AAGB: “Dersim Hakikati Karartılamaz, Yüzleşme Bu Toprağın Kaçınılmaz Geleceğidir”
⌈Haber Merkezi⌉ Avrupa Alevi Gençleri Birliği (AAGB), Dersim 1937-38 kırımının 88. yılında yayımladığı açıklamada, devletin aradan geçen onlarca yıla rağmen gerçeklerle yüzleşmemiş olmasının, Alevi toplumunda derin bir yara bıraktığını belirtti. Gençlik örgütü, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının idamının yalnızca bir tarihsel olay değil, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin önündeki hâlâ aşılmamış en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı.
Açıklama, Brezilyalı filozof Paulo Freire’nin “Eleştirel bilinç ancak baskı mekanizmalarına karşı sorgulama ve dirençle gelişir” sözlerini hatırlatarak, Dersim’deki devlet şiddetinin tam da bu bilinçlenme sürecini kırmak amacıyla inşa edildiğini belirtti. AAGB, Freire’nin kavramlarını bugünün Alevi gerçekliğiyle buluşturarak, tarihsel çarpıtmaların, sembolik aşağılama politikalarının ve üstü örtülen katliamların toplumda hâlâ devam eden bir bilinç yarılmasına neden olduğuna işaret etti.
Gençlik örgütü, “Dersim yalnızca bir coğrafya değil; adalet talebinin, hafıza mücadelesinin ve yüzleşme zorunluluğunun bugün bile süren bir sınavıdır” diyerek açıklamasının çerçevesini çizdi.
Eleştirel Bilincin Bastırılması Sistematik Bir Devlet Politikasıydı
AAGB açıklamasında, Dersim’de uygulanan politikaların, toplumu özgürleştirecek ve eleştirel düşünceyi geliştirecek bütün alanları yok etmeyi hedeflediğini vurguladı.
Dönemin zalimlerinin, “medeniyet” adı altında şapka dayatmasından istiklal mahkemelerinin mizansen niteliğine kadar her türlü sembolik şiddeti Alevi toplumunu aşağılamak için kullandığı ifade edildi.
Zorla Giydirilen Şapka: Fotoğrafta Bile Hakikati Gizleme Çabası
AAGB, Seyit Rıza’ya idamdan önce zorla ceket giydirilip şapka taktırılmasını, “devletin yalnızca yaşamı değil, ölümü bile kontrol eden bir tahakküm anlayışı” olarak niteledi.
Oğlunun gözleri önünde asılmasını engelleyemeyen bir babanın trajedisinin bile hesap edilmediği; buna karşın halk belleğinde nasıl bir iz bırakacağının çok iyi hesaplandığı belirtildi.
“Mezar Yerleri Hâlâ Gizliyken Hiçbir Vicdan Rahat Olamaz”
AAGB, 88 yıl sonra hâlâ Dersim kayıplarının mezar yerlerinin açıklanmamasını, devletin gerçeklerle yüzleşmekten kaçtığının en açık göstergesi olarak değerlendirdi.
“Mezara, kayba, ölüye dahi saygı duymayan bir zihniyetin medeniyetten önce hukuktan nasiplenmesi gerekir” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Kimyasal Bombalar, Asimilasyon Politikaları Ve Tarihsel Karartmalar
Açıklamada, devlet arşivlerinin açılmasıyla ortaya çıkan kimyasal silah kullanımı iddiaları, Sabiha Gökçen’in bombardımanlardaki rolü ve sağ kurtulan çocukların evlatlık verilerek asimile edilmesi ayrıntılı biçimde aktarıldı.
Dersim’in “isyan” olarak sunulmasının, tarihsel manipülasyonun bir parçası olduğu belirtildi.
“Dersim Yardım Aradı Çünkü Hayatta Kalmak İçin Başka Seçeneği Yoktu”
AAGB, Dersimlilerin Milletler Cemiyeti’ne yazdığı mektup üzerinden yapılan suçlamalara da yanıt vererek, dönemin tek parti iktidarının Sovyet silahlarıyla Dersim’e saldırdığı bir ortamda uluslararası yardım istemenin meşru bir hayatta kalma çabası olduğunu belirtti.
Gerçekler Gizlenemez: Arşivler Açılmalı, Yüzleşme Başlamalıdır
Devlet aklının yıllardır gerçekleri çarpıtma girişimlerinin nafile olduğu ifade edilerek, hakikatle yüzleşmenin kaçınılmaz olduğu vurgulandı.
“Cumhuriyete sarılı kanlı ellerimiz aynı acıları yaşamamalı; yasal sorumluluk kabulü ve arşivlerin açılması yüzleşmenin ilk adımıdır” denildi.
“Ebedi İstirahatgâhları Gönüllerimizdir”
Açıklama, şu sözlerle son buldu:
“Pîr Seyît Rıza şahsında tüm kayıplarımızı yürekten anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Devirleri â-san, mekânları gönüller olsun.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler