DAKB tarafından yapılan yazılı açıklamada, Der Spiegel’in kendisini sol, demokrat ve özgürlükçü bir yayın organı olarak tanımlamasına rağmen, son dönemde yayımlanan haberin bu iddiayla açık bir çelişki içinde olduğu ifade edildi. Açıklamada, kadınların saçlarının kesilmesi gibi uygulamaların 1. ve 2. Dünya Savaşları’nda kadınlara yönelik politik şiddetin karanlık mirasını hatırlattığına dikkat çekildi.
“Bu Bir İnsanlık Suçudur”
Açıklamada, kadın bedenine yönelik saldırıların tarih boyunca erkek egemen, milliyetçi ve gerici ideolojilerin bir sonucu olduğu ve insanlık tarihinde mahkûm edildiği vurgulandı. Günümüzde de Ortadoğu’da benzer bir zihniyetin sürdüğü belirtilerek, yaklaşık bir yıldır Dürzi, Alevi ve Kürt kadınların DAİŞ ve HTŞ gibi cihatçı yapılar tarafından katledildiği, kadın bedenlerinin ganimet olarak görüldüğü ifade edildi. Bu güçlerin uzantılarının kadın bedenlerine ait görüntüleri kamuoyuyla paylaşmasının, yalnızca kadınlara değil tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu kaydedildi.
DAKB, Der Spiegel’in söz konusu haberi kurgulamasının ve yalan ile manipülasyona dayalı bir gazetecilik anlayışıyla hazırlanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Geri Çekme ve Özür Çağrısı
Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Der Spiegel’i;
-
Yalan ve cinsiyetçi haberi derhal geri çekmeye,
-
Haberi hazırlayan sorumluları kamuoyuna açıklamaya ve gerekli yaptırımları uygulamaya,
-
Kürt kadınlarından ve dünya kadınlarından açıkça özür dilemeye,
-
Haberin gerçeği yansıtmadığını okur kitlesiyle şeffaf biçimde paylaşmaya
davet etti.
“Kadınların Onuru Pazarlık Konusu Değildir”
Açıklamada, Alevilik inancında kadının doğanın ve yaşamın ana kaynağı olarak görüldüğü, kadının hakikatin, sevginin ve özgür yaşamın taşıyıcısı olduğu vurgulandı. DAİŞ zihniyetini yeniden üreten bu habercilik anlayışının reddedildiği belirtilerek, Alman toplumuna, Almanya’da yaşayan tüm halklara, inanç gruplarına ve kadın hakları savunucularına bu yayıncılığa karşı dayanışma ve protesto çağrısı yapıldı.
DAKB, kadınlara yönelik şiddeti ve ölümü meşrulaştıran hiçbir yayın organının normalleştirilmeyeceğini belirterek, gerçeği çarpıtan ve kadınların onurunu hedef alan yayınlara karşı boykot çağrısını kamuoyuyla paylaştı. Açıklama, “Hakikat kazanacak, kadınlar kazanacak” sözleriyle sona erdi.