Paz. May 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AKP’NİN YENİ ALEVİ HAMLESİNE KARŞI ALEVİLER NE YAPMALI? – Video

Mesut Kabakçı: Merhabalar değerli Yön Medya izleyecileri, bir Yolun Gündemi programın da daha birlikteyiz. Sayın Hasan Subaşı ile bu haftada yine bir konuyu değerlendireceğiz. Bu haftaki konumuz AKP’nin Alevilere karşı yürttüğü yeni hamle. Nedir bu hamle ve

bu hamleye karşı Alevi kurumları, Alevi hareketi ne yapmalı (?) bunu tartışacağız.

Sayın Subaşı hoş geldiniz.Hoş bulduk Sayın Kabakçı. Evet, AKP’nin Alevilere karşı başlatmış olduğu yeni bir hamle var. Biliyorsunuz özellikle son dönemde diyanet üzerinden ziyaretler daha çok ön planda, yoğun bir şekilde Cemevlerine günü birlik ziyaretler var. Gerek metropollerde gerek kırsalda ve aynı zamanda yine iki yıllık kendilerinin söylemiyle yürüttükleri talepler noktasında ziyaretler var.  1585 Cemevi ziyaret edilmiş, 8740 talepten yaklaşık 5600 karşılanmış. Bu yeni hamlede, AKP yeni bir şey başlatmak istiyor Aleviler üzerinde. Bu hamleye karşı Aleviler nasıl bir tavır almalı? Alevi kurumlarının tavırları yeterli mi? Buyurun, burdan başlayalım isterseniz, buyurun.

Hasan Subaşı: Sevgili Kabakçı, AKP 20 yıldır iktidarda Türkiye’de. 2022’de iktidara geldi. İktidara geldikten sonra, 2009-2010 yılları arasında, Alevilere yönelik çalıştaylar yaptı. 2015 Seçim bildirgesine Alevi sorununu koydu. Yani hem çalıştaylar yapmasına hem de o secim bildirgesine Alevi sorununu koymasına ve ardından yine AKP’yi bağlayan temel metinlerde Alevi sorununun çözümüne  yönelik bir takım teorik şeyler söylemesine rağmen, bunların hiçbiri Alevilere en ufak hak verme noktasında bir pratikle sonuçlanmadı. Hepisi teorik zemindeki tartışmaların, havanda su dövme içerikli toplantıların ve Alevileri oyalama noktasının ötesine geçmedi. AKP’nin Alevilere yönelik sahte yaklaşımlarının biride tek tek insanları götürüp milletvekili yapmasıdır.

Reha Çamuroğlu bunlardan biridir. Hep göz kırpmaya çalıştı, ben size aslında olumlu bakıyorum, bu sorunu çözeceğim, bu yönlü mesajlar verdi. Bir bütünsel olarak baktığımızda, bunların hiç birinde de samimi bir yaklaşım yoktur.

Dünyada kartlar yeniden karılıyor. Orta-Doğu yeniden şekilleniyor. Amerika, Rusya, Çin arasında yeni bir kapışma var. Önasya da bir takım şeyler oluyor. Yine Akdeniz’de bir takım gelişmeler var. AKP’nin yen Alevi hamlesi bunlardan bağımsız bir durum değil. Yani, bu yeni gelişmelere bağlı olarak, Türkiye kendi içindeki sorunları çözmeye çalışıyor. İşte, Suriye ile belki yeni bir barışma durumuda gündeme gelecek. Tayyip Erdoğan çok yakın bir dönemde, bu seçim sürecinde gidip Esad ile görüşebilir..

Mesut Kabakçı: Ermenistan ile yakınlaşma var.

Hasan Subaşı: Evet, oraların hepsinde bir sürü yeni adımlar atacaklar. İşte Mısır’a yönelik böyle birşey oldu, İsrail ile görüşmeler başladı. Ama bir taraftan da Yunanistan ile bir tepişme var politik olarak, o sürüyor. Bu süreçten çok bağlantısız düşünmemek lazım bu yeni hamleyi… Türkiye‘nin içe baktığımızda, ülkemizin seçim sürecinde olduğunu ve eriyen bir AKP’yi görüyoruz. Aynı zamanda, AKP’yi ayakta tutan Cumhur İttifakı içindeki en etkili güç olan MHP‘nin çok ciddi düzeyde eridiğinide görüyoruz. Belki seçim barajının altında bile kalacak. Hem içteki seçim süreci hem de dıştaki bu gelişmeler, AKP’yi ve devleti Alevilerin sorunlarıyla ilgili kısmende olsa çözüme dönük adım atmak zorunda bıraktı.

AKP iktidarına, bu hamleyi yaptıran olgulardan biride, devletin  Alevileri İslamın içinde tutma, kendi Alevisini ve Aleviliğini yaratma politikasını boşa çıkartacak adımları atan demokratik Alevi hareketidir. Demokratik Alevi hareketi, çok yaygın bir şekilde güç kazanmaya başladı Alevi toplumu içinde, bu gelişme devleti ürkütüp çok rahatsız ediyor. AKP iktidarı ve devleti, bu hamleyle demokratik Alevi hareketinin önünüde kesmek ve kendi yanlarına çektikleri ‘‘işbirlikçi Alevi örgütlerinin‘‘  önünü açmak istiyor.

Türkiye‘nin bu yeniden şekillenme sürecinde güçler arasında yoğunlaşmış bir çatışma ve saflaşma var. Bu saflaşmanın bir yanında laik demokratik bir Türkiye’yi yeniden inşa etmek isteyen güçler var. Bir diğer yanında, “ılımlı bir İslam Cumhuriyeti‘‘ kurmak isteyen AKP ve etrafında birleşmiş güçler var. Şimdi bir çatışmada burda var. Yani birkaç noktada yoğunlaşmış ana çatışmalar var. Bu ana çatışmalarıda kim kazanacak? Bunu zaman gösterecek.

Mesut Kabakçı: Buna santrançta diyebilirmiyiz? Yani devletin Alevileri yanına çekip kendi Alevilerin yaratmak isteyen devlet ve AKP iktidarına karşı direnen Alevi kurumlarınında bir savaşı var, bu savaş aynı zamanda masada oynanan bir santranç gibide diyebilirimiyiz? Yani kim galip gelir.

Hasan Subaşı: Tabii ki o yönlü örneklerde verilebilir. Ama bu mücadele, bir toplumsal mücadele. Toplumsal mücadelede sonucun belirlenmesi güçlerin nasıl şekilleneceğine, güçlerin nası mücadele edeceklerine, ortaya koydukları politikaları toplumlara nasıl götüreceklerine ve nasıl bir kitlesel destek alacaklarına bağlı olan bir şeydir…

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir