Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Mannheim Cemevi: Birlikte Daha Güçlüyüz, Büyük Bir Ailenin Parçasıyız

⌈Haber Merkezi⌉ Almanya’nın Mannheim kentindeki Mannheim Cemevi, “Birlikte Daha Güçlüyüz, Büyük Bir Ailenin Parçasıyız” başlığıyla yaptığı açıklamada, 1989’dan bu yana Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) yürüttüğü mücadeleye ve elde edilen kazanımlara dikkat çekti. Mannheim Cemevi, açıklamasında AABF’nin yalnızca bir federasyon değil, binlerce yıllık bir inancın taşıyıcısı olan milyonların yüreğini birleştiren büyük bir aile olduğunu vurguladı.

Mannheim Cemevi, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Bu ailenin her bireyi, geçmişten bugüne uzanan onurlu yürüyüşün birer emekçisi, gönüllüsü ve savunucusudur. Her cemevinde yankılanan deyişlerimizde, her öğretmene ulaşan Alevilik dersinde, her gencin sesinde, her kadının emeğinde ve her pirimizin gülbankında birliğimizin izleri vardır. Biz birlikte üretir, birlikte savunuruz. Çünkü biz, Almanya’da yaşayan Aleviler olarak kökleri derin, geleceği aydınlık bir aileyiz.”

AABF’nin Öne Çıkan Hak ve Kazanımları

Kamu Tüzel Kişiliği Statüsü:
AABF, bazı Almanya eyaletlerinde “Kamu Tüzel Kişiliği” (Körperschaft des öffentlichen Rechts) statüsü kazanarak kiliselerle eşit düzeyde yasal tanınma elde etti. Bu statü; vergi toplama, personel çalıştırma, eğitim verme ve resmi protokollerde temsil edilme hakkı sağladı.

Alevilik Dersinin Okullarda Verilmesi:
AABF’nin çabalarıyla Alevilik dersi, Almanya’da devlet okullarının müfredatına girdi. Müfredat AABF tarafından hazırlanıyor ve öğretmenler özel eğitimlerle yetiştiriliyor.

Cemevlerinin Tanınması ve Desteklenmesi:
AABF’ye bağlı cemevleri, Almanya’daki birçok belediye tarafından desteklenen projelerde aktif olarak yer alıyor.

Aleviliğin Bağımsız İnanç Olarak Tanınması:
Alevilik, Almanya’da Sünni ve Şii mezheplerden ayrı, bağımsız bir inanç sistemi olarak tanındı. Bu kazanım, Alevilerin kendi kimlikleriyle örgütlenmesinin önünü açtı.

Kadın ve Gençlik Yapılanması:
Toplumsal cinsiyet eşitliğine önem veren AABF, kadınlara ve gençlere ayrı örgütlenme alanları sağladı; gençlik kampları, kadın çalıştayları ve sempozyumlarla katılımı güçlendirdi.

Bilimsel ve İnançsal Faaliyetler:
Alevi inancı, tarihi ve felsefesi üzerine bilimsel çalışmalar yürütüldü; seminerler, akademik iş birlikleri ve yayınlar gerçekleştirildi.

Uluslararası Temsil ve Lobicilik:
AABF, Avrupa Parlamentosu, BM ve Alman Federal Meclisi gibi platformlarda Alevilerin haklarını temsil ederek inanç özgürlüğü ve ayrımcılıkla mücadelede önemli bir rol üstlendi.

Mezarlık ve Cenaze Hizmetleri:
Belediyelerle yapılan iş birlikleri sayesinde Alevilere özgü defin ve cenaze ritüelleri resmen tanındı; Alevi vatandaşlara özel mezarlık alanları oluşturuldu.

Dede ve Anaların Resmi Statü Kazanması:
AABF, dede ve anaların hem dini hem de sosyal danışmanlık alanlarında resmi statü kazanmasını sağladı. Bu hizmetler için özel eğitim programları oluşturuldu.

Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele:
Alevi gençler ve göçmen topluluklara yönelik ayrımcılıklara karşı eğitim programları, kamu spotları ve farkındalık kampanyaları düzenlendi.

Kamu Fonlarından Yararlanma:
AABF ve bağlı gençlik/kültür dernekleri, Alman devleti tarafından sağlanan kültürel, gençlik ve inanç temelli fonlardan yararlanarak projeler geliştirdi.

Dinler Arası Diyalog ve Katılım:
AABF, Hristiyan, Yahudi ve diğer dini cemaatlerle düzenli toplantılar, paneller ve projeler yaparak dinler arası hoşgörüye katkıda bulundu.

Hukuki Destek Mekanizmaları:
Ayrımcılığa uğrayan bireyler için hukuki danışmanlık ve destek hizmetleri sunuldu.

Medya ve Dijitalleşme:
Alevi toplumunun sesi olmak için TV, radyo ve dijital platformlarda yayın organları kuruldu; sosyal medya ve dijital içerik üretimiyle kimlik görünürlüğü artırıldı.

Akademik Yayınlar:
Alevilik tarihi, inancı ve felsefesi üzerine kitaplar, raporlar ve seminerler yayımlandı.

163 Cemevi ile Örgütlü Yapılanma:
Bugün Almanya genelinde AABF’ye bağlı 163 cemevi faaliyet gösteriyor.

Mannheim Cemevi, açıklamasında bu kazanımların Alevi toplumunun ortak mücadelesinin ürünü olduğunu vurgulayarak, “Unutmayalım: Biz birlikte güçlüyüz, birlikte üretir ve birlikte savunuruz” sözleriyle birlik ve dayanışma çağrısını yineledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir