⌈AHA⌉ Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Dersim Tertelesi’nin 89. yıldönümünde Dersim’de gerçekleştirilen ve kamuoyunda “Dedeler Toplantısı” olarak tartışılan buluşmaya ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 4 Mayıs’ın Alevi Kızılbaş toplumu açısından yalnızca tarihsel bir gün olmadığı; toplumsal hafızanın, yasın ve hakikat arayışının sembolü olduğu vurgulandı. Dersim’de kaybedilenlerin anıldığı böylesine acılı bir günde maaş, bütçe ve maddi meselelerin gündeme taşınmasının toplum vicdanında derin bir kırılma yarattığı belirtilirken, toplantının Alevi inancını temsil etmediği ifade edildi. AABK, kadınların dışlandığı ve devlet merkezli bir anlayışla gerçekleştirildiği belirtilen toplantının, Alevi toplumunun değerleriyle bağdaşmadığını kaydetti.
AABK tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“Dersim Tertelesi’nin 89. yıldönümü olan 4 Mayıs, Alevi Kızılbaşlar açısından yalnızca bir tarih değil; hafızalara kazınmış büyük bir acının, inkâr edilmeye çalışılan bir hakikatin ve yitirilen canlarımızın yas günüdür. Bu nedenle 4 Mayıs; toplumsal hafızaya, ortak acıya ve hakikat mücadelesine sahip çıkılması gereken tarihsel bir gündür.
Böylesine acılı bir günde, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Dersim’de, sözde dedelerin de bulunduğu bir toplantıda maaş, bütçe ve maddi meselelerin gündeme taşınmasının planlı bir girişim olduğu açıktır. Bu girişim, mevzu bahis “dede”lerin ağzına maaş sosuyla bal çalıp, geçmişin acılarıyla yüzleşmeme hesabıdır. Ne yazık ki, ağacın kurdu da ağaçtandır. Böylesine tarihi bir günde, bu kirli hesaba alet olanlar, yanı başlarında oluk oluk kan akmış Munzur’a kulakları tıkamaktan nasıl beis duymazlar?
Bu utanmazlığı, “diplomatik faaliyet yürütmek”, “devletle diyalog geliştirmek” veya “sorunları istişare etmek” gibi kılıflara sokmak yüzsüzlüğün en utanç verici örneklerindendir. Diplomasi, tarafların eşit koşullarda olduğu bir ortamda karşılıklı tavizlerin verildiği bir denklem ise; siz maaş karşılığında ne verdiniz? Hangi değerimizi peşkeş çektiniz? Aynı gün ve saatlerde, Seyit Rıza Meydanı’nda kayıplarını anan canlarımızın sesleri tırmalamadı o sağır kulaklarınızı?
Dersim halkı o gün tertelede yitirdiği canları anarken, acının, yasın ve toplumsal hafızanın merkezinde para ve makam eksenli tartışmalar yürütülmesi toplum vicdanında derin bir yara açmıştır. 4 Mayıs, bütçe hesaplarının değil, hakikatin, yüzleşmenin ve kaybedilen canlarımızın anıldığı bir gündür. Ve biz varolduğumuz müddetçe bu gerçeği yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz!
Bu tarihi günde, toplantı odalarına doluşan ve el pençe divan duran o güruh, Alevi toplumunun temsilcisi değildir. Sesi, soluğu ve savunucusu hiç değildir! Görüntülerden de açıkça görülmektedir ki, Alevi/Kızılbaş inancının kabul edemeyeceği, Alevi’liği asimile etmeye dönük bir anlayış sergilenmiştir. Kadınların yok sayıldığı bir “erkekler meclisi” anlayışının Alevilik adına topluma sunulmaya çalışılması, başlı başına bir asimilasyon fotoğrafıdır.
Oysa, Alevi Kızılbaş inancında kadın ve erkek bir candır. Kadının dışlandığı, yok sayıldığı bir yapının ne yol erkânında ne de inançsal hakikatte yeri vardır. Buna rağmen yalnızca erkeklerden oluşan, gerçeklikten kopuk ve toplumsal bağları olmayan sözde dedeler meclisinin kendisini Alevi toplumu adına söz sahibi görmesi, yolun özünden ne kadar uzaklaşıldığını açıkça göstermektedir. Alevi Kızılbaş yolu; eşitlik, rızalık ve can anlayışı üzerine kuruludur. Kadını dışlayan bir zihniyetin verdiği görüntü bile, temsil iddiasının ne kadar sorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.
Alevi toplumu tarih boyunca kendi yolunu, erkânını ve inancını hiçbir devlet kurumuna bağlı olmadan yürütmüştür. Bu nedenle Dersim Tertelesi gibi tarihsel bir acının yıldönümünde, devlet yapılarıyla ilişkilendirilen kurumların öncülüğünde gerçekleştirilen ve halkın acısının önüne başka gündemlerin geçirilmesi kabul edilemezdir.
Dersim; makam, maaş ve maddi hesapların konuşulacağı bir zemin değildir. Dersim; hakikatle yüzleşmenin, kaybedilen canlarımızı anmanın ve toplumsal hafızayı büyütmenin yeridir. Bu bilinçle hareket edilmesi gerekirken, toplumun ortak yarasını gölgeleyen girişimler Alevi toplumunda ciddi bir öfke yaratmıştır.
Bizler, Alevi toplumunun inancını, hafızasını ve değerlerini hiçbir siyasi, bürokratik ya da maddi hesabın gölgesinde bırakmadan savunmaya devam edeceğiz. 4 Mayıs’ın ruhuna yakışan da budur.
AABK olarak geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Dersim’de, Pir Seyit Rıza Meydanı’nda tertelede yitirdiğimiz canlarımızı andık. Gelecek yıllarda da aynı kararlılıkla anmaya devam edeceğiz. Safımız, kefensiz yatanlarımızın safıdır. Mezarsızlarımızın mirasına sahip çıkmaya, pîrin huzurunda dara durmaya devam edeceğiz. Dersim’i unutmayacağız, unutturmayacağız.
Aşk ile.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu”