FDG’den Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne Çağrı: “Arşivleri Açın, Hakikat Ortaya Çıksın”
AHA – Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), tarihçi Dr. Sedat Ulugana tarafından kamuoyuyla paylaşılan ve Seyit Rıza ile arkadaşlarının idamlarının hemen ardından çekildiği belirtilen altı orijinal fotoğrafa ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu fotoğrafların doğruluğunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından resmî arşivler üzerinden açıklığa kavuşturulması istenerek, Dersim 1937-38 süreciyle yüzleşilmesi ve hakikatin ortaya çıkarılması çağrısında bulunuldu.
FDG, aradan geçen 89 yıla rağmen Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin hâlâ açıklanmadığını hatırlatarak, devletin tarihî sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, sessizliğin ve inkârın toplumsal hafızadaki yaraları derinleştirdiğine dikkat çekilerek, kamuoyunun hakikati öğrenme hakkının gecikmeksizin karşılanması gerektiği ifade edildi.
FDG’nin Açıklaması Şöyle:
“14/15 Kasım 1937… Elazığ Buğday Meydanı… ve idam fotoğrafları…
Hukukun askıya alındığı, kararın önceden verildiği bir gecede; Seyit Rıza, Usenê Seydi, Aliyê Mirzê Sıli, Hesen Ağa, Fındık Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê idam edildiler. Seyit Rıza’nın ve oğlunun yaşları bile idam edilebilmeleri için mahkeme kararıyla değiştirildi. Ardından mezarları gizlendi; ailelerine bir mezar taşı, bir gülbenk okuyacak, bir mum yakacak yer bile çok görüldü.
Bugün bu idamların üzerinden 89 yıl geçti.
Berlin Freie Üniversitesi’nde görev yapan tarihçi Dr. Sedat Ulugana, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamlarından hemen sonra çekildiği belirtilen 6 orijinal fotoğrafı kamuoyuna sundu. Eğer bu fotoğraflar gerçekse, bunlar yalnızca Dersim tarihinin değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin de en çarpıcı ve en ağır belgeleri arasındadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bir kez daha sesleniyoruz;
89 yıldır hakikatten kaçtın. 89 yıldır mezar yerlerini açıklamadın. 89 yıldır Dersim’in acılarıyla yüzleşmek yerine susmayı tercih ettin.
Artık susma. Arşivlerini aç. Bu fotoğraflar gerçek mi, değil mi? Açıkla. Devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Vicdan bunu gerektirir. Adalet bunu gerektirir.
Dersimlileri, araştırmacıları ve kamuoyunu bu fotoğrafların doğruluğunu kendi imkânlarıyla araştırmaya ve kanıtlamaya mecbur bırakma. Ey devlet, biraz adalet! Elindeki arşivler gerçeği söylüyorsa bunu açıklamak senin görevin, tarihsel sorumluluğun ve vicdani yükümlülüğündür; bu yükü mağdurların ve onların torunlarının omuzlarına bırakmak değil.
Bugün önünde yeni bir sınav var.
Bu fotoğraflar gerçekse doğrula; gerçek değilse bunu da bütün belgeleriyle ortaya koy. Sessizlik de bir tercihtir. İnkâr da tarihin önünde bir sorumluluktur. Artık belirsizliğin arkasına saklanma.
Bugün bir kez daha Seyit Rıza’nın darağacındaki haykırışı kulaklarımızda çınlıyor:
‘Evlad-ı Kerbelayız. Günahsızız. Ayıptır! Zulümdür! Cinayettir!’
Ve biz, 89 yıl sonra aynı soruları sormaya devam ediyoruz:
Seyitlerimizin mezarları nerede?
Bu fotoğraflar gerçek mi? Devlet arşivlerinde bu fotoğraflara ilişkin kayıtlar var mıdır?
Bir devletin en temel görevi, vatandaşının canını, malını, mülkünü ve onurunu korumaktır. Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde hakikate, adalete ve devlet ciddiyetine dair en küçük bir sorumluluk duygusu kaldıysa, arşivlerini açmalı ve bu fotoğrafların gerçek olup olmadığını kamuoyuna açıklamalıdır.”
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG)
10 Temmuz 2026

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler