Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Mehmet Tanlı: “Anayasa Mahkemesi Kararı Geç Kalınmış Bir Adımdır, Asıl Önemli Olan Gereğinin Yerine Getirilmesidir”

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu 12 yıl sonra karara bağladı. Yüksek Mahkeme, katliama ilişkin yargı sürecinin etkili yürütülmediğine hükmederek “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını oy birliğiyle verdi. Karar doğrultusunda katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
Sosyal danışman ve gazeteci, aynı zamanda Hamm Alevi Kültür Merkezi üyesi Mehmet Tanlı, Alevi Haber Ağı’nın (AHA) Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı kararına ilişkin hazırladığı özel röportaj dosyasına değerlendirmelerde bulundu. Tanlı, kararın önemli olmakla birlikte çok geç alındığını belirterek, gerçek yüzleşmenin ancak Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ve demokratikleşme yönünde somut adımlar atılmasıyla mümkün olacağını söyledi.
⌈ AHA Özel Röportaj⌉ Alevi Haber Ağı’nın (AHA), Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararının ardından hazırladığı özel röportaj dizisi sürüyor.
Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurumları, demokratik kitle örgütleri, aydınlar, gazeteciler, sanatçılar ve siyasetçilerin görüşlerine yer verdiğimiz dosyanın bu bölümünde sorularımızı Sosyal Danışman, Gazeteci ve Hamm Alevi Kültür Merkezi Üyesi Mehmet Tanlı yanıtladı.
Tanlı, Anayasa Mahkemesi’nin kararını geç de olsa önemli bir hukuki tespit olarak değerlendirdi. Kararın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Tanlı, gerçek adaletin sağlanabilmesi için devletin geçmişle samimi biçimde yüzleşmesi, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ve demokratikleşme yönünde somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
İşte Mehmet Tanlı’nın Alevi Haber Ağı’nın sorularına verdiği yanıtlar:
1- Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Katliamı davasına ilişkin verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu karar sizce 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesi açısından ne ifade ediyor?
Mehmet Tanlı: Bu karar sevindirici ama bir o kadar da çok geç kalmış bir karardır. Ama hiç yoktan iyidir. Şu nedenle iyidir:Bu kararla TC devleti ve organları suçluluklarını, yargının tarafsız olmadığını kabul etmiş, Madımak’ta akrabaları katledilen acılı Alevilere haksızlık yapıldığını itiraf etmiştir.
2- Sizce Sivas Katliamı ile gerçek anlamda yüzleşme sağlanabildi mi? Türkiye’nin adalet ve demokrasi anlayışı açısından bu kararın nasıl sonuçlar doğurmasını bekliyorsunuz?
Mehmet Tanlı: Hayır, o yüzleşme hiç gerçekleşmedi. Çünkü Alevi toplumuna her alanda baskılar, ayrımcılık devam etti. Sivas’ta, Madımak’ta insanlarımızı yakanları savunan avukatlar milletvekili, bakan, yüksek bürokrat oldular; adeta ödüllendirildiler. Bu, Alevi toplumunun göğsüne saplanan ikinci hançer oldu. Yaraları deştiler, gözdağı verdiler.
Toplumsal kutuplaşmayı derinleştirip Alevileri ve kendileri gibi düşünmeyen, yaşamayan, inanmayan, başta Aleviler olmak üzere tüm başka inançları dışladılar, ötekileştirdiler.
Bu kararın içinin doldurulması lazım, inandırıcı olmak istiyorlarsa. Alevilerin talepleri biliniyor. O talepler karşılanırsa, Alevilere de yönetim mevkilerinde görevler, haklar verilirse, eşit haklar sağlanırsa güzel sonuçlar doğurabilir.
81 vilayetin hiçbirinde bir Alevi, gayrimüslim, Hristiyan vali, kaymakam, emniyet müdürü; bakanlıklarda genel müdürler yok. Bu tutum, politika kabul edilemez. Çünkü çağa uymuyor, zamanın ruhuna aykırı.
3- Avrupa’da Alevilerin elde ettiği hak kazanımları dikkate alındığında, Türkiye’de Alevilerin eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve demokratik haklara ilişkin taleplerinin karşılanması için hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Mehmet Tanlı: Bu sorunun yanıtını kısmen önceki değerlendirmemde de ifade ettim.
Her şeyden önce insanlar hiçbir çekince duymadan “Ben Aleviyim” diyebilmelidir. Cemevleri resmî olarak ibadethane ve inanç merkezi olarak kabul edilmelidir. Devlet, camilere sağladığı imkânları cemevlerine de sağlamalıdır.
Okullarda Alevilik hakkında objektif bilgiler içeren dersler verilmelidir. Çünkü Aleviler de vergi veriyor, askerlik yapıyor ve bu ülkenin eşit sorumluluklara sahip yurttaşları olarak bütün yükümlülüklerini yerine getiriyor. Buna rağmen diğer inanç gruplarıyla aynı haklardan yararlanamıyorlar.
Aleviler, toplumun her alanında kimliklerini özgürce yaşayabildikleri ve yönetim kademelerinde eşit biçimde temsil edildikleri zaman önemli bir mesafe kat edilmiş olacaktır.
4- Türkiye’de yeniden gündeme gelen barış ve demokratik çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce kalıcı, onurlu ve demokratik bir barışın sağlanabilmesi için Alevilerin talepleri ve demokratikleşme hedefleri bu sürecin neresinde yer almalıdır?
Mehmet Tanlı: Bu sürecin başarılı olabilmesi için öncelikle samimi ve güven verici somut adımların atılması gerekiyor.
Başarılı bir barış süreci Türkiye’de yeni bir toplumsal iklim yaratacaktır. İnsanlar, kültürler ve inançlar arasındaki ilişkiler gelişecek, gerçek anlamda eşitlik temelinde bir diyalog zemini oluşacaktır.
Bunu gerçekleştirmek Türkiye’yi yönetenlerin sorumluluğundadır. Aksi halde ülkeyi daha zor günlerin beklediğini düşünüyorum.
Dileğim, bu sürecin başarıyla sonuçlanması ve Türkiye’nin özlem duyduğu barışa, kardeşliğe ve demokrasiye hizmet etmesidir.
Bunun için başta Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Ekrem İmamoğlu, Can Atalay, Osman Kavala, tutuklu CHP’li ve eski HDP’li belediye başkanları ile bürokratlar ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın serbest bırakılması gerektiğini düşünüyorum.
Özgür medyanın üzerindeki baskılar kaldırılmalı, sürgünde yaşayan binlerce muhalif ülkesine güven içinde dönebilmeli, ailelerine ve mesleklerine yeniden kavuşabilmelidir.
5- Son olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının ardından Avrupa’da yaşayan Alevilere, Türkiye’deki Alevi toplumuna ve demokrasi güçlerine vermek istediğiniz mesaj nedir?
Mehmet Tanlı: Bu karar verilmiş olsa da hak mücadelesi her alanda kesintisiz sürdürülmelidir. Alevi toplumu kendi içinde birlik ve dayanışmasını güçlendirebildiği, ayrışmalara izin vermediği ölçüde başarıya ulaşacaktır.
Avrupa’da elde edilen her demokratik kazanım, Türkiye’deki Alevilere moral verecek ve onların mücadelesini güçlendirecektir. Ancak otuz üç yıl sonra gelen bu karar, yaşanan acıları hafifletmeye yetmemektedir. Geçmişte yaşanan katliamlar hiçbir zaman unutulmamalıdır. Yeni Madımakların yaşanmaması için Alevi toplumu; demokrasi güçleri, emek örgütleri ve tüm ezilen kesimlerle birlikte ortak mücadeleyi büyütmelidir.
Teşekkür
Alevi Haber Ağı (AHA) olarak, Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı kararına ilişkin hazırladığımız özel röportaj dosyamıza değerli görüşleriyle katkı sunan Sosyal Danışman, Gazeteci ve Hamm Alevi Kültür Merkezi Üyesi Sayın Mehmet Tanlı’ya teşekkür ediyoruz.
Adalet, eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, demokrasi ve toplumsal barış mücadelesine katkı sunacağına inandığımız bu değerlendirmelerin, kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturmasını diliyoruz.
Alevi Haber Ağı’nın (AHA) Sivas Madımak Katliamı Özel Röportaj Dosyası, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurumları, aydınlar, sanatçılar, gazeteciler, siyasetçiler ve demokratik kitle örgütlerinin değerlendirmeleriyle önümüzdeki günlerde de devam edecektir.
Katkılarından dolayı Sayın Mehmet Tanlı’ya bir kez daha teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Saygılarımızla,
Hasan Subaşı
AHA Yayın Kurulu Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir