FEDA ve DAKB’den Şengal Soykırımı’nın 12. Yılında Çağrı: “Unutmadık, Unutturmayacağız”
AHA | Haber Merkezi— Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 3 Ağustos 2014’te IŞİD’in Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği ve Birleşmiş Milletler tarafından soykırım olarak tanınan saldırının yıl dönümünde ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Ezidi halkının tarih boyunca çok sayıda katliam ve sürgünle karşı karşıya kaldığı hatırlatılarak, Şengal Soykırımı’nın insanlık tarihinin en ağır suçlarından biri olduğu vurgulandı. FEDA ve DAKB, soykırımın tüm boyutlarıyla tanınması, faillerin yargılanması ve Ezidi halkının güvenli, özgür ve onurlu bir yaşam sürebilmesi için uluslararası topluma ve ilgili devletlere sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’de tartışılan demokratik toplum sürecinin tüm halklar ve inançlar açısından eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve kalıcı barış temelinde sonuçlanması gerektiği ifade edildi.
“Ezidi Halkı 74. Fermanla Soykırıma Uğradı”
FEDA ve DAKB açıklamasında, Ezidilerin yüzyıllardır kimlikleri ve inançları nedeniyle katliamlara, sürgünlere ve ayrımcılığa maruz bırakıldığı belirtilerek, 3 Ağustos 2014’te IŞİD tarafından Şengal’e yönelik gerçekleştirilen saldırının Ezidi toplumunun “74. Fermanı” olarak hafızalara kazındığı ifade edildi.
Açıklamada, saldırıda binlerce kişinin katledildiği, kadınlar ve kız çocuklarının köleleştirildiği, çocukların ailelerinden koparıldığı ve yüz binlerce Ezidinin göç etmek zorunda bırakıldığı hatırlatıldı.
“Soykırım Tanındı, Adalet Hâlâ Sağlanmadı”
FEDA ve DAKB, Şengal’de yaşananların Birleşmiş Milletler tarafından soykırım olarak tanınmasına rağmen, aradan geçen yıllara karşın binlerce Ezidinin hâlâ kayıp olduğunu ve faillerin önemli bölümünün yargı önüne çıkarılmadığını belirtti.
Açıklamada, başta Irak devleti olmak üzere ilgili devletlerin soykırımı resmen tanımamış olmasının da önemli bir sorun olduğu ifade edilerek, şu çağrı yapıldı:
“Soykırımın resmî olarak tanınması, faillerin yargılanması, kayıpların akıbetinin açıklanması, Şengal’in yeniden inşası ve Ezidi halkının güvenli, özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli hukuki ve siyasi güvencelerin sağlanması uluslararası toplumun ve ilgili devletlerin ertelenemez sorumluluğudur.”
“Direniş Ezidi Halkının Yeniden Ayağa Kalkmasını Sağladı”
Açıklamada, IŞİD saldırıları sırasında Kürt özgürlük güçlerinin Ezidi halkıyla birlikte yürüttüğü direnişe de değinilerek, bu mücadelenin Şengal’in özgürleşmesinde belirleyici rol oynadığı ifade edildi.
Şengal Soykırımı sonrasında Ezidi halkının kendi demokratik örgütlülüğünü güçlendirmek amacıyla önemli adımlar attığı belirtilen açıklamada, oluşturulan Şengal Meclisi ile halkın ortak iradesinin ortaya konulduğu ve inanç, kimlik ile kolektif hakların anayasal ve uluslararası düzeyde tanınması mücadelesinin sürdürüldüğü kaydedildi.
“Ezidi Kadınlarının Mücadelesi Ortak Direnişe Güç Veriyor”
FEDA ve DAKB, büyük acılar yaşamalarına rağmen Ezidi kadınlarının örgütlülüklerini büyüterek kimliklerini, inançlarını ve toplumsal varlıklarını koruma mücadelesini sürdürdüklerini belirtti.
Açıklamada, bu direnişin yalnızca Ezidi halkı için değil, tüm ezilen halklar ve inanç toplulukları açısından da önemli bir mücadele örneği olduğu ifade edildi.
“Eşit Yurttaşlık ve İnanç Özgürlüğü Güvence Altına Alınmalı”
FEDA ve DAKB, Türkiye’de uzun süredir tartışılan demokratik toplum sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, sürecin tüm halklar ve inançlar açısından kalıcı barış, anayasal güvence, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü temelinde sonuçlanması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, Ezidi halkının yanı sıra Aleviler ve diğer halkların demokratik haklarının güvence altına alınması talep edilerek, bu mücadeleden vazgeçilmeyeceği belirtildi.
“Şengal’i Unutmadık, Unutturmayacağız”
FEDA ve DAKB, açıklamalarını Şengal Soykırımı’nda yaşamını yitirenleri saygıyla anarak ve kayıp yakınlarının adalet mücadelesiyle dayanışma mesajı vererek tamamladı.
Açıklamanın sonunda şu ifadeler yer aldı:
“Şengal Soykırımı’nda yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor, kayıp yakınlarının adalet mücadelesini sahipleniyoruz. Şengal’i unutmadık, unutturmayacağız.”

Alevi Haber Ağı
Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.
Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı