Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Mersin Cemevi’nde Madımak’ın 33 Canı Anıldı: “2 Temmuz’da Nerede Olursak Olalım, Gönlümüz Sivas’ta”

AHA – Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında, Mersin Cemevi’nde düzenlenen anma programında 2 Temmuz 1993’te yaşamını yitiren 33 can saygı, özlem ve mücadele kararlılığıyla anıldı. Programda yapılan konuşmalarda, Madımak Katliamı’nın toplumsal hafızadaki yerinin unutulmaması gerektiği vurgulanırken, birlik, dayanışma ve adalet mücadelesinin büyütülmesi çağrısı yapıldı.

Anma programı, Mersin Cemevi İnanç Kurulu Üyesi Ali Halisçelik Dede‘nin 33 can anısına okuduğu gülbenkle başladı. Program boyunca deyişler seslendirilirken, Madımak’ta yaşamını yitiren canlar saygı ve özlemle anıldı.

Pir Hasan Kılavuz: “Gönlümüz Her Zaman Sivas’ta”

Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, yaptığı konuşmada 2 Temmuz’un aradan geçen yıllara rağmen Alevi toplumunun yüreğinde ilk günkü acısıyla yaşamaya devam ettiğini belirtti.

Hasret Gültekin, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu ve Madımak’ta yaşamını yitiren tüm canların eserleriyle ve bıraktıkları değerlerle yaşamayı sürdürdüğünü ifade eden Kılavuz, şunları söyledi: “Onların anıları, mücadeleleri ve düşünceleri; Anadolu Alevilerinin, demokratların ve aydınların gönlünde hiç sönmeyen bir ışık olarak varlığını koruyor. Yaktığımız her mum, onların aziz hatıralarına duyduğumuz saygının ve özlemin simgesi, ruhlarına uzanan manevi bir köprüdür.”

Kılavuz, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:

“2 Temmuz’da nerede olursak olalım, gönlümüz Sivas’ta, Madımak Oteli’nde yitirdiğimiz canlarla olsun. Onların anısını yaşatmak ve unutmamak için 2 Temmuz’da bir mum yakalım; hafızamızı, vicdanımızı ve dayanışmamızı birlikte yaşatalım.”

Prof. Dr. Erkan Aktaş: “Unutmak Yetmez, Dayanışmayı Güçlendirmeliyiz”

Programda konuşan Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Aktaş, Sivas Katliamı’nın Alevi toplumunun ortak hafızasında derin izler bıraktığını belirtti.

2 Temmuz’un Aleviler açısından “en uzun gecelerden biri” olduğunu ifade eden Aktaş, benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumsal dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Alevilerin tarih boyunca barışı, birlikte yaşam kültürünü ve evrensel değerleri savunduğunu dile getiren Aktaş, seküler yaşam anlayışının ve demokratik değerlerin korunmasının toplumsal barış açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.

Program, deyişler ve yapılan anmalarla sona ererken, katılımcılar Madımak’ta yaşamını yitiren 33 canın anısını yaşatmaya ve adalet mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini bir kez daha dile getirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir