AABK: Seyit Rıza ve Yol Arkadaşlarının Mezar Yerleri Açıklansın
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının idamının ardından çekildiği belirtilen tarihi fotoğrafların ortaya çıkmasının, Dersim Katliamı’yla yüzleşme açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, devleti mezar yerlerini açıklamaya, arşivleri açmaya ve katliamla yüzleşmeye çağırdı.
AHA / Köln — Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 1937-38 Dersim Katliamı’na ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının infazının ardından çekildiği belirtilen tarihi fotoğrafların kamuoyuna yansımasının ardından Türkiye Cumhuriyeti devletine kapsamlı bir yüzleşme çağrısında bulundu.
Açıklamada, Berlin Freie Üniversitesi’nden tarihçi Dr. Sedat Ulugana tarafından bir müzayedede ortaya çıkarılan ve Stêrk TV’de yayımlanan altı orijinal fotoğrafın, 15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının infazının hemen sonrasına ait ilk doğrudan görsel belgeler olduğu belirtilerek, bu fotoğrafların 89 yıldır büyük ölçüde tanık anlatıları ve sözlü tarih üzerinden bilinen devlet şiddetini somut ve tartışılmaz belgelerle ortaya koyduğu ifade edildi.
“Geçmişle Yüzleşmek Toplumsal Güveni Güçlendirir”
AABK, söz konusu gelişmeyi Dersim Katliamı’yla yüzleşme açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.
Açıklamada, bir devletin geçmişiyle yüzleşmesinin toplumsal barışı zedelemeyeceği, aksine hakikatin ortaya çıkmasına ve toplumsal güvenin güçlenmesine katkı sunacağı vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bir devletin geçmişiyle yüzleşmesi, ne bugünkü barışını tehdit eder ne de geleceğe bir kindarlık bırakır; aksine toplumsal güveni ve hakikatin onurunu güçlendirir. Mezar yeri bilinmeyen bir katliam mağduru, ailesi için hâlâ tam anlamıyla ‘gömülmemiş’ demektir. Bu, hukuki olduğu kadar vicdani bir meseledir.”
Mezar Yerlerinin Açıklanması İstendi
AABK, öncelikli taleplerinin başında, 1937-38 Dersim Katliamı sırasında idam edilen, infaz edilen ya da kaybedilen Alevilerin, başta Seyit Rıza ve yol arkadaşları olmak üzere mezar yerlerinin resmi olarak tespit edilerek kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, gerekli görülmesi halinde bağımsız adli ve arkeolojik ekiplerin kazı ve kimlik tespiti çalışmalarına izin verilmesi, tespit edilen mezar yerlerinin ise ailelerin ve toplumun ziyaret edebileceği, anmalarını gerçekleştirebileceği hafıza mekânları hâline getirilmesi çağrısı yapıldı.
Arşivlerin Açılması Çağrısı
Konfederasyon, Dersim Katliamı’na ilişkin Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı, MİT ve Devlet Arşivleri’nde bulunan tüm askeri, idari ve yargısal belgelerin araştırmacılara ve kamuoyuna açılmasını istedi.
Fotoğraf, film, rapor ve resmi yazışmalar dâhil tüm görsel ve yazılı materyalin dijital ortama aktarılması ve erişime açılması gerektiği belirtilen açıklamada, arşiv başvuruları reddedilen araştırmacılara ret gerekçelerinin şeffaf biçimde bildirilmesi talep edildi.
Resmi Tanıma, Özür ve Hafıza Mekânları Talebi
AABK, devletin 1937-38 Dersim Katliamı sırasında yaşanan kitlesel öldürme, sürgün ve zorla asimilasyon politikalarını resmen tanımasını ve mağdur aileler ile Alevi toplumu nezdinde kamuoyu önünde özür dilemesini istedi.
Açıklamada ayrıca Elazığ Buğday Meydanı başta olmak üzere infaz ve toplu mezar alanlarında anıt, müze ve bilgilendirme merkezlerinden oluşan hafıza mekânlarının oluşturulması ile 15 Kasım’ın resmi anma günleri takvimine alınmasının önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulunuldu.
TBMM’ye Araştırma Komisyonu Çağrısı
AABK, Dersim Katliamı’nın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM bünyesinde bağımsız bir araştırma komisyonu kurulmasını isterken, mağdur ailelere yönelik tazminat ve itibar iadesi mekanizmalarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Sürecin Takipçisi Olacağız”
Açıklamanın sonunda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Dersim Katliamı’yla yüzleşme ve hakikatin ortaya çıkarılması yönündeki taleplerinin takipçisi olacağını belirterek şu mesajı verdi:
“AABK olarak, bu talebin takipçisi olacak; Türkiye’deki ve Avrupa’daki ilgili kurumlar, uluslararası insan hakları mekanizmaları ve kamuoyu nezdinde bu süreci sonuna kadar izleyeceğimizi tüm halkımıza duyuruyoruz.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler