Denizlerden Bugüne Uzanan Mücadele!
⌈Erdoğan Doğan⌉
1968, dünya genelinde bir başkaldırı yılıydı. Paris sokaklarından Vietnam’a, Amerika’dan Türkiye’ye kadar gençliğin öfkesi dalga dalga büyüyordu. Kapitalizme, emperyalizme ve baskıya karşı yükselen bu ses, bir tepki değil; “başka bir dünya mümkündür” diyenlerin tarihsel haykırışıydı. Türkiye’de devrimci duruşun en güçlü temsilcilerinden biri ise Deniz Gezmiş ve yoldaşlarıydı.
Bir Kuşağın İdealleri ve Mücadelesi
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 68 kuşağının devrimci değerleri omuzlayan gençlerdi. Onlar öğrenci hareketlerinin bir parçası değil, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en ön saflarında yer alan öncüleriydi. Küba Devrimi’nden Vietnam direnişine uzanan bir ilhamla, emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmeyi hedeflediler.
Onların mücadelesi, Toprak reformu, işçi hakları, eşit eğitim ve demokratik özgürlükler, savundukları temel taleplerdi. Sosyalizmi yalnızca ekonomik bir model olarak değil; eşit, özgür ve onurlu bir yaşamın temeli olarak gördüler.
Aynı zamanda, Türkiye’deki devrimci hareket içinde önemli bir yerde duran bir perspektifle, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını ve kimliğini özgürce ifade edebilmesini savundular. Halkların kardeşliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut bir mücadele hattı olarak benimsediler.
Cezasızlığın Gölgesinde Bir Cinayet
68 kuşağının simge isimlerinden biri olan Taylan Özgür, gençlik mücadelesinin öncülerindendi. 23 Eylül 1969’da, Öğrenci Birliği Kongresi için İstanbul Üniversitesi’ne geldiği sırada Beyazıt Meydanı’nda arkasından vurularak katledildi.
Henüz 21 yaşındaydı.
Bu cinayet bugüne kadar aydınlatılmadı; sorumlular korunarak cezasızlık sürdürüldü. Taylan Özgür’ün katledilmesi, devletin baskıcı yüzünü ve devrimci mücadeleye karşı tahammülsüzlüğünü çıplak biçimde ortaya koydu. Taylan Özgür, halktan yana, eşitlikçi bir mücadelenin sembolü olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Sinan Cemgil ve Nurhak’ta Direniş
68 hareketinin bir diğer önemli ismi olan Sinan Cemgil, mücadelesini yalnızca şehirlerde değil, kırsalda da sürdürdü. Nurhak Dağları’nda yürütülen silahlı direnişin öncülerinden biri oldu.
1971 yılında Nurhak’ta pusuya düşürülen Cemgil ve yoldaşları, son anlarına kadar direndiler. Sinan Cemgil ve yoldaşlarının mücadelesi, yalnızca silahlı bir direniş olarak değil; halkla kurduğu bağ, fedakârlığı ve devrimci duyarlılığı anlam kazandı.
Dayanışmanın En Yüksek Noktası
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını engellemek için verilen mücadelenin en çarpıcı örneklerinden biri Kızıldere’dir. Mahir Çayan ve yoldaşları, bu uğurda gözlerini kırpmadan ölüme yürüdüler.
Mahir’in sesi rüzgâra karıştı,
yıldızlar Deniz’e selam taşıdı.
Birbirleri için ölümü göze alan devrimci gençler, dayanışmanın ve devrimci bağlılığın en güçlü örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Direnişin Sınır Tanımaz Hali
İbrahim Kaypakkaya, Türkiye devrimci hareketinin en özgün devrimci lider kadrolardan biridir. Özellikle devlet yapısı, Kemalizm ve ulusal sorun üzerine geliştirdiği çözümlemelerle önemli bir teorik miras bıraktı.
Yakalandığında ağır işkencelere maruz kaldı. Ancak hiçbir koşulda geri adım atmadı. Hiçbir yoldaşını ele vermedi, hiçbir sırrı açıklamadı.
Onun direnişi, yalnızca bir bireysel kararlılık değil; devrimci etik ve bağlılığın en güçlü simgelerinden biri haline geldi.
Son Mektuplar; Bir Kuşağın Tanıklığı
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam sehpasına giderken dahi inançlarından vazgeçmediler. Yazdıkları son mektuplar, bir veda değil; bir kuşağın dünyaya bıraktığı kararlı politik duruş ve devrimci değerler…
Deniz Gezmiş’in sözleri, bireysel bir hayatın ötesine geçen bir anlam taşır: insanın ne kadar yaşadığı değil, nasıl yaşadığı önemlidir.
Yusuf Aslan’ın ailesine hitabı, devrimci kararlılıkla insani duyarlılığın iç içe geçtiğini gösterir.
Hüseyin İnan’ın sözleri ise bu mücadelenin özünü özetler: mesele yalnızca yaşamak değil, onurlu kalabilmektir.
Bugüne Kalan Devrimci Değerler
Bugünün dünyasında adaletsizlik sürüyor, eşitsizlik derinleşiyor. Ancak onların geride bıraktığı devrimci değerler, hâlâ yaşamaya devam ediyor.
Her itirazda,
her direnişte,
her özgürlük haykırışında,
her eşitlik talebinde…
Devrimci ruh bastırılabilir, ama yok edilemez.
Devrimci değerler, yalnızca hatırlanacak bir geçmiş değil; sürdürülecek bir mücadeledir.
Ağıt
Bir ip, üç genç, üç umut…
Karanlığa karşı kurulmuş bir gelecek.
Onlar gittiler,
ama hâlâ buradalar—
her meydanda,
her yürekte,
her şafakta.
Ve unutmayın:
Denizler ölmez.
Denizler yaşar.
Dalga dalga büyür, taşar…
06.Mayıs 2026

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler