DEM Parti’den MEB’e Tepki: “Genelgeyi Geri Çekin; Eğitimde Tek Pusula Pedagoji Bilimi Olmalıdır”
⌈AHA⌉DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı ve 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu genelgeye sert tepki gösterdi. Komisyon, söz konusu düzenlemenin kamusal eğitimin laik ve bilimsel niteliği açısından “alarm verici” olduğunu belirterek genelgenin geri çekilmesini talep etti.
“Okullar Dini İçeriklerle Biçimlendirilemez”
Açıklamada, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan programda; 4-6 yaş grubundaki çocukların öğretmenleri eşliğinde camiye götürülmesi, iftar sofrası kurma ve sadaka taşı gibi uygulamaların öğretilmesi, ailelerden Ramazan hazırlıkları sırasında fotoğraf istenmesi gibi etkinliklerin yer aldığı ifade edildi. Ortaokul ve liselerde ise “İftarda Konuşalım” başlıklı söyleşiler ve Ramazan temalı görsel çalışmalar planlandığı belirtildi.
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, bu yaklaşımın kamusal eğitim alanının dini içerik ve pratiklerle şekillendirilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Açıklamada, “Okullar siyasal iktidarların ya da herhangi bir inanç anlayışının toplumu biçimlendirme tahayyüllerine göre değil, pedagoji biliminin evrensel ilkelerine göre faaliyet göstermelidir” denildi.
“4-6 Yaş Dönemi Kritik Bir Süreçtir”
Komisyon, özellikle 4-6 yaş döneminin çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu hatırlatarak, bu yaş grubunun kurumsal olarak dini içerik ve uygulamalarla kuşatılmasının pedagojik açıdan doğru olmadığını belirtti.
Eğitim perspektiflerinin; hiçbir mezhebin ya da inancın dayatılmadığı, herkesin kendisi olarak var olabildiği çoğulcu ve özgürlükçü alanlar yaratmak üzerine kurulu olduğu ifade edilen açıklamada, kamusal eğitimin tüm inançlara eşit mesafede durması gerektiği vurgulandı.
“Çocuk Hakları ve Laiklik İlkesi Zedeleniyor”
Açıklamada, söz konusu uygulamaların Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesinde güvence altına alınan düşünce, vicdan ve din özgürlüğü ile ebeveynlerin çocuklarını kendi inanç ve felsefelerine göre yetiştirme hakkını zedelediği savunuldu.
Çok dilli ve çok inançlı bir toplumda devletin görevinin eğitim alanını dinsel referanslarla şekillendirmek değil, laiklik ilkesine uygun biçimde tarafsızlığı korumak olduğu belirtilen açıklamada, farklı inanç topluluklarına mensup çocuklar ile herhangi bir inancı benimsemeyen ailelerin çocukları açısından dışlanma ve baskı riski oluşabileceği ifade edildi.
“Asimilasyon Riski ve Psikososyal Etkiler”
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, belirli bir inanç pratiğinin merkeze alınmasının farklı kimliklere sahip çocukları görünmez kılabileceğini ve asimilasyon riskini artırabileceğini belirtti. Erken yaşta dini aidiyetlerin sorgulanmasının akran baskısına ve “öteki” algısına yol açabileceği uyarısında bulunuldu.
Açıklamada, meselenin yalnızca bir inancın diğerlerine üstün tutulması değil, kamusal eğitim alanının bütünüyle dinsel referanslarla düzenlenmesi olduğu vurgulandı.
“Genelge Yok Hükmünde Sayılmalı”
DEM Parti, Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunarak genelgeden en kısa sürede vazgeçilmesini ve yok hükmünde sayılmasını istedi. Laik, bilimsel ve demokratik eğitimin toplumsal barışın temeli olduğu belirtilen açıklamada, sendikalar, veliler ve öğrencilerin laik, bilimsel, özgürlükçü ve anadilinde eğitim hakkı mücadelesiyle dayanışma içinde olunduğu ifade edildi.
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu’nun açıklaması 20 Şubat 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşıldı.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler