Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Bazı yaralar zamanla iyileşmez..

 Britanya Alevi Federasyonu ( BAF), Ermeni  halkına yönelik yapılan soukırımının 108 yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. BAF tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelre yer verildi:

”108 yıl önceden başladı bu topraklarda kanla sulanmaya tarihin günleri. Öncesi de var elbet. Sınıfsal, toplumsal, inançsal ve sosyal ayrıcalıkların olduğu tarihten beri bu dünyanın toprakları ezenin, egemenin, yönetenin, zenginlikleri ellerinde tutmak adına kiminin burnu kanadı, kiminin yüreği kanadı, kiminin canı yandı tarih boyu insanların. İnsanın insana zulmünü yaşadı dünyanın her yerinde. Kimse tanığı olmasa da tarihtir en büyük ve en gerçekçi tanık.
Ancak Anadolu Mezopotamya toprakları 108 yıllık bir acıyla yaşayarak geldi bu güne. O gün bu gündür kanar bu topraklar. Kanı durmaz. Kan düşerse bir toprağa, o toprak o kanı yeşertir, büyütür. Acıyla büyütür, hüzünle büyütür, bir gün kanı dursun umuduyla büyütür. Dağların, ovaların, yolların değil sadece, insanlığın ağıtı inletir vicdanları. Yüzleşilmedikçe, paylaşılmadıkça acılar, yücelmez o topraklarda insanlık.
İnsanın acısı dinmedikçe, dindirilmedikçe toprağın acısı da dinmez. Giderek bir tarihsel kine, bir tarihsel öfkeye dönüşür hep. Çürütür insani değerleri giderek. İnsanlığı çürütür bu yanından. Sağlık yanı eksik kalır hep. Çürüme giderek sarar tüm benliği.
Bunun için 108. yılda inkar etme, susma, suça ortak olma. “Soy kıran siz, insanlık biziz. Soya kırım size, insanlık bize ait” dedirtir 108 yıllık acı, öfke ve ağıdın tarihi. Acının ağıdı kadar, ağlamanın acısıdır 108 yıldır bu topaklarda yaşanan, yaşatılan.
Acılara tutunup yaşamak ve direnmek bu toprakların kadim halklarının yazgısı olamaz hep. Alışamaz acılarla yaşamaya. Bir hüküm gibi, bir ceza gibi acılarla dağlanan yürekle yaşayamaz bu insanlık.
“108 yıllık utanç size, direnmenin onuru bize aittir” diyor tarihten gelen bir ses. Tarih unutmaz, affetmez, silmez. Bunu unutmayalım hiçbir zaman. Günü gelir hatırlatır. An gelir verir hükmünü tarih. Halkların adaleti mahşere kalmaz.
108 yıllık acının, ağıdın sesi: insan soyunu kırım bir insanlık suçu, inkar etme, haykır, suça ortak olmamalı insan.
YAŞATILAN TÜM ACILAR ADINA ÖZÜR BORCUMUZ VAR.
Büyük İnsanlık, Acılarla Terbiye edilemez. Bu bir zulümdür, soya kıyımdır, kabul edilemez. Affedilemez. Acıları yüreğinde hissetmek yetmez. Şartsız şurtsuz özür dilemeli.
108 yıldır Türkiyeli her bir işçi ve emekçi bu soya kıyımı yapan kendi egemenlerinden bunun adaletini yerine getirmek için gerekli mücadele duyarlılığını geliştirmediği için sorumluluk taşır.
Özrü bundandır. Çünkü “Bu ülkede Kütler yaşadıklarını, Ermeniler öldüklerini kanıtlamaya uğraşır” hep. Nasıl bir trajedi bu? Nasıl bir kardeşlik? Rakel Dink “Ben üç dil biliyorum, Ermenice, Kürtçe ve Türkçe. Benim içimde bu üç dil hiç kavga etmiyorlar, barış içinde yaşıyorlar” diyor. Demek ki, barış içinde bu topraklarda yaşayabilir insanlar. Her dilden, insanlar, her renkten insanlar, her cinsten ve inançtan insanlar barış içinde yaşayabilirler bu topraklarda. Buna itirazı yok Anadolu Mezopotamya topraklarının. Bağrında ne güzellikler taşır acılar ekilmese üstüne.
Bazı yaralar zamanla iyileşmez..
24 Nisan 1915…
Kadim Ermeni Halkının yarası gibi..
Kadim Soykırım kurbanlarını saygı ile anıyor, Soykırımcı ve Katlimacıları lanetle, nefretle kınıyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir