⌈AHA⌉ “Yol Erenleri” imzasıyla yayımlanan açıklamada, Aleviliğin özüne ve güncel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunularak direniş, dayanışma ve örgütlenme çağrısı yapıldı.
“Aleviliğin Gerçeği Direniştir”
Açıklamada, “Aleviliğin gerçeği haksızlık karşısında direniştir” denilerek, ABD emperyalizmi ve Siyonizm hesapları doğrultusunda Suriye’de iktidara getirilen cihatçı-selefi Colani’nin, halkları yoksulluk, şiddet ve katliamlarla teslim almaya çalıştığı ifade edildi.
“Alevilere Yönelik Saldırılar Sürüyor”
Metinde, 6-8 Mart 2025 tarihinden bu yana Alevilere yönelik soykırım girişimlerinin sürdüğü belirtilerek, çetelerin dünyanın gözü önünde katliamlar gerçekleştirdiği, buna rağmen Colani’nin Avrupa’da karşılandığı vurgulandı. Emperyalist güçlerin bu suçları örtmeye çalıştığı ifade edilerek, halkların eşitlik ve onurlu yaşam taleplerinin görmezden gelindiği kaydedildi.
“Suriye’de Baskı ve Katliamlar Devam Ediyor”
Açıklamada, Suriye’de Alevilerin katliam ve baskılara rağmen onurlu bir yaşam ve federatif sistem talebiyle sokaklara çıktığı, ancak bu barışçıl eylemlerin Heyet Tahrir üş Şam (HTŞ) çetelerinin saldırısına uğradığı belirtildi. Yüzlerce Alevinin yaralandığı, hayatını kaybedenlerin olduğu ve bugün de kaçırma ve işten çıkarmalarla saldırıların sürdüğü ifade edildi.
“Sesimizi ve Dayanışmayı Yükseltmeliyiz”
Açıklamanın devamında, bu saldırılara karşı sesin ve dayanışmanın büyütülmesi gerektiği vurgulandı.
“Özümüzü Dâr’a Çekmeliyiz”
Alevi-Bektaşi toplumunda Cemleri yöneten dedelerin, cem erenleri önünde dâr’a durup rızalık almadan posta oturamayacağı belirtilerek, “Herhangi bir can dededen razı değilse Cem’i yönetemez” denildi. Bugün kurum yöneticilerinin temel değerlerden uzaklaştığı, rızalık almaktan ve hesap vermekten kaçındığı ifade edildi.
“Kurumlar Toplumdan Kopuyor”
Açıklamada, yöneticilerin toplumu temsil etmek yerine kendi konumlarını koruma çabasında olduğu, Alevilerin direniş geleneğinin kapalı salonlara hapsedilmeye çalışıldığı ve tepkilerin göstermelik açıklamalarla geçiştirildiği belirtildi. Gerekli olanın ise Alevi toplumunun gücünü sokakta göstermesi olduğu vurgulandı.
“Gençler ve Kadınlar Dışlanıyor”
Metinde, kurum yönetimlerinde yaşlı erkek egemen yapının hâkim olduğu, kadınların ve gençlerin dışlandığı ifade edilerek, bunun örgütsel tıkanıklık ve dağınıklığın temel nedenlerinden biri olduğu belirtildi.
“Örgütlenme ve Yeniden Yapılanma Çağrısı”
Açıklamada, kurumlar ile toplum arasındaki bağın zayıfladığı, bu nedenle ses ve dayanışmanın güçlenemediği ifade edilerek, örgütlerin günün gereklerine uygun hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.
“İkrar Yola Verilir”
Orta Doğu’da emperyalist saldırganlığın, zulmün ve soykırımın arttığı bir dönemden geçildiği belirtilerek, bu politikalara karşı durabilecek bir harekete ihtiyaç olduğu ifade edildi. “Yola ikrar verenler, varoluşumuzu tehdit eden bu saldırılarla sadece direnişçi bir duruşla başa çıkabilir” denildi.
“Birlik ve Mücadele Vurgusu”
Açıklama, güçlü bir çağrıyla son buldu: “Bu bir varlık yokluk mücadelesidir. Yola aşk ile hizmet edecek canların gecikmeden bir araya gelmesi gereklidir. Sorumluluğu birbirinin üstüne atarak Alevi toplumunun uğradığı saldırılar durdurulamaz. Yol cümleden uludur.”
