Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden Sert Mesajlar: “Dönen Dönsün, Biz Dönmeyelim Yolumuzdan”
⌈AHA⌉ Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Ankara’da gerçekleştirilen 17. Dönem 4. Danışma Kurulu toplantısının ardından kapsamlı sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Yenimahalle Şubesi’nde yapılan toplantıda; Alevi hak mücadelesi, Madımak Katliamı’nın yıldönümü etkinlikleri, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar, doğa talanı, asimilasyon politikaları, Dersim ve Hacıbektaş’taki gelişmeler ile örgütsel tartışmalar ele alındı. Bildirgede, “Eşit yurttaşlık”, “hakikat mücadelesi”, “örgütlü direniş” ve “asimilasyona karşı mücadele” vurguları öne çıkarken, Alevi toplumunun tarihsel değerlerinden taviz vermeyeceği mesajı verildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi tarafından yayımlanan sonuç bildirgesinin tamamı şöyle:
“PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ 17. DÖNEM 4. DANIŞMA KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
9 Mayıs 2026 – Ankara
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubemizde gerçekleştirilen 17. Dönem 4. Danışma Kurulumuz tarihsel sorumluluk bilinci ile gündemi değerlendirmiş ve oldukça verimli geçen toplantı sonrası aşağıdaki sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaşmayı kararlaştırmıştır.
- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Örgütlülüğü olarak, inancımıza bağlı ve ilkelerimiz ışığında kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Yolumuz, Pir Sultan Abdal’ın, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin, Kalender Çelebi’nin, Hak ve Hakikatın yolundan ayrılmayan cümle erenlerin ve yeni bir dünya mümkündür diyenlerin yoludur. Davamız İnsanlık davası, kıblemiz sevgidir. Alevi hak mücadelesini; “72 millete bir nazarla bakma” düsturuyla; demokrasi, laiklik ve özgürlük mücadelesinin merkezine koyuyoruz. Eşit yurttaşlık talebimiz, sadece bir hukuk arayışı değil, “rıza şehri” menzilimize giden onur kavgamızdır. İnancımızın kamusal alanda yok sayılmasına karşı, her alanda hakkımızı talep eden ve sömürüye dayalı bu düzenle arasına mesafe koyan “Yol” çizgisini esas alacağız. Bir bütün olarak, mücadelemizin merkezine Eşit Yurttaşlık talebimizi koyacağız.
- Madımak Katliamı’nın 33. yılında “33 Yıl 33 Can” diyerek ateşte semaha duranların ahını sokağa taşıyoruz. 20 Haziran’da bulunduğumuz her meydanda bağlamalarımızın avazı ve semahçılarımızın devriyle “ölürüz de dönmeyiz” diyeceğiz. Katliamcı zihniyet bilsin ki; her telimiz bir feryat, her adımımız bir direniştir.
- NATO ve Emperyalist Haydutluğa Karşı Ezilenlerin Safındayız: Ankara’da kurulmak istenen NATO sofrası, mazlum halkların kanıyla kurulmaktadır. Savaşın, kanın ve gözyaşının mimarı olan emperyalist haydutluğa ve onların yerli işbirlikçilerine karşı “Gelin canlar bir olalım” şiarıyla barışı ve tam bağımsızlığı savunacağız.
- Suriye’deki Canlarımızın Çığlığı Bizim Çığlığımızdır; Sınır ötesinde emperyalizmin eli kanlı çeteleri tarafından yürütülen Alevi soykırımı, tüm insanlığın utancıdır. İnancından ve kimliğinden dolayı katledilen Suriye Alevilerinin acısını yüreğimizde duyuyor, bu zulüm karşısında sessiz kalan iktidarı ve dünyayı kınıyoruz. Mazlumun yanında durmak bizim ikrarımızdır.
- Doğa Hak’tır, Talanına Rıza Göstermeyiz: Dağı, taşı, kurdu, kuşu “Hak” bilen bir inancın mensupları olarak; coğrafyamızın emperyalist şirketlere peşkeş çekilmesine rızalık vermiyoruz. Çorum Sungurlu – Karakaya Köyü taş ocağı, Varto jeotermal elektrik santral projeleri, Muğla Akbelen, Dersim, Sivas, Tokat, Amasya başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında maden sahalarıyla toprağımızın rahmine hançer saplayanlara karşı; doğayı ve emeği savunan tüm direnişçileri selamlıyoruz. Emeği ve hakları için mücadele eden, meydanlara çıkan maden işçilerini ve bütün emekçilerin yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
- İç ve Dış Asimilasyon Kuşatmasını Örgütlü Gücümüzle Yaracağız: “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” eliyle inancımıza biçilen devlet gömleğini ve kurumlarımızın içine sızarak özümüzü bulandırmaya çalışan iç asimilasyon girişimlerini reddediyoruz. İnancımıza, değerlerimize ve yaşam alanlarımıza yönelen bu kuşatma, ikrarımızdan koparma harekatıdır. Biz ne devletin Alevisi olacağız ne de yolumuzu pazarlık konusu edenlere eyvallah edeceğiz.
- Dersim ve Hacıbektaş Ablukasına Karşı Meydan Okuyoruz: İnancımızın serçeşmesi olan Hacıbektaş’a ve direnişin kalesi Dersim’e kurulan ablukalar, asimilasyonun en vahşi yüzüdür. Dersim Cemevi’nde sergilenen “sözde dedeler toplantısı” gibi oyunlarla “kayyum zihniyetini” inancımıza sokmak isteyenlere cevabımız; birliğimiz ve dirliğimiz olacaktır. Serçeşmemizin suyunun bulandırılmasına izin vermeyeceğiz.
- Yol Düşkünlerine ve Tasfiye Girişimlerine Geçit verneyeceğiz. Farkı hesaplar ve ikbal uğruna, sürdürülen tartışmalar, kamuoyu önünde yapılan talihsiz açıklama ve beyanlar, tasfiyeci bir çizgiye evrilmektedir. “Yanlış yaptık” ile başlayan ve öz eleştiriden çok, var olan ve eksiği ile hatası ile bize ait olan kurumlarımızı, yöneticilerimizi itibarsızlaştıran ve hiçleştiren girişimlere karşı, örgütsel bütünlüğümüzle karşı duracağız. Kolektif emek ile var edilen, Demokratik Alevi hareketini geliştiren, besleyen ve kurumsal yapılarımızı sağlamlaştıran çizgiyi hakim kılacak önlemler alacak ve yeni kazanımlarla yolumuza devam edeceğiz. Her türlü tasfiye ve hizip girişimlerine, operasyonlara karşı; örgütümüz ve örgütsel irademiz, çelikten bir duruş sergileyecektir. Kişisel hırslarını Yol’un üzerinde görenlerin ve mücadeleyi geriye çekenlerin tasfiye girişimlerini boşa çıkaracağız.
9.Zulmün Karşısında Eğilmeyen Tutsak Canlarımızı Selamlıyoruz: Gözaltılar, tutuklamalar ve baskılar bizi “Yol”dan döndüremez. Zindanlarda direnen üyelerimiz, gazeteciler, çevreciler, gençler ve siyasetçiler bizim onurumuzdur. 1 Mayıs meydanlarında, anmalarda, mücadele alanlarında güçlü bir şekilde yerini alan örgütümüz ve irademiz, baskıların bizi sadece daha fazla kenetlediğinin en büyük kanıtıdır.
- Sosyal Medya Kirliliğine Karşı Örgütlü terbiye, edep erkan ve örgüt hukuku ile mücadele edeceğiz. Alevi hareketinin mahremiyetini ve örgütsel sorunlarını sosyal medyanın sığ sularında tüketen, kurumlarımızı tartışmaya açan her türlü tutum “düşkünlük” seviyesindedir. Eleştiri ve özeleştiri mekanizmamız sosyal medya değil, cemal cemale durduğumuz kurullarımızdır. Örgüt disiplini ve saygınlığı bizim kırmızı çizgimizdir.
- Hacıbektaş’ta bir mülk değil, bin umut İnşa ediyoruz; Hacıbektaş’ta aldığımız arsa, sadece bir toprak parçası değil, geleceğimizin koordinatıdır. Bu projeyi; dayanışmayla, imeceyle ve inancımızın gücüyle tamamlayarak, serçeşmenin kıyısında yeni bir yaşam merkezi kuracağız. Tüm canları bu tarihsel inşa sürecinde “hak lokmasını” paylaşmaya çağırıyoruz.
Dönen dönsün, biz dönmeyelim yolumuzdan!



Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler