gerekmektedir. Özellikle yaklaşık son 1950,1960.. yıldan bu yana, Dünyada ve ülkemizde köylerden kentlere doğru başlayan göç doğaldır ki biz Alevileri de hem olumlu hem de bir takım olumsuzluklarla etkilemiştir. Şehir hayatına alışmaya çalışırken, Aleviler, belki de tarihinde ilk defa bu kadar örgütsüz kalmıştı. Bu boşluğu 1980,1990’lı yıllarda dernek ve vakıflarla doldurmaya çalıştık. İşte tam da bu süreçte, kirlenmeyi, bizi köklerimizden koparmayı kendine yaşam tarzı haline dönüştürenlerin de önü açıldı ve içimizdeki varlıkları hala sürdürmekte. Geleneklerimize, inancımıza ve yaşam felsefemize ait olmayan bir çok ritüel sanki bize aitmiş gibi yaşatılmaya çalışılmakta. Bu tespitten yola çıkarak asıl olanın Alevi kimliğimizi savunmak olduğunu söyleyebiliriz.
Alevilik, tüm özelliklerinin yanı sıra, yaşamaya ve yaşatmaya, sınırsız ve sınıfsız Dünya inancına sahip olmaktır. Alevilik, her şeyden önce kendi tarihine, Yoluna ve davasına sahip çıkarken canını vermiş şehitlerine, insanlara ve geleceğe karşı sorumluluk duyabilmektir.
Tarihine, geleceğine, şehitlerine ve Aleviliğe karşı bir sorumluluk hissetmeyenlerin kelimenin gerçek anlamıyla Alevi kimliğini koruma, geliştirme diye bir derdi yoktur, olmamıştır. Ne tarihte ne de günümüzde olumlu bir misyon üstlenmeleri mümkün değildir. Tarihimize baktığımızda görüyoruz ki örneğin, Ne Hünkar Hacı Bektaş Veli, ne Pir Sultan Abdal, ne Şah Kalender ne de diğerleri, varlık sorununu güç sorunu görmemiş bunu temel bir sorun olarak önüne koymamıştır. Bütün yol ulularımızın temel sorunu kimlik sorunu olmuştur. Onlar tüm yaşamları boyunca insan olgunlaşmasını, kişiliğin gelişimini ve İnsan-ı Kamil olma hedefini anlatmıştır. Bu uğurda çok ağır koşullarda mücadele etmesini de bilmişlerdir. Yani Alevi olmak bir yaşam anlayışını savunmak, kendi kurallarının çerçevesinde bunun mücadelesini sürdürmektir. Alevilik, Yolu sürdürebilmek için dava adamı olabilmektir. Rıza Şehri yaşam felsefesinin bir neferi olmak ve bu sorumluluğu hissedebilmektir.
En az bin yıllık bir kuşatma altındayız.
Evet biz tarih boyunca zaferden çok yenilgi gördük, ama biz, Hacı Bektaş Velileri, Şah Kalenderleri, Pir Sultan Abdalları ve sayısız İnsan-ı Kamilleri yaratmayı da başarmış bir halkız.
Alevi kimliğini yaşatmak ve savunmak için el ele el hakka düsturu ile birlik olduk.
Aşk ile .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir