Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Koçyiğit’ten TBMM’ye Sert Uyarı: Cinsel Şiddetle Yüzleşmeyen Meclis, Adalet Üreteme

⌈Haber Merkezi⌉ DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel şiddet, istismar ve ayrımcılığın önlenmesine ilişkin derinleşen yapısal sorunlara dikkat çekerek TBMM Başkanlığı’na Meclis araştırma önergesi sundu. Koçyiğit, Meclis’in kendi çatısı altında yaşanan ihlallerle yüzleşmemesinin, cezasızlık ve sessizlik zeminini büyüttüğünü vurgularken, kalıcı ve bağımsız mekanizmalar oluşturulmadan bu şiddet rejiminin ortadan kaldırılamayacağını ifade etti.

Araştırma önergesinde, kadınları ve çocukları cinsel şiddet, istismar ve ayrımcılıktan koruyamayan bir Meclis’in, topluma eşitlik, adalet ve hukuk üretme iddiasını sürdüremeyeceği vurgulandı. TBMM’nin yalnızca yasa yapan bir organ değil, aynı zamanda kendi kurumsal işleyişiyle de topluma örnek olmak zorunda olduğuna işaret edilen önergede, Meclis çatısı altındaki ihlallerin münferit değil, yapısal ve süreklilik arz eden bir sorun olduğunun altı çizildi.

Ataerkil Sessizlik ve Kurumsal Körlük Eleştirisi

Koçyiğit, TBMM bünyesinde yaşanan cinsel şiddet ve istismar vakalarının çoğu zaman görünmez kılındığını, bastırıldığını ya da üstünün örtüldüğünü belirterek, bunun ataerkil sessizliğin kurumsal bir biçim aldığını ifade etti. Meclis’in bu sessizliği sürdürmek yerine, doğrudan sorumluluk alarak kendi iç mekanizmalarını sorgulaması gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda, Anayasa’nın 98. maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca, TBMM bünyesinde kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel şiddet, istismar ve ayrımcılığın önlenmesine ilişkin kurumsal eksikliklerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.

ILO 190 İmzalanmıyor, Cezasızlık Derinleşiyor

Araştırma önergesinin gerekçesinde, Türkiye’nin Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 190 sayılı “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi”ni hâlâ imzalamamış ve onaylamamış olması sert biçimde eleştirildi. Bu durumun, çalışma yaşamında cinsel şiddet ve tacizle mücadelede bütüncül ve önleyici bir yaklaşımın bilinçli biçimde ertelendiğini gösterdiği kaydedildi.

ILO 190 sayılı Sözleşme’nin yalnızca faile yönelik cezaları değil; kurumlara risk değerlendirmesi yapma, güvenli ve bağımsız başvuru mekanizmaları kurma, misillemeye karşı koruma sağlama ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikalar geliştirme yükümlülüğü getirdiği hatırlatıldı. Türkiye’nin bu sözleşmeye taraf olmamasının, TBMM dâhil olmak üzere kamusal alanlarda cezasızlık ve sessizlik iklimini beslediği ifade edildi.

“Münferit Değil, Sistematik Bir Şiddet Rejimi”

Önergede, TBMM bünyesinde kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel istismar, taciz, saldırı, tehdit ve ayrımcılık vakalarının ortaya çıkmasının, bu ihlallerin istisnai değil; kurumsal yapı içerisinde yeniden üretilen ve süreklilik kazanan bir şiddet rejiminin varlığına işaret ettiği belirtildi.

Cinsel şiddetin bireysel ahlak sorunu olarak ele alınamayacağı vurgulanırken, bu olgunun güç ilişkileri, hiyerarşik yapı, ataerkil normlar ve cezasızlık politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi. Özellikle stajyer öğrenci çocuklar, genç kadınlar, geçici personel ve hiyerarşik olarak daha alt konumda bulunanların, şikâyet etmeleri halinde işlerini, eğitimlerini ve geleceklerini kaybetme korkusuyla sessizliğe zorlandığı kaydedildi.

Fail Değil, Mağdur Bedel Ödüyor

Koçyiğit, mevcut durumda TBMM’de şikâyet mekanizmalarının şiddete maruz bırakılanı korumak yerine, çoğu zaman kurumu ve failleri koruyan bir işleve büründüğünü belirtti. Şikâyet süreçlerinin kurum içi hiyerarşi içerisinde yürütülmesinin, faille doğrudan ya da dolaylı ilişkisi bulunan kişiler eliyle işletilmesinin, mağdurlar açısından ciddi bir güvensizlik yarattığına dikkat çekildi.

Bu tabloyun, şiddete maruz bırakılanın değil failin korunduğu; mağdurun ise susmaya zorlandığı bir düzeni kurumsallaştırdığı ifade edildi.

Bağımsız Politika Belgesi Ve Kurul Talebi

Araştırma önergesinde, TBMM bünyesinde kadınlar ve çocukları kapsayan, açık tanımlar içeren, önleyici ve koruyucu yönü güçlü bir “TBMM Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddetle Mücadele ve Önleme Politika Belgesi” hazırlanması çağrısı yapıldı.

Bunun yanı sıra, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel şiddetle mücadele ve çocuk hakları alanında bağımsız uzmanlardan ve Meclis’te grubu bulunan partilerin deneyimli kadın milletvekillerinden oluşacak bağımsız bir “TBMM Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddeti Önleme ve İzleme Kurulu/Birimi”nin oluşturulması gerektiği vurgulandı.

Şikâyet, destek ve soruşturma süreçlerinin kurum içi hiyerarşiden bağımsız, gizlilik esasına dayalı ve şiddete maruz bırakılan odaklı şekilde yürütülmesi; tehdit ve misillemeye karşı açık güvenceler ve yaptırım yetkisi bulunan kalıcı mekanizmaların hayata geçirilmesinin artık ertelenemez olduğu ifade edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir