⌈AHA⌉ Britanya Alevi Federasyonu (BAF), Hızır ayı dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada; zulme karşı durma, rızalık, adalet ve dayanışma vurgusu yaparak, Alevi yolunun tarihsel ve ahlaki sorumluluğuna dikkat çekti. Açıklamada, “Yolumuz, zalimin karşısında eğilmeyenlerin yoludur” ifadeleriyle, hakikat ve adalet mücadelesinin altı çizildi.
BAF açıklamasında, içinde bulunulan dönemin “dar zaman” olduğuna işaret edilerek; halkların savaşlar ve yoksullukla kuşatıldığı, kimliklerin inkâr ve asimilasyon politikalarıyla yok sayıldığı, kadınların, çocukların ve doğanın bu düzenin en ağır yükünü taşıdığı vurgulandı. Bu koşullarda Hızır’ın, karanlık düzen karşısında yolun vicdanı olmanın adı olduğu ifade edildi.
“Hızır Beklenmez, Hızır Olunur”
Açıklamada, Alevi/Bektaşi/Kızılbaş inancında Hızır’ın olağanüstü bir varlık ya da uzaktan beklenecek bir kurtarıcı olmadığı belirtilerek, Hızır’ın dara düşene yetişme iradesi olduğu vurgulandı. Rızalıkla paylaşmanın, adaletsizliğe karşı saf tutmanın ve canı cana emanet bilmenin Hızır olmanın temelini oluşturduğu ifade edildi. Bu nedenle Hızır’ı çağırmanın aslında birbirini çağırmak anlamına geldiği kaydedildi.
Doğa ve Can Vurgusu
BAF, Hızır’ın yalnızca insanda değil, tüm varlıkta can bulduğunu belirterek; toprağa, suya, dağa ve ormana yönelen her saldırının cana yönelmiş sayıldığını vurguladı. Bu nedenle Alevi yolunun, doğayı ve yaşamı savunan bir yol olduğunun altı çizildi.
Hızır Orucu ve Lokma
Açıklamada, tutulan Hızır orucunun yalnızca nefsi tutmak olmadığı; darda olanı görme, yoksulluğu kader saymama ve kimseyi yalnız bırakmama sözü olduğu ifade edildi. Paylaşılan lokmanın ise bu sözün hem cem meydanındaki hem de yaşamın içindeki karşılığı olduğu belirtildi.
Britanya Alevi Federasyonu, Alevi kimliğinin inkâr edilmesine, halkların birbirine düşman edilmesine, doğanın ve yaşamın yok sayılmasına karşı; rızalığa dayalı, eşit ve özgür bir yaşamı savunmaya devam edeceklerini vurguladı.
Açıklama, şu çağrıyla sona erdi:
“Dara düşenin yanında duracağız, adaletsizliğe rıza göstermeyeceğiz, doğayı ve canı savunacağız ve her koşulda birbirimizin Bozatlı Hızır’ı olacağız.”