Paz. Haz 14th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat: “Ana Dil Bir Halkın Hafızası ve Kimliğidir”

⌈AHA⌉ Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını; halkların tarihsel hafızasını, kültürel birikimini ve kimliğini taşıyan temel değerlerden biri olduğunu belirterek, ana dillere yönelik tahammülsüzlüğün demokrasi ve birlikte yaşam anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.

Türkiye’de uzun yıllardır farklı halkların ve inanç topluluklarının kimlikleri, dilleri ve kültürleri üzerinde baskı politikalarının sürdürüldüğüne dikkat çeken Mat, demokratik bir toplumun ancak eşit yurttaşlık, çoğulculuk ve farklılıklara saygı temelinde inşa edilebileceğini vurguladı.

Ana dilin evrensel bir hak olduğunu belirten Hüseyin Mat, farklı kimlikleri tehdit olarak gören anlayışların toplumsal barışı zedelediğini ifade ederek, demokrasi mücadelesinin inkâr ve dışlama üzerinden değil; tanıma, eşitlik ve ortak yaşam iradesi üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Hüseyin Mat açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ana Dil…

Ana dil bir insanın kimliğidir. Kimlikleri hazmedemeyenlerle demokrasi mücadelesi verilmez, birlikte yol yürünmez.

Ana dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; bir halkın hafızası, kültürü ve kimliğinin taşıyıcısıdır. İnsanların kendi ana dillerini özgürce yaşatabilmesi ve gelecek kuşaklara aktarabilmesi, demokratik toplumların en temel göstergelerinden biridir, evrenseldir ve ana sütü kadar haktır.

Farklılıkları tehdit olarak gören, ana dillere yönelik dışlayıcı ya da incitici bir dil kullanan yaklaşımlar; toplumsal barışı, eşit yurttaşlık ilkesini ve ortak yaşam iradesini zedeler. Demokrasi ise ancak karşılıklı saygı, çoğulculuk ve hakların evrenselliği temelinde güç kazanabilir.

Bu nedenle, dil üzerinden ayrıştırmayı değil; her yurttaşın kimliğine, kültürüne ve anadiline saygıyı esas alan bir siyasal anlayışı savunmak ortak sorumluluğumuzdur. Çünkü gerçek demokrasi, farklılıkların bastırıldığı değil, güvence altına alındığı bir düzende hayat bulur.

Ana diline yönelik tahammülsüzlüğü meşrulaştıran bir anlayışla demokratik değerleri savunmak mümkün değildir. Demokrasi mücadelesi; inkârın değil, tanımanın; dışlamanın değil, eşitliğin; ötekileştirmenin değil, birlikte ve onurlu yaşamın mücadelesidir.

Eşit yurttaşlık temelinde, herkes için daha özgür, daha adil ve daha güçlü bir gelecek; kimliklere saygı duyan, farklı dilleri bir ülkenin zenginliği olarak gören bir toplumsal ve siyasal kültürün inşasıyla mümkün olacaktır. Aksi takdirde kimlikleri hazmedemeyenlerle demokrasi mücadelesi verilmez, birlikte yol yürünmez.

Aşk ile”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir