Hüseyin Mat Yazdı: “Bizim Dergâhlarımıza Eğri Odun Bile Giremez”
⌈AHA⌉ Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Antalya’nın Elmalı ilçesinde düzenlenen Abdal Musa Anma Etkinlikleri sırasında yaşanan protestoya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme kaleme aldı. Yazısında, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı temsilcisinin Abdal Musa Anma etkinliğinde konuşma yapmasına yönelik tepkileri değerlendiren Mat, Alevi toplumunun inançsal iradesinin devlet eliyle oluşturulan yapılarla temsil edilemeyeceğini savundu.
Hüseyin Mat, Alevi inancının temelinde yer alan rızalık, toplumsal meşruiyet ve Yol erkânı ilkelerine dikkat çekerek, Aleviliğin yüzyıllardır kendi kurumları, pirleri, anaları, dedeleri ve örgütlü toplumsal yapısıyla varlığını sürdürdüğünü vurguluyor. Devletin Aleviliği tanımlama ya da yönlendirme girişimlerinin inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerini karşılamadığını ifade eden Mat, Abdal Musa Dergâhı’nda yaşanan protestonun da bu iradenin doğal bir yansıması olduğunu belirtiyor.
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kuruluş amacına, Alevi toplumunun taleplerine ve Abdal Musa Dergâhı’nda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşan AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın yazısını, herhangi bir değişiklik yapmadan, olduğu gibi yayımlıyoruz.
”Bizim dergâhlarımıza eğri odun bile giremez.
Abdal Musa Dergâhı’mızda gerçekleştirilen etkinlikte konuşmacı olarak davet edilen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı temsilcisi, konuşması sırasında canlarımız tarafından haklı bir şekilde protesto edilmiştir.
Kurulduğu ilk günden bu yana Cumhurbaşkanlığına bağlı bir kamu kurumu olarak faaliyet gösteren bu yapı, Alevilerin inanç kurumlarını ve iradesini temsil etmek için değil; onları devlet eliyle denetim altına almak ve kendi taleplerinden uzaklaştırmak amacıyla oluşturulmuş bir vesayet mekanizmasıdır. Yani Alevilere atanan bir kayyum kurumudur.
Cemevlerini resmen ibadethane olarak kabul etmeyen, Aleviliği eşit yurttaşlık temelinde tanımayan bir devlet kurumu, Alevileri temsil edemez. Valinizle, kaymakamınızla, bütçenizle ve bütün devlet olanaklarınızla cemevlerimizi kuşatabilirsiniz; ancak Alevilerin inancını, yolunu ve vicdanını asla teslim alamazsınız.
Alevilikte her erkân, o erkânı yürüten Ana’nın ya da Dede’nin toplumdan rızalık almasıyla yürür. Rızalık yoksa erkân da yoktur. Bu, Yolumuzun en temel ilkesidir.
Makamla, parayla ya da siyasi güçle öne çıkarılan sözde Ana, Dede ve Yöneticiler, toplumumuzun rızasını hiçbir zaman alamayacaktır. Abdal Musa Dergâhı’mızda yaşananlar bunun en açık ve en somut göstergesidir.
Bu dayatmacı anlayıştan vazgeçin. Alevilerin meşru çatı kurumlarını yok sayarak, inanç önderlerini dışlayarak ve toplumsal iradeyi baypas ederek hiçbir sonuca ulaşamazsınız. Alevilerin yüzlerce yıllık haklı taleplerini kabul etmeden gerçek bir çözüm üretmeniz mümkün değildir.
Abdal Musa Dergâhımız, bugün bu baskıcı ve asimilasyoncu politikalara karşı Yol’un ve Hakikat’in cevabını vermiştir.
Ancak bu temsilciyi dergâha davet eden iradeyi de açıkça eleştiriyorum. Toplumun iradesine rağmen hareket edenler, bu görevi sürdürme meşruiyetlerini tartışmaya açarlar. Umarım ve temenni ederim ki yaşananlar gerekli dersi vermiştir ve benzer hatalar bir daha tekrarlanmaz. Alevi toplumunun iradesine rağmen dayatılan hiçbir anlayış, hiçbir akıl ve hiçbir yaklaşım bu Yol’da karşılık bulamaz.
Dergâhımıza eğri odun sokmayan, Yol’un onuruna ve Pirlerimizin emanetine sahip çıkan bütün canlarımızı yürekten selamlıyor, her birine bin kez aşk ile niyaz ediyorum.
Yol bir, sürek bin birdir. Hak’tan, halktan ve rızalıktan yana olmaya devam edeceğiz.
Aşk ile”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler
Alevi Mehdioğulları bin yıllık Anadolu tarihinde hep laik ve demokratik fitratta yedi bin yıllık İslam ve tasavvuf yolunda 4 kapı 40 makam kutsal şeriat i esas almıştır… Ve post-modern anlamda ileri ve tam demokratik anlayışı din mezhep tarikat ve siyasette tam bağımsızliktir… Ne İran ne Türkiye devlet ve cumhuriyet rejimi ile ileri ve tam demokratik anlayışımiza ulaşmış değildir… Bizim hak meclisimizde kadın yüzde 50 temsil edilirken İsveç ve Norveç te bile ancak yüzde 25 dir 🙂