Bahar Çoşkun: “Göçmenler Bu Ülkenin Kalbinde Atan Çok Renkli Damarıdır”
⌈Haber Merkezi⌉ Almanya’da yükselen ırkçılık ve göçmen karşıtı politikalara tepki olarak düzenlenen “Stadtbild” yürüyüşü, Bielefeld kentinde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. WDR’in verilerine göre yaklaşık 3.000 kişinin katıldığı yürüyüşte “Kein Platz für Rassismus! (Irkçılığa Yer Yok!)” sloganları yankılandı.
Yürüyüşe katılan Gütersloh Alevi Kültür Merkezi (AKM) Başkanı Bahar Çoşkun, etkinlik sonrası yaptığı açıklamada hem yürüyüşün anlamına hem de göçmen toplumun örgütlü duruşuna dikkat çekti.
“Bu Ülkenin Gerçeği Biziz”
Çoşkun, Bielefeld yürüyüşünü “bir protestodan öte, bir vicdan çağrısı” olarak tanımlayarak şu ifadeleri kullandı: “Bir şehrin manzarasını belirleyen şey binalar değil, orada yaşayan insanların yüzleridir. Biz o manzaranın tam ortasında; emeğimizle, dilimizle, kültürümüzle, sevgimizle varız. Bu ülkenin gerçeği biziz — çeşitliliğiyle, dayanışmasıyla, insanlığıyla.”
“Göçmenler Bu Ülkenin Kalbinde Atan Renkli Damar”
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in göçmen kökenli insanlara ilişkin “şehir manzarasında hâlâ bir sorun var” sözlerini hatırlatan Çoşkun, bu ifadelere tepki gösterdi: “Göçmen kökenli insanların varlığını bir ‘problem’ olarak tanımlamak, yalnızca ayrımcı değil, aynı zamanda insan onuruna saldırıdır. Biz sorun değiliz, biz bu ülkenin kalbiyiz.”
“Konu Biziz Ama Alanlarda Daha Çok Alman Dostlarımız Vardı”
Çoşkun, ırkçılığa karşı düzenlenen yürüyüşte göçmenlerin yeterince yer almamasına da dikkat çekti: “Konu doğrudan bizi ilgilendirirken, alanlarda yine bizden çok Alman dostlarımız vardı. Biz hâlâ kendi onurumuza ve geleceğimize sahip çıkmakta geç kalıyoruz. Belki yorgunuz, belki kırgınız… ama unutmayalım: Biz sessiz kaldıkça, başkaları bizim adımıza konuşuyor.”
Bahar Çoşkun’un çağrısı, Almanya’daki göçmen topluluklar içinde güçlü bir yankı buldu. Çoşkun, “Bir gün gerçekten hep birlikte omuz omuza yürüdüğümüzde, işte o zaman bu ülkenin şehir manzarası değil, insan manzarası değişecek” sözleriyle birlik ve dayanışma vurgusunu yineledi.
Yürüyüş, ırkçılığa karşı toplumsal dayanışmanın sembolü olurken, Alevi kurumları da eşit yurttaşlık ve insanca yaşam mücadelesinin göçmen toplumla ortak değerler üzerinden güçlenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler