Paz. May 31st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Direnişin Avukatları

⌈Türkan Doğan⌉

5 Nisan Avukatlar Günü…
“Can için yalvarmam sana, mazlumlar darılır bana…”
— Pir Sultan Abdal
Ne zaman bir adaletsizliğe uğrarsanız; bir kapı yüzünüze kapanırsa, bir sözünüz duyulmazsa, bir hakkınız elinizden alınırsa… sürgünde, zindanlarda, karanlığın en ağır yerlerinde bile halkın sesi olmayı sürdüren avukatları hatırlayın.
Halkın avukatlarını…
Ve en çok da Ebru Timtik’i hatırlayın.
O, yalnızca bir avukat değildi.
O, hukukun kağıt üzerindeki soğuk maddelerine karşı,
hayatın içinden yükselen bir adalet çığlığıydı. Mahkeme salonlarında değil yalnızca;
sokakta, direnişte, halkın kalbinde savunuyordu gerçeği.
Çünkü biliyordu: Adalet, yazılan değil, kazanılandır. Zulme karşı susmanın, zulmün kendisine dönüşmek olduğunu
en çıplak haliyle gösterdi bize.
Ve bu yüzden susturulmak istendi. Ama o, susmadı.
İlmek ilmek eriyen bedenini,
bir hakikatin diline dönüştürdü. Bir insanın bedeni, bir halkın vicdanına nasıl dönüşür;
bunu öğretti.
Ölüm orucunda geçen her gün, sadece bir direniş değil;
aynı zamanda bir çağrıydı:
“Adalet yoksa, yaşam da yoktur.” Ve o çağrı,
duymak isteyenler için hâlâ yankılanıyor. Darağacına yürürken bile boyun eğmeyen bir ses vardı bu topraklarda.
Pir Sultan’ın sesi bugün Ebru’nun direnişiyle yankılanıyor:
“Açalım kızıl sancağı,
Tarihin çok eski zamanlarından beri bir ses yükselir:
Kawa,
zulmün karanlığına karşı ateşi yakan ilk ellerden biri olarak,
her çağda yeniden hatırlatır:
Dehak’lar varsa, isyan da vardır.
Bir yerlerde bir kıvılcım varsa mutlaka yanar. Ebru, o kıvılcımın bugündeki adıdır.
Bugün…
yalnızca anmak yetmez.
Bugün, demir kapıların ardında,
sürgünün soğuk coğrafyalarında, yurdundan koparılmış hayatların içinde
savunmayı sürdürenleri de hatırlamak gerekir.
Madenlerin karanlığında hak arayanların, meydanlarda özgürlük diyenlerin, bir lokma ekmeğin, bir nefes adaletin peşine düşenlerin
yanında duran avukatlar…
Bugün onların da günü değil mi?
Adlarını bilmesek de,
seslerini tanırız. Çünkü onlar,
bir ücretin değil, bir vicdanın tarafında durdular.
Çünkü onlar,
savunmayı bir meslekten öte
bir sorumluluk bildiler.
Bu yüzden kimi demir kapılar ardında, kimi sürgün yollarında… Ama bilinmeli ki
bir avukat susturulduğunda
aslında bir halkın sözü kısılmak istenir.
L5 Nisan, yalnızca bir meslek günü değildir.
Bu gün,
adaletin bir meslek değil,
bir taraf olma hali olduğunu hatırlatanların günüdür.
Bu gün,
cübbesini yalnızca bir sembol olarak değil, bir sorumluluk olarak taşıyanların günüdür.
Bu gün, bedeli ne olursa olsun
“hak” demekten vazgeçmeyenlerin günüdür.
Bugün, Ebru’nun adıyla konuşuyoruz. Bugün, onun direnişiyle yüzleşiyoruz.
Ve belki de en çok bugün soruyoruz kendimize:
Adaletin olmadığı bir yerde,
biz neredeyiz?
Unutmayalım…
Bazı insanlar ölmez.
Onlar, bir halkın hafızasında,
bir direnişin damarlarında
yaşamaya devam eder.
Ebru Timtik…
Adını aklımıza bir çivi gibi çaktık.
Sökülmesin diye,
unutulmasın diye,
çünkü adalet, hatırlayanların omzunda yükselir.

5 Nisan 2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir