Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat: İnsan Hakları, İnsanlık Onuru Korumalıdır

 

  Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ( AABK ) 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin bundan 71 yıl önce, 10 Aralık 1948 yılında kabul edildiği belirtilen ve insan haklarını güvence altına alan bu bildirgeyi imzalayan Türkiye’nin, insan hakları konusundaki ihlalleri uluslararası raporlarda ve AİHM başvurularında ilk sıralara yerleştiği  vurgulanan AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat imzali açıklamada,  “Uluslararası belgelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere dayalı, bir toplumsal mutabakat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa yapılmalıdır. Devletin yurttaşları ile eşit koşullarda ve eşit zeminde buluşması için 71 yıl geçte olsa, adım atılmalıdır” ifadelerin yer aldı. 

‘‘  ZORUNLU DİN DERSİYLE ALEVİ ÇOCUKLARINA MEZHEPÇI İŞKENCE YAPILYOR…‘‘

‘‘ İnsan Hakların, evrensel bir hak olarak, insanın doğuştan kazandığı hakların devredilemez, ertelenemez olduğunu yazar. Fakat doğarken özgür ve eşit olan insan, doğumdan sonraki yaşamında insan hak ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor. Türkiye, insan haklarının korunması ve geliştirilmesinde bu evrensel ilkeleri dikkate almıyor, aksine insan hakları baskı altına alınmaya, susturulmaya ve savunmasız bırakılmaya çalışılıyor‘‘ diyen, Mat şunları kaydetti:
‘‘Anayasanın zorunlu hale getirdiği din dersleriyle Alevi çocuklarına eğitimde mezhepçi işkence yapılmaya devam ediyor. 120 bin imamlı Diyanet İşleri Başkanlığı ile toplumun İslamileştirmesi projesi devam ediyor. AKP hükümeti evrensel hukuka değil, dinsel kurallara​ göre alıyor. AİHM’in Aleviler lehine verdiği kararları değil, siyasal İslamcı ve mezhepçi kararlarını dayatmaya devam ediyor.
Türkiye İnsan hakları Evrensel Bildirgesinin 71. yılında, okullarda zorunlu din​ dersi ile asimilasyon işkencesi, çocuk haklarını ihlal ediyor.
İlköğretim​ ve ana okullarında, çocukların başları zorla kapatılıyor. Okullarda ve derslerde namaz kıldırılması halen devam ediyor.​
Çok kimlikli, çok dinli ve çok dilli kültürel kimliklerin beşiği Türkiye’de;
• Nüfusun üçte birini oluşturan Alevilerin hakları ihlal edilmeye devam etmektedir.
• Zorunlu din dersleri ile çocuklara zorla dinsel eğitim verilmektedir.
• Asimilasyon politikalarının devamı için Alevi köylerine zorla cami yapılmaya, Alevi yerleşim birimlerinde ideolojik müdahaleler devam etmektedir.
• Resmi din dayatması ile farklı inançsal kimliklere yönelik ayrımcılık devam ederken, ayrımcılığa maruz kalanların vergileri ile Diyanet İşleri Başkanlığı finanse edilmektedir.
• “Alevi” kimliğinin resmen tanınması yerine inkâr halen devam etmektedir.
• Cemevlerine yönelik siyasi ve hukuksal inkâr ve ihlaller devam etmektedir.
Kürtlerin kimlik hakları gasp edilmeye devam ediyor. Kürt sorununun çözümünde şiddetten arındırılmış, barış içinde, eşit koşullarda bir arada yaşama talebi red ediliyor.
İşsizlik, yoksulluk ve intiharlar artıyor.​
Romanlara yönelik ayrımcılık ve dışlama devam etmektedir.
İş cinayetlerinde son yılda 1.606 işçi yaşamını yitirirdi.
Her gün 3 kadın şiddet sonucu öldürülmeye devam ediyor. Kadınlar hayatın her alanında ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz kalıyor.
Farklı cinsel yönelimlere sahip insanlara yönelik şiddet, sokaklardaki saldırı, nefret söylemi, önyargı ve ayrımcılık halen devam etmektedir.
Gayri Müslimlere yönelik ayrımcılık, siyasetin ve devletin milliyetçi ve gayrimüslim-fobik söylemi devam ediyor.
Cezaevleri, gazeteci, insan hakları savunucuları, akademisyenler ve siyasiler gibi düşünce suçluları ile doldurulmaktadır.
11 bin kadın, 3 bin 100 çocuk olmak üzere toplam 286 bin 500 tutuklu ve hükümlü, 780 çocuk ise anneleri ile birlikte cezaevindedir.
Üniversiteler anti demokratik ve yasakçı tutumlarıyla, öğrenciler üstünde baskı kurmaya devam ediyor.
• AKP hükümeti muhalefetin ifade özgürlüğüne ve demokratik hak arama taleplerine karşı yasakçı tutum alıyor. Ekonomik, demokratik ve siyasi hak arama taleplerini dile getiren, işçileri, gençleri, kamu emekçilerini ve​ muhalif kesimleri “teröristlikle” suçluyor.
• İşsizlere ve yoksullara karşı sosyal olması gereken devlet, ayrımcı ve hak ihlali yapmaya devam ediyor. Türkiye’de 15 milyon insan günde 2 dolarla geçinmek zorunda. İnsani gelişme düzeyimiz 85. Sırada kalmaya devam ediyor.
AKP hükümeti herkesin eşitlik haklarından yararlanmasına engel oluyor ve​ hak ihlallerine son veri lmesini sağlayacak​ bir politikası da yoktur.

‘‘ DEMOKRATİK BİR ANAYASANIN YAPILMASI ZORUNLUDUR‘‘

 

İnsan haklarına dayalı, insanlık onurunu önceleyen, eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa yapılmasının zorunlu olduğunu belirten AABK Genel Başkanı Mat,  demokratik bir anayasanın yapılması için çağrı yapıtı:

‘‘Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak, devletin hukuksal sistemini ve siyaseti insan haklarına saygılı olmasını sağlamasını talep etmektedir. Kamu hizmetleri ayrımcı uygulamalarda arındırmalı, herkese eşit hizmet ilkesi esas alınmalıdır.​
AABK, herkesin farklılıkları ile eşit koşullarda ve bir arada kardeşçe yaşamasını sağlamasını talep ederken, bunun temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatır. AABK, insan haklarına dayalı, insanlık onurunu önceleyen, eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa yapılmasının zorunlu olduğunu savunur.
Bunun için uluslararası belgelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere dayalı, bir toplumsal mutabakat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa yapılmalıdır. Devletin yurttaşları ile eşit koşullarda ve eşit zeminde buluşması için 71 yıl geçte olsa, adım atılmalıdır.
AABK olarak “İnsan Hakları Haftası” nın 71 yılında tüm insan hakları savunucularını ve toplumsal kesimleri, insan haklarını savunmaya, korumaya ve geliştirmeye davet ediyor ve hak ihlallerinin olmadığı İnsan Hakları Haftalarını kutluyoruz.
AABK olarak çağrımız nettir; hak temelli mücadele için, savunmasız kalmamak için, insan haklarına ve onuruna sahip çıkalım.‘‘

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir