⌈AHA⌉ DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 10 Şubat 2026 tarihli haftalık TBMM Grup Toplantısı’nda güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, İzmir’de sağanak yağış nedeniyle yaşamını yitiren yurttaşları andı, Mehmet Emin Bozarslan’ın sürgünde yaşamını yitirmesi nedeniyle taziye mesajı paylaştı; İliç maden faciası, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı, ekonomik kriz, emek mücadelesi, Epstein dosyaları, ESP’ye yönelik operasyonlar, İran’daki gelişmeler ve Türkiye’de barış sürecine dair kapsamlı mesajlar verdi.
İzmir’de Sel Felaketi ve Taziye Mesajları
Hatimoğulları, İzmir’de 5 Şubat’ta etkili olan sağanak yağışta 2’si çocuk 5 yurttaşın hayatını kaybettiğini belirterek ailelere başsağlığı diledi. Kürt yazar, araştırmacı ve çevirmen Mehmet Emin Bozarslan’ın sürgünde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Hatimoğulları, Bozarslan’ı “Kürt dilinin yazı ve edebiyat alanında gelişmesine ömrünü adayan” isimlerden biri olarak anarak taziyelerini iletti.
İliç Faciası: “Aileler Adalet Peşinde, Sorumlular Dışarıda”
Konuşmasında İliç’teki maden ocağında yaşanan işçi katliamına da değinen Hatimoğulları, toplantı salonunda hayatını kaybeden işçi Uğur Yıldız’ın ailesinin de bulunduğunu belirtti. Ailelerin adalet aradığını, ancak ihmale neden olanlar hakkında “gerçek bir soruşturma yürütülmediğini” ifade ederek, sorumluların elini kolunu sallayarak dışarıda gezdiğini söyledi.
Hızır Ayı Mesajı: “Dayanışmanın ve Mazlumun Yol Arkadaşı”
Alevi inancında Hızır ayının önemine dikkat çeken Hatimoğulları, Hızır’ı “darda kalanların umudu, dayanışmanın simgesi ve mazlumun yol arkadaşı” olarak tanımladı. Hızır niyetiyle tutulan oruçların ve paylaşılan lokmaların Hak katında kabul olmasını dileyerek, onurlu barış ve adalet temennisinde bulundu.
6 Şubat Depremleri: “İlk Üç Günde Devlet Yoktu”
Hatimoğulları, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri anarak, arama-kurtarma açısından hayati öneme sahip ilk üç günde devletin sahada olmadığını savundu. Deprem sonrası ilk yardımların belediyelerden, sivil toplumdan, demokratik kitle örgütlerinden, Alevi kurumlarından, kadın ve gençlik örgütlenmelerinden geldiğini belirtti.
AFAD ve Kızılay Eleştirisi: “İçi Boş Kurumlar”
AFAD’ın depremde “kağıttan kaplan” gibi kaldığını, gönüllülerin müdahale için gerekli araç ve imkanlara sahip olmadığını söyleyen Hatimoğulları, Kızılay’ın da geçmişteki kapasitesinden uzaklaştığını; çadır ve konserve satan bir pozisyona indirgendiklerini ileri sürdü.
“Üç Yıl Geçti, İnsanlar Hâlâ Konteynerde”
Deprem üzerinden üç yıl geçmesine rağmen konteynerlerde yaşayanların olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, Adıyaman’da 40 bini aşkın, Hatay’da 150 bini aşkın yurttaşın konteynerlerde yaşadığını belirtti. “Deprem vergileri nerede?” sorusunu yineleyerek, depremzedelere konutların ücretsiz verilmesi ve imzalatılan senetlerin yok hükmünde sayılması gerektiğini ifade etti.
Elektrik Kesintileri ve Mücbir Sebep Çağrısı
Deprem bölgesinde elektrik kesintilerinin sürdüğünü belirten Hatimoğulları, bunun “vicdanla bağdaşmadığını” söyledi. Bölgedeki esnaf ve vergi mükelleflerinin mücbir sebebin uzatılmasını talep ettiğini, buna rağmen adım atılmadığını dile getirdi.
Olası İstanbul Depremi: “Önlem Alınsın, Unutmayacağız”
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, bilim insanlarının İstanbul için büyük deprem uyarılarını hatırlatarak, başta İstanbul olmak üzere tüm riskli bölgelerde önlem alınması çağrısı yaptı. İmar affı, sorumlular ve rant politikalarına dair sert eleştiriler yönelterek “Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.
Ekonomik Kriz: “Yoksulluk En Yıkıcı Sorun”
Konuşmasında ekonomik krize geniş yer ayıran Hatimoğulları, yoksulluk, geçinememe ve barınamamanın ülkenin en yıkıcı sorunu olmaya devam ettiğini söyledi. Ekonomi yönetimine güvenin düştüğünü savunarak, iktidarın açıklamalarını eleştirdi.
Emek Mücadelesi: “Meclis’te de Sokakta da Yanlarındayız”
Mersin Limanı’nda sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan işçileri, Denizli’de sayaç okuma işçilerini, Merzifon’daki GM Teknik Cam grevini ve Migros depo işçilerinin eylemlerini hatırlatan Hatimoğulları, DEM Parti olarak işçilerin yanında olduklarını; hak mücadelesini Meclis’te de sokakta da destekleyeceklerini söyledi.
Epstein Dosyaları: “Türkiye Yargısı Suskun Kalamaz”
Hatimoğulları, Epstein dosyalarının küresel ölçekte çocuklara ve kadınlara yönelik organize suç ağlarına işaret ettiğini belirterek, dosyalarda Türkiye bağlantılarına dair iddiaların da bulunduğunu söyledi. Türkiye’de bağlantısı olan kişi ve ilişkiler hakkında acilen soruşturma başlatılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu sadece adalet değil; kadınların ve çocukların güvenliği meselesidir” dedi.
ESP Operasyonu: “Keyfi ve Hukuksuz, Yoldaşlarımız Bırakılsın”
Hatimoğulları, bileşen parti ESP’ye yönelik operasyonda gözaltı ve tutuklamalara tepki göstererek, tutuklamaların keyfi ve hukuksuz olduğunu savundu; tutuklananların serbest bırakılması çağrısı yaptı.
İran Mesajı: “Çözüm Ne Halklara Kurşun Ne Dış Müdahale”
İran’daki krizlere değinen Hatimoğulları, halklara kurşun sıkmanın da dış müdahalenin de çözüm olmadığını belirtti. Diplomasinin işletilmesi gerektiğini vurguladı; İran’da özgürlük talebinde bulunan halklarla dayanışma mesajı verdi.
Barış Süreci: “Demokrasi, Hukuk ve Özgürlükler Ertelenemez”
Türkiye’de barış ihtiyacının uzun süre Suriye ve sınır ötesi gelişmelere bağlandığını söyleyen Hatimoğulları, artık mazeret kalmaması gerektiğini ifade etti. Sürecin güvenceye alınması için demokratikleşme, hukuk ve özgürlükler başlıklarında somut adımlar atılması gerektiğini belirterek; kayyım uygulamalarının kaldırılması, AYM-AİHM kararlarının uygulanması, özgürlük alanlarının genişletilmesi ve siyasal-hukuki çerçevenin netleşmesi çağrısında bulundu.
“Artık Söz Değil, Adım Atma Zamanı”
Hatimoğulları konuşmasını, barışın bir “aparat” değil; demokrasiyle yürüyen, hukukla güvence altına alınan ve özgürlüklerle güçlenen halk iradesi olduğunu vurgulayarak tamamladı: “Adres demokrasi, hukuk ve özgürlüklerdir… Barış için artık söz değil adım atma zamanıdır.”