Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

KESK, TMMOB Ve TTB’den Sert Uyarı: “Suriye’de Alevilere Yönelik Katliam Derhal Durdurulmalı”

⌈ Haber Merkezi⌉ KESK, TMMOB ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), Suriye’de HTŞ rejimi tarafından Aleviler ve diğer inanç ile etnik azınlıklara yönelik sürdürülen sistematik katliam, zorla göç ettirme, asimilasyon ve ağır hak ihlallerine ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Üç kurum, yaşananların insanlığa karşı suç niteliği taşıdığına dikkat çekerek uluslararası toplumu derhal sorumluluk almaya çağırdı.

Kıyı Bölgelerinde Katliamlar Arttı

Açıklamada, 2025 yılı başından itibaren HTŞ ve bağlı grupların özellikle Lazkiye ve Tartus başta olmak üzere kıyı bölgelerinde Alevi topluluklara yönelik toplu katliam, zorla yerinden etme, infaz ve sistematik şiddet eylemlerini artırdığı belirtildi. Mart 2025’te gerçekleşen saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce sivilin yaşamını yitirdiği vurgulandı. Bağımsız insan hakları kuruluşlarının bu süreci etnik ve mezhepsel temelli sistematik şiddet ve soykırım riski olarak tanımladığı aktarıldı.

Uluslararası Sessizlik Suçları Teşvik Ediyor

KESK, TMMOB ve TTB, uluslararası toplumun sessizliğinin baskı ve soykırımcı eğilimleri cesaretlendirdiğini belirterek, saldırıların yalnızca Alevileri değil; Dürzileri, Hristiyanları, Kürtleri, Türkmenleri ve diğer tüm azınlıkları hedef alan kapsamlı bir imha ve asimilasyon politikasının parçası olduğunu ifade etti.

“Sessiz Kalmak Suça Ortaklıktır”

Açıklamada yaşananların açık biçimde insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı vurgulandı. En temel insan hakkı olan yaşam hakkının bu denli çiğnendiği bir ortamda hiçbir ülke ve kuruluşun tarafsızlık iddiasıyla sorumluluktan kaçamayacağı belirtildi. Sessiz kalmanın suçun devamına katkı sunduğu ifade edildi.

Türkiye’nin Politikalarına Eleştiri

Üç kurum, Türkiye siyasi iktidarının Suriye’deki rejime verdiği açık veya örtülü desteğin, cihatçı bir gelenekten gelen HTŞ’yi meşrulaştırdığını ve bölge barışına doğrudan zarar verdiğini vurguladı. Gerçekten bölge halklarının güvenliği ve barış içinde yaşamasının amaçlanıyorsa, Türkiye’nin tutarlı ve aktif bir dış politika geliştirmesi gerektiği kaydedildi. Aksi halde diplomatik ilişkilerin sonlandırılması dahil olmak üzere etkili önlemlerin gündeme alınması çağrısı yapıldı.

Demokratik Kamuoyuna Ortak Çağrı

Açıklamada başta parlamento olmak üzere sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve demokratik kamuoyu, Suriye’deki soykırım riskini görünür kılmaya, açık biçimde kınamaya ve uluslararası sorumluluk almaya davet edildi.

Dört Maddelik Acil Çağrı

KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak çağrısı şu başlıklarda toplandı:
Suriye’de başta Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve diğer tüm azınlıklara yönelik katliam, etnik temizlik ve soykırım riski taşıyan saldırıların derhal durdurulması.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının acilen bağımsız soruşturma mekanizmalarını devreye sokarak suçluların tespit edilip yargılanmasının sağlanması.
Baskı ve saldırı altındaki azınlıklar için insani yardım koridorlarının açılması, yerinden edilmiş sivillerin korunması ve temel ihtiyaçlarının uluslararası denetim altında güvence altına alınması.
Etnik temizlik siyasetine hizmet eden iç ve dış aktörlerle kurulan her türlü meşruiyet ilişkisinin reddedilmesi.

“Ortadoğu’da Barış Türkiye’deki Barıştan Ayrı Değildir”

Açıklamanın sonunda, Türkiye’de barış ile Ortadoğu’daki barışın bir bütün olduğu belirtilerek, Suriye’deki vahşet karşısında tarafsız kalmanın insan haklarına ve bölge barışına ihanet anlamına geldiği vurgulandı. Halkların kardeşliği, eşitliği ve barışı için mücadele çağrısı yinelenerek, bu suçlardan ve soykırımcı politikalardan hesap sorulması talep edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir