Mainz Alevi Toplumu-Cemevi: Bugün 2 Temmuz… Yanar da yanarız
Sivas’ta katledilen 33 Can, katliamın 29 yılında Mainz Alevi Toplumu-Cemevi’nde anılacak. Anma etkinliği 2 Temmuz günü, Saat:17:00’de başlayacak. Mainz Alevi Toplumu-Cemevi, anma etkinliğine ve Sivas Katliamı’na ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıkamada, şu ifadelere yer verilmiş:
”Bir dert var içimizde, ateşi ile birlikte her gün harlanıp büyen bir dert. Derdi veren dermanı da verilenlerden değil… Dermanı olmayan bir derttir bu… Kul eli ile yaratılan bir dert… İşte bu derdin peydahı zalimler şimdi iktidarı elinde tutanlardan…
Bugün 2 Temmuz… Yanar da yanarız…
Yıllar geçse de yanarız, günler geçse de yanarız… Ömrümüz geçtikçe daha çok yanarız… Yakanlar utanmazlar yaktıklarından. Gül dalında boynu bükük kalır, güneşe bakmaktan korkar, her ısındıkça güneş, onu ısıttıkça, aldığı enerjisinden utanır, sıcaklık onu Madımak’a götürür…
O ateşin içine düşer bir anda… Yıllardır her canlı bu hissiyatı yaşıyor… Yanan sadece bedenler değil, ruhları da yandı o gün, söz yandı, şiirler yandı, türküler yandı… 2 Temmuzda günleri, geceleri yaktılar… Koca bir ülkeyi ateşe verdiler… Saz yakıldı, kitap yakıldı, nota yakıldı, semah yakıldı, dil yakıldı 2 Temmuzda Sivas’ta…. İnsan soyunun ne kadar zalim ve ne kadar kafir olabileceğini o gün çook daha net gördük..
Tarih bir kez daha ah çekti, çöktü dizlerinin üzerine o ateşin karşısında utanarak… Ama pes etmedi bu yolun yolcuları “Dost senin derdinden Ben yana yana” diyerek yine semaha durdu bütün inananlar… Dertletini bir kor gibi sarıp al mendillere koydular göğüs kafesine ve yürüdüler… Ne dilde türküleri eksildi, ne kalpte inançları…. Ne güle küstüler, ne ateşe, ne suya, ne de ekmeğe… İnancın yüceliği boy verdikçe büyüyeçek onlar da…
Umut hiç bir zaman yanmaz, umut her daim kendisine bir cansuyu bulur… İşte bundandır ki her zorun üstesinden geldiler bu yolun yolcuları. Bu yola girenlerin çıkınında inanç var… Öfke var ama kin yok… En yüce değer bir lokmayı bine bölmesidir… Yanaklarından akan her damla yaşın ahı kalmaz zalime biliriz. Dönse de koca bir çığlık içimizde biz gözümüzü dikeriz o meydanın taa orta yerine.. Sivas yangın yeri… Yolları taa orta yerinden kanar…
Zalimlik her geçen gün daha da çoğaldı biliriz... Yıllar, asırlara geçse de biz Sivas’ın orta yerinden göğe yükselen o insan kokusunu hiç ama hiç unutmayacağız… Yeniden kanatsalarda yaralarımızı, biz içimize gömeriz acımızı ve yine döneriz yalın ayak semahlarımızı…
Basarız yalın ayak ateşin ve közün orta yerine, başımız dik çağlarız bir nehir gibi. Ne demiş Sivaslı şair Hasan Hüseyin.. “Derim ki sana : Nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını sen de bir nehirsin ey yolcu Senin de varmak istediğin bir yer var Gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak Engeller nasıl aşılır, öğren nehirlerden Yarı yolda yokolup gitmek değildir amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya Varmaktır oraya, ey yolcu Derim ki sana : iyi oku yolunu, avucunun içi gibi bil” İçimiz yangın yeri.
Omuzlarımızda yeni bir tarihi yük, dünyada zulümler bitmez biliriz. Bu zulme karşı nasıl durduğumuzdur önemli olan. Dirliksiz mi olacağız yoksa birlik mi olacağız?… 2 Temmuzlar olmasın diye yan yana, omuz omuza duracağız. Birlik içinde, aynı haklı adımlar ile yolumuza devam edeceğiz.
2 Temmuz Sivas Katliamını Unutmadık, Unutmayacağız.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler