Paz. May 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Barış Terkoğlu: SADAT gökte aradığı mehdiyi yerde bulmuş

Gazeteci Terkoğlu, Adnan Oktar’ın yargılandığı davada dosyaya eklenen yeni belgelerde SADAT kurucusu Adnan Tanrıverdi’yle ilgili bazı detayların bulunduğunu söyledi; edindiği bilgileri okurlarıyla paylaştı.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, kamuoyunda ‘Adnan Hoca’ olarak bilinen Adnan Oktar ve grubuna ilişkin yeniden görülen davada dosyaya yeni belgeler girdiğini ve Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT) kurucusu Adnan Tanrıverdi’nin fiilen Oktar’ın şahidi durumuna geldiğini belirtti.

İki isim arasında “Görevimiz mehdiye ortam hazırlamak” fikri noktasında ortaklık bulunduğunu dile getiren gazeteci, “Evet, Tanrıverdi’nin açıklamaları zaman zaman Oktar’ın televizyonunda kendisine yer buluyordu. Ama bu seferki biraz farklı” ifadesini kullandı; ardından şu bilgileri verdi:

TANRIVERDİ: ADNAN HOCAEFENDİ

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, 25 Mayıs’ta, Oktar’ın avukatı D.Ç. tarafından bir dilekçe sunulmuş. Konu bölümünde ‘SADAT kurucularından olan, 2020 yılının ocak ayına kadar milli güvenlik alanında Sayın Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanlığını yapan emekli Tuğgeneral Sayın Adnan Tanrıverdi’nin müvekkil ve arkadaşları hakkındaki olumlu görüşlerinin yansıdığı yazısının sunumudur’ yazıyor.

Meğer Adnan Tanrıverdi, kendi resmi sitesinde, 24 Kasım 2005’te, Oktar’ın propagandasını yapan bir yazı yazmış. İşte bu yazı, Tanrıverdi’nin Oktar’a desteği olarak geçen günlerde mahkeme dosyasına girdi.

Tanrıverdi, Harun Yahya müstear ismini kullanan Oktar’ın eserleriyle, 1997’de tanıştığını, dosyaya giren yazısında söylüyor:

‘Bu yıl (1997) emekliliğimin ilk yılı idi. Ülkemiz de postmodern bir darbe sürecini (28 Şubat) yaşıyordu. Bu eser vasıtasıyla, darbecilere daha net bakma imkânı bulmuştum. Bu nedenle, Harun Yahya ismini, arkasındaki ekibi, daha doğrusu, ‘Bilim Araştırma Vakfı’ (BAV) ekibini daha yakından tanıma imkânlarını aradım. Arayınca buluyorsunuz. Karşıma pırıl pırıl, şık ve kültürlü-donanımlı gençler çıktılar. Sonra da onları ve Adnan Hocaefendi ile eserlerini zaman içinde tanıma ve değerlendirme şansına sahip oldum.’

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir