Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

‘Yol Bir Sürek Binbir’ şiarıyla AABF’nin 30. Yılına merhaba

 

Yurtseverler Birliği Örgütlemesi Alevilerin derneklerde ve bir araya gelmesini sağlar.

Türkiye’lilerin yurt dışına çıkması, yıllardır yaşadıkları topraklarda baskıyla, katliamla susturulmuş, sindirilmiş Alevi toplumunun bir araya gelmesinin de önünü açar. Baskı Alevilerin üzerinde o kadar etki yapmıştır ki fabrika bantlarının iki yanında çalışan iki Alevi işçi yıllardır inançlarını birbirine söyleyememiş, işçi yurtlarında aynı odayı paylaşanlar uzun süre sonra hangi inançtan olduğunu saklayarak yaşamışlardır. İşte bu dönemler de bazıları her ne kadar Yurtseverler Birliği örgütlenmesinin Alevi örgütlenmesi olmadığını söylese de (doğrudur, çünkü tüzüğünde Alevilikle ilgili tek bir cümle yoktur ve Türkiye Birlik Partisi’nin yurt dışı örgütlenmesidir. Yani siyasi bir örgütlenmedir…) işte bu adla  kurulan derneklerin yöneticilernini ve tabanın yüzde doksanı Alevilerden oluşur. Yani diğer bir deyimle Aleviler bu örgütlenmeyle beraber bir araya gelmeye, dernekleşmeyi öğrenmeye başlarlar. Derneklerde verilen saz ve semah kurslarıyla gençlerimiz kültürlerini öğrenirken, yapılan cemlerde Alevilerin ortaya çıkmasına, birliğine hizmet eder. Öyle ki kendi yaşadığı topraklarda baskınlar olmasın diyerek bekçi dikerek korkuyla yaptığı cemlerden, bugün Avrupa’nın merkezinde açık çağrılarla bir araya gelmenin, yani yılların özleminin gidermenin mutluluğunu yaşar Aleviler. Cem yapılacağı haberini bir şekliyle eşinden dostundan öğrenen Aleviler yüzlerce kilometre uzaklığa bakmaksızın çoluğu, çocuğu, eşi dostuyla akın akın gelirler. Yani bu sayede Aleviler gün ışığına çıkmaya başlarlar.

Aleviler kendi adlarıyla ilk örgütlenmeyi gerçekleştirirler.

Bu örgütlenme 12 Eylül 1980 Askeri Faşist Darbesiyle beraber kendini fesih edince 1988 yılına kadar bir boşluğa düşer bu örgütlenme içerisinde yer alan Aleviler. Sadece bir araya geldikleri ev muhabbetlerinde inançlarını, kültürlerini, sorunlarını konuşurlar. Bu süreçte İsmail Elçioğlu’nun çıkartmış olduğu Ehlibeyt dergisinin çağrısı ile örgütlenerek bir araya gelmenin önemini kavramış Aleviler Frankfurt, Berlin, Köln ve birçok şehirde toplantılar düzenleyerek dernekleşmek için ne yapılması üzerine tartışırlar. Bu tartışmalardan sonra 25 Kasım 1989 tarihinde Dortmund Hacı Bektaş Derneğinde yapılan toplantı ve oluşturulan müteşebbis heyeti (kurucular kurulu) vasıtasıyla temeli atarlar. Bu örgütlenme 9 kurucu dernek  başvurusuyla 1991 yılında tüzüğünün Mainz mahkemesinde kabulü ile Alevi Cemaatler Federasyonu (ACF) olarak resmi kuruluşunu gerçekleştirir.

Bu örgütlenme 1993 tarihine kadar devam ettirilir ve bir çok çalışmayı da gerçekleştirir. Bu çalışmalar dışarıya yönelik Alevilerin taleplerini, sorunlarını dile getirmekten daha ziyade Muharrem Orucunun, Kerbela anma günlerinin sabit mi, değişken mi konularını tartışır, Diyanet çevresine Aleviliğin, İslam’ın özü biziz,biz sizden daha fazla Müslüman’ız diyerek kendilerini ispatlamak için 1992 yılında Köln’de Milli Görüş’le ortak paneller düzenler. Bu dönem de Diyanet İşleri Başmüfettişi Abdulkadir Sezgin’in Almanya’yı sık sık ziyaret ettiği Alevi dernekleri de dahil toplantılara katılarak asimilasyon çalışmalarını ta o zamandan beri devam ettirdiği süreçtir. Hatta 1991 yılında Kerbela Şehitlerinin ruhuna Ankara Maltepe Camisinde mevlit yapmak ister federasyon yöneticileri, duyarlı bir kaç yönetici ve derneklerin karşı çıkması üzerine bu emellerini gerçekleştiremezler.

İşte bu tür çalışmaları yapan, yapmaya çalışan federasyonu frenleyen aslında federasyona üye olmayan 9 Alevi derneğidir. Bu dernekler düzenledikleri toplantı, panel yaptıkları çalışmalarla Alevilerin temel sorunlarını masaya yatırmakta ve çözüm yolları için atılacak adımları belirleyici olmaktadırlar. Bu dernekler ve federasyon yöneticilerinin yaptıkları çeşitli birleşme toplantılarından sonra 30-31 Ekim 1993 tarihinde Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu adıyla bugün ki federasyonun temelleri Frankfurt üniversitesinde atılır. Bence bu bir milattır Almanya ve Avrupa’da yaşayan Aleviler açısından.

Alevilerin tarihinde, birliğin sağlanmasıyla oluşan Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu bir milattır.

1993 sonrası federasyon merkezinin de Köln’e taşınıp büro tutulmasıyla beraber kurumsallaşma yolunda önemli adımları da beraberinde getirir. Gençlik, Kadın, İnanç, Bilim Araştırma gibi konularda toplantılar düzenlenir yönetim kadroları oluşturulur ve burada yakılan örgütlenme ışığı başta Türkiye ve dünyanın her tarafında yaşayan Alevilerin dünyasını aydınlatan güneş olur.

Örgütlenme ışığı yakılmış ve geriye dönüş yoktur Alevilerin yüreklerinde. Çünkü bir araya gelmeye, inancını, kültürünü yaşamaya, gün ışığına çıkmaya duyulan yılların özlemi vardır. Bu arada Sivas’a giden ülkemizin aydınlık yüzleri sanatçısı, şairi, Alevi örgütlenmesi içerisinde yer alan gençlerimiz, canlarımız karanlığın savunucusu yobazlar tarafından yakılarak katledilirler. Bunun üzerine bir haftalık organize ile Köln şehrinde 60 bin duyarlı can, yüreğinde insan sevgisi olarak katliama öfke duyanlar bir araya gelirler. Bu Avrupa sokaklarında Alevilerin ilk ortaya çıkışıdır. 1993-1995 yılları arasında yapılan onlarca yürüyüşe 250 binin üzerinde Alevi katılır.

İşte bu temeller üzerine kendini yeniden inşa etmeye başlar Almanya Alevi örgütlenmesi. Çalışma hızla gelişir derneklere gelen Alevilerin sayıları da hızla artar, birleşme de 40 olan dernek sayısı 80’lere, 90’lara çıkar. Bununla beraber dışa yönelik Alevilerin taleplerini içeren çalışmalara girilir. 1995 yılında merkezi bina satın alınır, Alevilik dersleri başvurusu yapılır ve bu dersler 2002 yılında Berlin’de 7 sınıfta başlatılır. Artık siyasi partiler, Avrupa Parlamentosu düzeyinde ilişkiler gerçekleştirilir Alevi örgütlenmesi var olan sorunlarını, taleplerini buralar da dile getirir. Öyle güzel ilişkiler kurulur ki Alevilerin Türkiye’de yaşadığı sorunlar Avrupa Birliği İlerleme Raporlarına girecek kadar etki yapar. Oluşturulan kurumlardal eksilikler giderilmeye çalışılırken, Eyalet Yönetimleriyle Hak eşitliği Anlaşmaları yapılarak belediyeler düzeyinde önemli kazanımlar sağlanır. Alevilik Derslerini verecek hocaların yetiştirilmesi için kürsü hakkı alınır. Alevi İşadamları bir araya getirilerek örgütlenmeleri sağlanır, yıllardır özlemi çekilen hasretlik Yol TV kurularak giderilir.

 

Avrupa’da yakılan ışık Türkiye ve dünya Alevilerine umut olur.

Yakılan bu ışık Türkiye Alevi hareketine de önder olur. Orada Alevilerin bir araya gelmesi sağlanarak örgütler kurulur, oluşan depremlerde, katliamlar karşısında gerekli duyarlılık gösterilerek maddi manevi katkılar sağlanır. Sivas, Erzincan v.b. bir çok şehirde cemevlerinin kurulmasına önemli katkılarla destek verilir. Yani bir bütün olarak Anadolu topraklarında yaşayan Alevilerin yurt dışındaki sesi, kulağı, Müsahib’i olarak gerekli dayanışma gösterilir.

Avrupa’nın 14 ülkesinde örgütlenme gerçekleştirilir dünyanın en büyük saygın örgütlenmesi Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu kurulur ve kuruluşu kongresi, topluma duyurulması  Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirilir.. Dün sanayi bölgelerinde dernekleşerek bir araya gelen Alevi  örgütlenmesi bugün 100’lerce cemevinin mülkiyetleri Alevilere ait Almanya’da 160, Avrupa’da 270’in üzerinde derneğe kavuşur.

İlk örgütlendiğimizde belediyeden sıradan bir memur geldiğinde sevinen Alevilerden bugün Cumhurbaşkanı saraylarında verilen resepsiyonlarda ağırlanan, saygı gören dünyanın en büyük örgütlenmesi yaratılır. Türkiye ve Avrupa boyutuyla siyasi partilerin görüşmek için randevu talep ettiği, siyasi partilerde kendi örgütlenmemizden yetişen gençlerimizin milletvekili olduğu bir güce ulaşılır.

Bunlar elbette kolay olmadı. Örgütlenmeyi bilmeyen, ilk defa bir araya gelen birinci kuşak büyüklerimizin maddi manevi sahiplenmesiyle, büyük fedakarlıklarıyla bu örgütlenme yaratıldı. Çocuğuna, eşine, ailesine  ayırması gereken zamanı örgütlenmeye harcayan, o zamanın kötü koşullarında yüzlerce, binlerce kilometre yolu kat ederek toplantılara, etkinliklere yetişen, dernek binaları alınırken hiç düşünmeden 100 binlerce Mark krediye imza atan o büyüklerimizin çabalarıyla bu örgütlenme yaratıldı.

Ne mutlu Alevi toplumuna ki. Bugün Avrupa’nın 270 şehrinde hiç sormadan kapısından içeri girebileceği, muhabbetini, lokmasını paylaşacağı derneklerine kavuştular. Haklarını talep eden, sorunlar karşısında mücadele eden dünyanın en saygın inanç ve sivil toplum kuruluşu olan AABF’nin çatısı altında bir araya geldiler.

AABF Yol Bir Sürek Binbir şiarıyla Köln Arena’da 30. Yılını kutluyacak.

Gözbebeğimiz, gururumuz AABF’miz  28 Eylül 2019 tarihinde 30. Yılını Köln Arena’da yapacağı ‘Yol Bir Sürek Binbir’ etkinliği ile kutlayacak.

O gün Alevi inancından kültüründen, diğer inançlardan örneklerden kesitler sunulurken Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Gazi’de, Gezi direnişinde, Roboski’de, Suruç’ta, direnişlerde katledilen değerlerimizin annelerimizi,

Türkiye’de yaşanılan haksızlığa karşı çıkan bu uğurda bedel ödemiş insanlarımızın  mücadelesinden kesitlerin yer aldığı bir uyanışın, direnişin öyküsünü yaşayacağız,

Direnen, haksızlığa karşı çıkan toplumun hangi inançtan, hangi ulustan olursa olsun tüm katmanlarıyla klamlarımızı söyleyip, semahımızı dönecek, barış ve mücadele ateşini daha kuvvetli harlayacağız.

Yani bir bütün olarak sadece Alevilere değil Anadolu topraklarının o kadim halklarına, devrimcilere, demokratlara, yüreğinde insan sevgisi olarak barış umudunu taşıyan her kesime ev sahipliği yapacağız.

28 Eylül 2019’ın mücadelemizde yeni bir milat olması duygularıyla herkesi Köln Arena’ya bekliyoruz.

Metin Kaçmaz

Araştırmacı / Yazar

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir