Sal. May 12th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Kurumları ve Kadın Örgütlerinden Ortak Çağrı: “Betül Süleyman Alluş Derhal Serbest Bırakılsın”

⌈AHA⌉ Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Australian Syrian Association Inc., Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Eğitim Merkezi “Şah İbrahim Veli” e.V., Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Alevi Federation of Australia (AFA), Akdeniz Sosyal Kültür Yardımlaşma Derneği (ASKD), Kamer Vakfı, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, Türkiye Akdeniz Alevileri Kültür Birliği (TAAKB) Hollanda, Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV), Bodrum Yurttaş İnisiyatifi, Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu, Karya Kadın Derneği, Mor Dayanışma, Reservoir Markaz – The Alawai Islamic Social Centre Australia, Mannheim Konferans Heyeti ve İlerici Kadınlar Derneği, Suriye’de kaçırıldığı belirtilen Alevi genç kadın Betül Süleyman Alluş için ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, Alevi kadınlara yönelik kaçırma, cinsel şiddet ve zorla selefileştirme politikalarının sistematik biçimde sürdüğü savunularak, Betül Süleyman Alluş’un derhal serbest bırakılması talep edildi.

“Suriye’de Alevi Kadınlara Yönelik Şiddet Sürüyor”

Ortak açıklamada, Suriye’de özellikle Alevi kadınlara yönelik kaçırma ve cinsel şiddet vakalarının uzun süredir devam ettiği belirtilerek, kaçırılan kadınların fidye karşılığında tutulduğu, işkenceye uğradığı ve zorla evlendirildiğine dair çok sayıda rapor bulunduğu ifade edildi.

Açıklamada, HTŞ yönetiminin bu suçları engellemek yerine inkâr ettiği öne sürülürken, uluslararası toplumun sessizliğinin de cihatçı grupları cesaretlendirdiği kaydedildi.

“Kaçırmalar ‘İslam Yolunu Seçti’ Söylemiyle Gizleniyor”

Ortak metinde, Alevi kadınlara yönelik baskının yeni bir boyut kazandığı belirtilerek, kaçırma ve cinsel şiddetin “Allah yolunda İslam için gönüllü kaçış” söylemiyle kamufle edildiği ifade edildi.

29 Nisan 2026 tarihinde Lazkiye’de kaçırıldığı belirtilen Betül Süleyman Alluş’un bu sürecin son örneklerinden biri olduğu kaydedildi.

Tişrin Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Teknolojisi öğrencisi olan Alluş’un, üniversite yurdunda kaldığı ve hafta sonları ailesini ziyaret ettiği belirtilen açıklamada, genç kadının üniversite kampüsü içerisinden zorla götürüldüğünün tanık ifadeleriyle doğrulandığı öne sürüldü.

“Aileye Tehdit Mesajları Gönderildi”

Açıklamaya göre, Betül Süleyman Alluş’tan haber alamayan ailesi üniversite yönetimine başvurdu ancak güvenlik kamerası kayıtlarının eksik verildiği belirtildi.

Ailenin sosyal medya üzerinden yardım çağrısı yapmasının ardından, Betül’ün telefonundan ailesine ve sosyal medya hesaplarına mesajlar gönderildiği ifade edildi.

Gönderilen mesajlarda genç kadının “dinini terk ederek İslam’a geçtiği” ve kendisine “Allah yolunda hicret imkânı sağlandığı” ifadelerinin yer aldığı aktarıldı.

Açıklamada özellikle “hicret imkânı” ifadesinin organize bir Selefi/Vahabi yapı tarafından yürütülen sürece işaret ettiği savunuldu.

Betül’ün babasının sosyal medya çağrılarının ardından tehdit edildiği de öne sürülen açıklamada, ailenin susturulmaya çalışıldığı belirtildi.

“HTŞ Betül’ü Ailesine Teslim Etmedi”

Ortak açıklamada, kamuoyundaki tepkiler sonrası HTŞ’ye bağlı güvenlik birimlerinde Betül’ün ailesiyle görüştürüldüğü ancak daha önce aileye verilmiş teslim sözünün yerine getirilmediği ifade edildi.

10 Mayıs tarihinde Selefi şeyh Abdul Razzaq Al-Mahdi’nin yaptığı açıklamaların ardından HTŞ’nin Betül’ü ailesine teslim etmekten vazgeçtiği ileri sürüldü.

Açıklamada, Betül Süleyman Alluş’un halen Ceble’de HTŞ’ye bağlı olduğu belirtilen bir “kız evi/okulunda” tutulduğu iddia edildi.

“Uluslararası Heyet Oluşturulsun”

Kurumlar ortak açıklamalarında, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası insan hakları ve kadın örgütlerine çağrıda bulundu.

Açıklamada şu talepler sıralandı:

  • Betül Süleyman Alluş’un derhal serbest bırakılması ve ailesine teslim edilmesi,
  • Suriye’de özellikle Alevi kadınlara yönelik şiddetin durdurulması,
  • HTŞ ve bağlı grupların Alevilere ve kadınlara yönelik suçlarının araştırılması için bağımsız uluslararası heyet oluşturulması.

Açıklamada ayrıca, Suriye’de Alevilerin “soykırım cenderesi” altında olduğu savunularak, kadınların kaçırılma, zorla selefileştirme ve cinsel şiddet tehdidiyle karşı karşıya bulunduğu ifade edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir