Çar. Nis 29th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Karlsruhe’de Maraş Katliamı’nın 47. Yılında Yüzleşme Çağrısı

Karlsruhe’de Maraş Katliamı’nın 47. Yılı: “Bu Zihniyetle Yüzleşilmediği Sürece Katliamlar Sürer”

Alevilere yönelik tarihsel katliamların en ağır örneklerinden biri olan Maraş Katliamı’nın üzerinden 47 yıl geçti. Ancak aradan geçen on yıllara rağmen ne gerçek bir yüzleşme sağlandı ne de sorumlular hesap verdi. Türkiye’de ve Ortadoğu coğrafyasında Alevilere yönelik baskı, dışlama ve katliam politikalarının farklı biçimlerde sürmesi, Maraş’ın yalnızca geçmişte kalmış bir acı olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Tam da bu nedenle Maraş, sadece anılan bir tarih değil; bugünle bağ kurulan, siyasal ve toplumsal sorumluluk hatırlatılan bir hafıza mekânı olmayı sürdürüyor.

Bu çerçevede Karlsruhe Alevî Kültür Merkezi, Maraş Katliamı’nın 47. yılında Karlsruhe Cemevi’nde anma etkinliği düzenledi. Anmada, katliamların münferit olmadığı, Alevilere ve ötekileştirilen tüm toplumsal kesimlere yönelik sistematik bir yok sayma ve imha politikasının ürünü olduğu vurgulandı. Yapılan konuşmalarda, yüzleşilmeyen her katliamın yenilerinin önünü açtığına dikkat çekildi.

Saygı Duruşu Ve Delil Uyandırma İle Başladı

Anma programı, saygı duruşu ve delil uyandırma ile başladı. Ardından yapılan konuşmalarda, Maraş Katliamı’nın tarihsel arka planı hatırlatılarak, Alevilere yönelik saldırıların süreklilik arz eden bir devlet ve iktidar zihniyetiyle bağlantılı olduğu ifade edildi. Katliamların yalnızca Alevileri değil, devrimcileri ve toplumun tüm ötekileştirilen kesimlerini hedef aldığı vurgulandı.

Ağıtlar ve Deyişlerle Ortak Hafıza

Program kapsamında Metin Öner, bağlaması eşliğinde Maraş Katliamı için yakılan ağıtları ve kelamları seslendirdi. Deyişler ve ağıtlar, yalnızca bir anma değil, ortak acının ve direniş hafızasının kolektif olarak yeniden üretilmesine vesile oldu.

“Artık Olmaz Demek Kendimizi Kandırmaktır”

Cemevi Başkanı Enver Uzungeliş, yaptığı konuşmada Maraş Katliamı’nın üzerinden 47 yıl geçmiş olmasına rağmen “artık olmaz” demenin gerçekçi olmadığını vurguladı. Uzungeliş, bugün Suriye’de Alevilere yönelik katliamların devam etmesinin, bu zihniyetle hâlâ yüzleşilmediğini ve hesap sorulmadığını açık biçimde gösterdiğini ifade etti. Örgütlü bir mücadele verilmediği ve toplumsal hafıza diri tutulmadığı sürece bu anlayışın kendini yeniden üretmeye devam edeceğini belirtti.

Aynı Zihniyet Farklı Tarihlerde Karşımıza Çıktı

Konuşmalarda, Maraş’ta ortaya çıkan zihniyetin farklı dönemlerde farklı biçimlerde yeniden sahneye çıktığına dikkat çekildi.
2000 yılında “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında cezaevlerinde gerçekleştirilen katliamlar,
Roboski/Uludere’de sivillerin bombalanması,
Erdal Eren’in idamı,
bu sürekliliğin somut örnekleri olarak hatırlatıldı. Aradan geçen yıllara rağmen değişmeyenin cezasızlık politikası ve devlet aklı olduğu vurgulandı.

Sinevizyon Gösterimi ve Tarihsel Sorumluluk Vurgusu

Anma etkinliği sinevizyon gösterimiyle devam etti. Gösterimde, kolektif hafızanın canlı tutulmasının yalnızca geçmişe dönük bir hatırlama değil, aynı zamanda bugüne ve geleceğe dair tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.

Etkinliğin sonunda, anmaya emek veren ve dayanışma gösteren tüm canlara teşekkür edildi. Yapılan değerlendirmelerde, katliamların unutulmaması gerektiği vurgulanarak, yüzleşilmeyen her katliamın yeni katliamların zeminini hazırladığı gerçeği bir kez daha hatırlatıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir