Cumartesi Anneleri 1063. Haftada Ferhat Tepe İçin Adalet İstedi / Video
Cumartesi Anneleri, 1063. hafta eyleminde 32 yıl önce gözaltında kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe için adalet talebinde bulundu. Galatasaray Meydanı’nda polis bariyerleri önünde yapılan açıklamada, Türkiye’nin demokratikleşmesi için geçmişteki hak ihlallerinin tanınması gerektiği vurgulandı.
Ferhat Tepe’nin Hikayesi
Basın açıklamasını okuyan Zeynep Yıldız, Ferhat Tepe’nin 28 Temmuz 1993’te Bitlis şehir merkezinde silahlı ve telsizli üç kişi tarafından kaçırıldığını hatırlattı. Devlet, gözaltı iddialarını reddetti. Ancak kaçırılmanın ardından ailesine ulaşan bir kişi, Ferhat’ın Türk İntikam Tugayı adına kaçırıldığını, babası İshak Tepe’nin DEP Bitlis İl Başkanlığı’ndan istifa etmesi ve 1 milyar lira ödemesi gerektiğini söyledi.
İshak Tepe, telefondaki sesin Tatvan Tugay Komutanı Korkmaz Tağma’ya ait olduğunu belirtti. Ferhat Tepe’nin ağır işkence izleri taşıyan bedeni, 13 gün sonra Elazığ kimsesizler mezarlığında “meçhul kişi” olarak bulundu. Resmi kayıtlarda ölüm nedeni Hazar Gölü’nde boğulma olarak yer aldı. Ancak 14 tanık, onun kaçırıldığını ve Diyarbakır Jandarma Alay Komutanlığı’nda işkence gördüğünü doğruladı. Buna rağmen iç hukukta hiçbir sonuç alınmadı.
AİHM Ve Anayasa Mahkemesi Kararları
Ailenin başvurusu üzerine AİHM, soruşturmada “şaşırtıcı eksiklikler” tespit ederek Türkiye’yi mahkum etti. Mahkeme, hükümetin gerekli bilgi, belge ve tanıklara ulaşımı engellediğini ve etkin bir soruşturma yürütmediğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi ise 16 Haziran 2016 tarihli kararında, savcılığın soruşturmayı genişletmek için somut adımlar atmadığını, delillerin toplanmasında özen göstermediğini ve süreci sürüncemede bıraktığını belirterek hak ihlali kararı verdi. Ancak zamanaşımı gerekçesiyle dosyanın yeniden açılmasını engelledi.
AİHM’in de vurguladığı gibi, iç hukukta “etkili soruşturma yürütme konusunda bilinçli yargısal direnç” devam etti ve dava, sorumluların cezasız kalmasıyla sonuçlandı.
Tbmm Komisyonuna Çağrı
Yıldız, TBMM’de kurulan komisyona seslenerek, “Eğer bu komisyon hakikatin inkar edilmediği, duyguların görmezden gelinmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışı temsil edecekse, Cumartesi Anneleri/İnsanları olarak bizlerin de dinlenmesini talep ediyoruz” dedi.
Açıklamada, Türkiye’nin demokratikleşmesinin, geçmişte yaşanan hak ihlallerinin tanınması ve mağdurların sesinin duyulmasıyla mümkün olacağı ifade edildi.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler