“Dersim Kırımı Envanteri” Kitabı Yayımlandı: 1937-38’e Dokuz Vaka Ve Mekân Üzerinden Bakış
⌈AHA⌉ Bülent Bilmez ve Cemal Taş imzasını taşıyan “Dersim Kırımı Envanteri – Dokuz Örnek Vaka ve Mekân” adlı çalışma, 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşanan toplumsal travmayı somut vaka ve saha araştırmaları üzerinden ele alıyor. Kitap, resmi tarihin “isyan”, Dersim halkının kolektif hafızasının ise “Tertele” olarak adlandırdığı süreci mikro tarih yöntemiyle inceleyerek, Dersim ’38 çalışmalarına yeni bir kaynak sunmayı hedefliyor.
Çalışmada, Dersim’de yaşananların yalnızca genel anlatılarla değil; olay yerleri, mağdurlar, tanıklıklar ve saha araştırmalarına dayalı somut bilgiler üzerinden değerlendirilmesi amaçlanıyor. Kitapta, dokuz ayrı örnek vaka ve mekân üzerinden katliam sürecine dair ayrıntılı envanter çalışmaları yer alıyor.
Yazarlar, genellemeci yaklaşımların, hamasi söylemlerin ve doğrulanmamış bilgilerin ötesine geçerek Dersim’de yaşananlara ilişkin güvenilir ve belgeli bir zemin oluşturmaya çalıştıklarını vurguluyor.
“Somut Olgusal Bilgiye Dayalı Bir Çalışma”
Kitapta, yalnızca sözlü tanıklıklara değil; ağıtlara, arşiv kayıtlarına, eski ve güncel görsellere, isimleri tespit edilen mağdurlara ve dönemin resmî görevlilerine ilişkin bilgilere de yer veriliyor.
Bülent Bilmez ve Cemal Taş, çalışmalarında mikro tarih yöntemini merkeze alarak olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi” üretmeyi hedeflediklerini belirtiyor.
Çalışmanın, Dersim ’38 üzerine yürütülen akademik ve toplumsal tartışmalarda envanter niteliğinde somut veri eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçladığı ifade ediliyor.
Tarihle Yüzleşme Ve Onarıcı Adalet Vurgusu
“Dersim Kırımı Envanteri”, yalnızca tarihsel bir kayıt çalışması değil; aynı zamanda yüzleşme, hesaplaşma ve onarıcı adalet tartışmalarına katkı sunmayı hedefleyen bir çalışma olarak değerlendiriliyor.
Kitapta yer alan değerlendirmelerde, sivillerin kitlesel biçimde hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından ciddi insan hakları ihlallerine işaret ettiği vurgulanıyor.
Yazarların kitapta yer verilen değerlendirmesinde şu ifadeler dikkat çekiyor:
“Asıl mesele ‘Velev ki isyan olmuş olsun’ diyebilmek, isyanın devletin uyguladığı askerî şiddeti haklı çıkarmayacağını görmek ve göstermektir. Sivillerin kitlesel olarak hedef alınması (…) uluslararası hukukun soykırım olarak adlandırdığı eylem repertuarına işaret eder.”
Dersim ’38 üzerine yapılan çalışmalar arasında önemli bir kaynak olarak değerlendirilen kitap, hem akademik araştırmalar hem de toplumsal hafıza çalışmaları açısından dikkat çekici bir başvuru eseri olma niteliği taşıyor.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler