Pts. May 25th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AAKB Ofisi’nde Türkiye’de Demokrasi, Barış ve Yerel Yönetimler Masaya Yatırıldı

⌈AHA⌉ AAKB Diplomasi Ofisi’nde gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye’nin güncel siyasal süreci, barış ve demokrasi tartışmaları ile yerel yönetimlerde yaşanan gelişmeler kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıya Prof. Dr. Mithat Sancar (DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili), Doç. Dr. Av. Gökhan Günaydın (CHP İstanbul Milletvekili ve CHP Grup Başkanvekili) ile Av. Güneş Pehlivan (Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Üyesi, Bölgeler Meclisi Başkan Yardımcısı, CHP Çanakkale İl Genel Meclisi Üyesi) katıldı.

Görüşmede ayrıca Strasbourg CHP Birlikleri Başkanı Burak Özkucu ile yönetici Tolga Aktaş, DEM Parti Avrupa temsilcisi Fayik Yağız ve CHP Strasbourg Birliği Sekreteri Cansu Güneş de yer aldı.

“Barış ve Müzakere Süreçleri Zorunlulukların Sonucudur”

Toplantıda, barış ve müzakere süreçlerinin çoğunlukla idealist niyetlerden ziyade zorunluluklar sonucu ortaya çıktığı vurgulandı. Devletlerin ve çatışan tarafların müzakere masasına oturmasının; çatışmaların ekonomiye verdiği ağır zararlar ve mevcut durumun sürdürülemez hale gelmesi nedeniyle kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Tarafların hedefleri her zaman örtüşmese de, şiddetin sona erdirilmesinin ortak bir zemin oluşturduğu belirtildi.

Demokrasi Baskıları ve Kürt Meselesi Tartışıldı

Görüşmede, Türkiye’de demokratik kesimlerin geçmişte olduğu gibi bugün de yoğun baskı altında olduğu ve bu durumun yalnızca belirli bir toplumsal kesimle sınırlı kalmadığı dile getirildi. Kürt meselesi ile demokrasi arasındaki bağ ele alınırken, barış sürecinin yalnızca Kürt hareketiyle sınırlı olmaması; Aleviler, sol-sosyalist çevreler, demokratlar ve diğer azınlıkları da kapsayacak şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Nihai hedefin silahın devreden çıkarılması ve eşit yurttaşlık temelinde yeni bir siyasal düzenin inşa edilmesi olduğu ifade edildi.

Yerel Yönetimler ve Yargı Süreçleri Gündemdeydi

Toplantıda, Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı süreci ve yerel yönetimlere dönük uygulamalar da değerlendirildi. Bu sürecin, Türkiye’de rekabetçi demokrasiyi zayıflatmayı amaçlayan siyasi bir müdahale olduğu ifade edildi. İddianamelerde siyasi kurguların öne çıktığı, kayyum uygulamaları ile CHP–DEM iş birliğinin “terör” veya “darbe” söylemleri üzerinden kriminalize edilmesinin bu yaklaşımın bir parçası olduğu belirtildi. Belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarının ise çoğunlukla siyasi bir manipülasyon aracı olarak kullanıldığı vurgulandı.

Muhalefet İç Tartışmaları ve Ortak Mücadele Vurgusu

CHP içindeki kurultay ve değişim tartışmalarının demokratik çerçevede ele alınması gereken süreçler olduğu ifade edilirken, bu tartışmaların muhalefetin temel enerjisini zayıflatacak bir iç gerilime dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Aksine, otoriterleşmeye karşı ortak mücadelenin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ana muhalefet ve diğer demokratik güçlerin, farklılıkları derinleştirmek yerine demokrasi, adalet ve özgürlük ortak paydasında birleşmesi gerektiği belirtildi.

Yargıya Güven Sorunu ve Anayasa Tartışmaları

Toplantıda, yargı ve hukuk alanında toplumda ciddi bir güven sorunu bulunduğu; yargının partizanlık ve iktidar lehine işleyen bir mekanizma olarak algılandığı ifade edildi. Anayasa reformu tartışmalarında ise demokratik hak ve özgürlükleri genişleten, iktidarın sürekliliğini amaçlamayan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği vurgulandı.

Uluslararası Boyut, Suriye ve Azınlıklar

Uluslararası kurumların etkisinin sınırlı olduğu, asıl belirleyici unsurun ülke içinde örgütlü bir demokrasi mücadelesi olduğu dile getirildi. Görüşmede Suriye’deki gelişmeler, Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik saldırılar ve katliamlar da gündeme geldi. Alevilerin ve diğer azınlık gruplarının demokrasi mücadelesinde birleştirici ve köprü kurucu bir rol üstlendikleri ifade edildi. Eşit yurttaşlık perspektifinin tüm toplumsal kesimler için ortak bir demokratik zemin sunduğu vurgulandı.

“Farklılıklar Zenginliktir”

Toplantının sonunda, farklılıkların bir kriz unsuru değil toplumsal bir zenginlik olarak görülmesi gerektiği; barış süreci ile demokrasi mücadelesinin birbirinden ayrılamayacağı ve genç kuşakların değişim talebinin ciddiyetle ele alınmasının zorunlu olduğu ifade edildi.

AAKB tarafından yapılan değerlendirmede, bu tür görüşmelerin demokratik bilincin güçlenmesine katkı sunduğu ve Türkiye’de barış ile demokratik süreçlerin gelişimi açısından önemli bir zemin oluşturduğuna inanıldığı belirtildi.

Nazik ziyaretleri dolayısıyla tüm katılımcılara teşekkür edildi.

AABK Diplomasi Ofisi
11 Ocak 2026 – Strasbourg

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir