Maraş, 19 Aralık, Roboski: Katliamlar Kıskacından Nasıl Kurtuluruz?
20 Aralık 2025 Cumartesi günü İsviçre’nin Zürih kentinde “Maraş, 19 Aralık, Roboski: Katliamlar Kıskacından Nasıl Kurtuluruz?” başlıklı bir panel düzenlendi. Panelde, Türkiye’de Alevilere ve farklı halklara yönelik gerçekleştirilen katliamlar, devlet şiddeti ve cezasızlık politikaları tarihsel ve siyasal boyutlarıyla ele alındı.
Maraş Katliamı Ve Devlet Şiddeti
Panelist Ali Köylüce, Maraş Aleviliğinin tarih boyunca tüm mazlum halklara eşit yaklaşan bir inanç ve yaşam pratiğine sahip olduğunu vurguladı. Köylüce, Maraş Katliamı’nı Aleviler üzerinde uygulanan sistematik devlet şiddeti ve soykırım politikalarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendirdi.
İdeolojik Zemin Ve Resmi Devlet Aklı
Hüseyin Torun ise Maraş Katliamı’nın ideolojik arka planına dikkat çekti. Torun, Alevilere yönelik düşmanlaştırıcı resmi ideolojinin ve devlet aklının bu katliamın temelini oluşturduğunu ifade ederek, bu zihniyetle yüzleşilmeden benzer suçların önüne geçilemeyeceğini belirtti.
Roboski: Süren Adalet Mücadelesi
Panelde söz alan Ayşe Acar Başaran, 28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Roboski köyünde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen bombardırmayı hatırlattı. Bombardımanda, çoğu 17 yaş altı çocuk olmak üzere 34 Kürt köylüsünün yaşamını yitirdiğini belirten Başaran, ailelerin adalet mücadelesinin aradan geçen yıllara rağmen hâlâ sürdüğünü vurguladı.
19 Aralık Cezaevleri Operasyonu
Muzaffer Acunbay ise 19 Aralık 2000 tarihinde “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında devletin polis ve askeri güçleri tarafından aynı anda 20 cezaevine yönelik gerçekleştirilen saldırılara dikkat çekti. Acunbay, bu operasyonlarda 30’dan fazla siyasi tutsağın yaşamını yitirdiğini, yüzlercesinin ağır biçimde yaralandığını; ölümlerin ateşli silahlar, kimyasal maddeler ve yakıcı gazlarla gerçekleştiğini aktardı.
Katliamlar Arasında Süreklilik Vurgusu
Panelde yapılan ortak değerlendirmelerde, Maraş Katliamı, Roboski ve 19 Aralık Cezaevi operasyonlarının birbirinden bağımsız olmadığı; inkâr, imha ve cezasızlık politikalarının sürekliliğini açık biçimde ortaya koyduğu ifade edildi. Gerçek bir yüzleşme ve adalet sağlanmadan toplumsal barışın mümkün olmayacağı vurgulandı.


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler