Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİLERİN CEMEVLERİNE CÜMBÜŞ EVİ DİYENLERİN CEM EVİNDE AĞILANMASI DOĞRU DEĞİL

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi’ni ziyaret etmesi ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz’la görüşmesi Alevi toplumunda haklı olarak tepkilere neden olmuştu.
Alevilik herhangi bir etnisiteye ve herhangi bir dinin içine sığdırılamayacak kadar özgün ve özerk bir konuma sahiptir ve hep öyle kalmalıdır da.
Kültürel ve evrensel değerleri içselleştiren, inancının merkezine insanı koyan ve herkese aynı nazarla bakan doğal ve felsefi bir inançtır Alevilik. Dolaysıyla, Aleviliği özünden saptıran ve başka bir inancın özüdür demeye kimsenin ne hakı ne hatı olmalı.
Yaşadığı her dönemde egemen devlet sisteminin kuşatması ve müdahalesine rağmen varlığını koruyabilmiş, toplumun ahlaki değerlerini günümüze taşıyan, kendi inancına ve yaşam biçimine ve değerlerine karşı geliştirilen her tür ideolojik ve inançsal saldırılar karşısında bir başkasına zarar vermeden barışı ve kardeşliği ilke edinmiş bir değerler toplumudur Alevilik.
Tarihten günümüze, asılsız iftiralara, saldırı ve katliamlara rağmen kendileri gibi düşünmeyen ve yer yer saldırılarına maruz kaldığı komşularına bile her zaman kapısını açan, kin ve ve nefret duyguları beslemeyen bir inançtır Alevilik.
Zalimin değil, mazlumun yanında saf tutan, dini inançlar arasında ayırımcı yaklaşımlardan kaçınan ve her inanca, dine saygıyla bakan ve tüm insanlara ve toplumlara aynı nazarla bakan bu insani değerler manzumesi olan inancı kimsenin kirletmeye ilke ve yaklaşımlarından saptırmaya hakı yok olmamalı.
Dedelik kurumu, Aleviliğin kadim değerlerini merkeze alan, o değerleri asla çıkar ve ideolojilere peşkeş çekmeyen esaslar üzerinde ileri taşımak gibi bir zorunluluk ve bir gereklilik olduğunu bilince çıkarma zorunda.
Aleviliğin kültürel değerlerini göz önünde bulundurulmadan, herkes kendine göre bir Alevilik tarifi yapar ve Aleviliği bir başka inancın içinde yoz ve çağdışılaştırma uğraşı içinde olursa, Aleviliği var olan kadim değerleri yok olmayla yüz yüze kalır.
Aleviliğin, insanlığa verdiği değer ve en önemli (zalime karşı mazlumun yanında olma) ilkesini göz ardı ederek, egemen sistemin bir uzantısı ve parçası yapmaya çalışan ve bu konuda pervasızca çaba harcayın diyanetin çabaları boşa çıkarılmalıdır.
Son dönemlerde diyanet, ne üdüyü belli olmayan dedeler üzerinde Alevileri kendi içlerinde çatıştırarak, daha kolay parçalanmasına ve yozlaşmasına ortam hazırlamak için, art niyetli bir takım ziyaretler planlayarak iç çatışmalara zemin oluşturmaya çalışıyor. Bu gibi yaklaşımlar karşısında Aleviler uyanık olmak zorundalar.
Geçmişten bugüne toplumsal ilişkilerinde her iktidar, kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda Alevileri kullanmaya çalışmıştır. Dün, Aleviliğe düşmanlığıyla beslene Recep Tayyip Erdoğan ve onun şürekası olmak üzere ve devletin-sistemin en kadim, asimilasyoncu kurumu olan diyanetin başındaki adamın “tek bir ibadet yeri var oda camidir, Aleviler de gelip orada ibadetlerini yapabilirler” dediğini ne çabuk unttuk. Aleviler yok sayma, Hakaret ve aşağılayıcı söylemlerin sahibi bu kişilerin Cemevlerinde mihman edilmesi bana göre kabul edilir bir yaklaşım değil. Bugün Aleviler üzerinde oynana ve oynanmakta olan oyun açık. Alevileri kendi denetimi altına aldıkları çatma dedeler üzerinde dönüştürerek sünnileştirmek istemekteler.
Yanlış anlaşımasın, bazı düşüncelerine katılmasamda Hasan Kılavuz Dedeyi Diyanetin gri dedelerinde olduğu biçiminde bir yaklaşımım yok. Ancak bu gibi yaklaşımlar tedirgin edici olduğu gibi düşündürücüdür de.
Alevilerin kapısı her insan açıktır. Bu konuda kuşku yok. Nasılki Bir dede camiye sazıyla bırakılmaz ise, Kızılbaş-Aleviliği sapık ve sapkın bir düşünce gören, onların inancına saygı göstermeyen bir Maviye soyluyu ve onun düşüncesin, sembolize eden kıyafetle Cemevinde mihman etmekte haklı olarak tepkilere neden olur ve doğru karşılanmaz.
Geçmişdede Davutoğlu, Süleyman Soylu’nun Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül Dedeye ziyaret etmişlerdi.
Ben görüşmelerin olmasında bir sakınca görmüyorum. Ancak bu tür görüşmelerin yeri Cemevleri olmamalı. Yapılacak görüşmeler önceden Alevi kurumlarına ve Alevi kamuoyuna deklere edildikten sonra yapılmalı. Bugün en büyük sorunumuz sistemle-devletle olduğuna göre ilkeli ve yoldan taviz vermeden, bu vb görüşmeler yapılmalı. Dediğim gibi cemevlerinde değil Alevilerin önceden haberdar edilerek yapılması en doğru olandır.
Resul Erenler

erenler42@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir