Zini Gediği Katliamı’nın 88. Yılında 97 Can Anıldı: Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Çağrısı / Video
Erzincan’ın Kılıçkaya (Surbahan) köyü yakınlarındaki Zini Gediği’nde, 8 Ağustos 1938’de Dersim Tertelesi sürecinde katledilen 97 Kürt Alevi can, katliamın 88. yılında düzenlenen programla anıldı. Alevi yol analarının gülbanglarıyla başlayan anmada katledilenlerin isimleri tek tek okundu. Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin de katıldığı anmada, geçmişle yüzleşme ve adalet çağrısı yapıldı. Zini Gediği İnisiyatifi ise arşivlerin açılmasından resmi özre, kayıpların tazmininden anıt mekân oluşturulmasına kadar bir dizi talebi kamuoyuyla paylaştı.
AHA Haber Merkezi – Erzincan’ın Kılıçkaya (Surbahan) köyü yakınlarında bulunan Zini Gediği’nde, 8 Ağustos 1938’de Dersim Tertelesi sürecinde katledilen 97 Kürt Alevi can, katliamın 88. yılında Kılıçkaya köyünde gerçekleştirilen anma programıyla anıldı.
Anmaya Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Avrupa ve Türkiye’den Alevi kurumlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, katledilenlerin yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Aradan geçen 88 yıla rağmen Zini Gediği Katliamı’yla yüzleşilmedi, toplu mezarlar açılmadı ve failler yargılanmadı. Katledilenlerin aileleri ve yakınları ise hakikat, adalet, yüzleşme ve toplumsal hafıza mücadelesini sürdürüyor.
Anma Yol Analarının Gülbanglarıyla Başladı
Zini Gediği’nde katledilen 97 canın anısına gerçekleştirilen programda ilk olarak Firaz Ana, Naime Ana ve Narin Ana gülbanglar vererek çerağ uyandırdı.Ardından katliamda yaşamını yitiren 97 canın isimleri tek tek okunarak anıldı.

Anma programı Araştırmacı Cemal Taş, Prof. Dr. Bedriye Poyraz ve Dr. Orhan Gazi Ertekin’in Zini Gediği Katliamı, Dersim Tertelesi, toplumsal hafıza, geçmişle yüzleşme ve adalet mücadelesine ilişkin konuşmalarıyla devam etti.
Ertekin: “Katillerle Hukuki ve Politik Bir Yüzleşme Gerçekleştirmedik”
Anmada söz alan Dr. Orhan Gazi Ertekin, Türkiye’nin geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşmediğini belirterek, insanların yaslarını dahi yaşayamadığına dikkat çekti.
Ertekin, şöyle konuştu:
“Her gün bir kırım anması ile yüz yüzeyiz. Böyle bir Alevi takvimi oluştu. Katillerle hukuki ve politik bir yüzleşme gerçekleştirmedik. Hukuksal ve politik bir yüzleşme gerçekleştiremediğimiz için her gelen yeni kuşağa aynı şeyleri söylüyoruz. 8’inci kuşağa katliamları anlatmak ve bunların bir daha yaşanmayacağını anlatamamak bir trajedidir. Politik adalet mücadelesi, katilin suç işleme iktidarını elinden almak demektir. Bir sonraki kuşağa bu adalet mücadelesini sürdürme sorumluluğunu yüklüyoruz.”
Ertekin, konuşmasının devamında katliamlarla yüzleşmenin ve adalet mücadelesinin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Poyraz: “Zini Gediği Katliamı Dersim Tertelesi’nin Bir Boyutu”
Prof. Dr. Bedriye Poyraz ise Zini Gediği Katliamı’nın Dersim Tertelesi’nin bir boyutu olduğunu belirterek, Dersim’e yönelik tarihsel politikalar ve asimilasyon uygulamaları üzerinde durdu.
Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan raporlara dikkat çeken Poyraz, şunları söyledi:
“Osmanlı zamanında bu katliam yapılmak istendi. Raporlarda sürekli Yavuz’a değiniliyor. Benim düşüncem, aslında Osmanlı katliamı yapmak istedi ama farklı bölgelerde savaştığı için katliamı yapmıyor. Dersim coğrafyasının ne kadar önemli olduğu raporlara yansıyor. Cumhuriyet dönemi askerleri ‘Bu bize Osmanlı’dan miras kaldı’ diyor, bu da raporlara yansıyor. Dersim kadınları onların gözünde ‘kötüler.’ Bunun nedenini Kızılbaşlığa bağlıyorlar.”
Taş: “Onların Hatırasına Sahip Çıkmak Boynumuzun Borcu”
Araştırmacı Cemal Taş da Zini Gediği’nde katledilenlerin unutulmaması ve hatıralarının yaşatılması gerektiğini vurguladı.
Katliamlarla yüzleşme mücadelesinin ortaklaştırılması gerektiğini belirten Taş, şöyle konuştu:
“Bizim onların hatırasına sahip çıkmamız boynumuzun borcu. Bir yüzleşme için neler yapılması gerekiyorsa yan yana gelip bu katliamları uluslararası mecraya taşımamız gerekiyor.”
Alevi Kurumlarından Yüzleşme Çağrısı
Anmada Avrupa ve Türkiye’den Alevi kurumlarının temsilcileri de söz aldı.
Kurum temsilcileri, Zini Gediği’nde ve Dersim Tertelesi sürecinde yaşananların unutulmaması, toplumsal hafızanın korunması ve geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini vurguladı.
Katliamların üzerinin örtülmemesi ve hakikatin ortaya çıkarılması çağrısında bulunan temsilciler, adalet ve yüzleşme mücadelesinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.
Konuşmaların ardından sanatçılar Şenay Aslan ve Savaş Aslan deyişler seslendirdi. Geçit Cemevi Semah Ekibi de deyişler eşliğinde semah döndü.
Zini Gediği İnisiyatifi Taleplerini Açıkladı
Zini Gediği İnisiyatifi, anmada Zini Gediği’nde yaşananların bütün yönleriyle açığa çıkarılması, devletin sorumluluğunu kabul etmesi ve geçmişle yüzleşilmesi amacıyla taleplerini kamuoyuna açıkladı.
İnisiyatifin talepleri şöyle:
- Dereye yuvarlatılan Ateş Çemberi derhal yerine konulmalıdır.
- Kılıçkaya Köyü’nde Zini Gediği İnisiyatifi tarafından “Anıt Mekânı” olarak projelendirilen yer için bütçe temin edilmelidir.
- Devlet, kolektif travmalardaki sorumluluğunu açıkça üstlenmelidir.
- Devlet, kolektif travmaları tanıdığını tören, anıt, müze ve benzeri projelerle somutlaştırmalıdır.
- Zini Gediği ve diğer kayıplarla ilgili arşivler mutlaka açılmalı ve bu konu siyasi hesaplar için istismar edilmemelidir.
- Mal ve can kaybına uğrayanların ve yerinden edilenlerin maddi kayıpları, gerçek kayıpla orantılı şekilde tazmin edilmelidir.
- Zini Gediği’nde yaşamını yitirenlerin ve diğer kayıpların yanı sıra yakınlarının onurlarını, itibarlarını ve haklarını iade eden resmi bir açıklama yapılmalıdır.
- 1938 süreci ve sonrasında meydana gelen olaylarla ilgili sorumlulukların kabulünü ve gerçeklerin tanınmasını içerecek şekilde kamuoyundan özür dilenmelidir.
Anmanın Ardından Birlik Cemi Bağlandı
Kılıçkaya Köyü’nde gerçekleştirilen anma programının ardından yüzlerce canın katılımıyla Birlik Cemi bağlandı. Cemde deyişler söylendi, semah dönüldü ve getirilen lokmalar rızalıkla eşitçe pay edildi. Zini Gediği’nde katledilen canların anıldığı Birlik Cemi’nde, hakikat ve toplumsal hafıza mücadelesinin sürdürülmesi mesajı verildi.
Zini Gediği’nde Ne Yaşandı?
Zini Gediği Katliamı, 1937-1938 Dersim Tertelesi sürecinde yaşanan katliamlardan biri olarak toplumsal hafızadaki yerini koruyor.
8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Kılıçkaya (Surbahan) köyü ve çevresindeki köylerden toplanan Kürt Alevi yurttaşlar, Zini Gediği olarak bilinen bölgeye götürüldü. Burada 97 kişi katledildi.
Katledilen canların cenazeleri ailelerine teslim edilmedi. Zini Gediği, aradan geçen on yıllar boyunca yakınlarını kaybeden aileler açısından yalnızca bir toplu mezar alanı değil, aynı zamanda hakikat ve adalet arayışının simgelerinden biri haline geldi.
Toplu Mezarların Açılması Talebi 88 Yıldır Karşılanmadı
Katliamda yakınlarını kaybeden aileler, Zini Gediği’ndeki toplu mezarların açılması, cenazelerin kimliklerinin tespit edilmesi ve yaşananlara ilişkin hakikatin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için yıllardır mücadele yürütüyor.
Ailelerin ve hak savunucularının girişimlerine rağmen aradan geçen 88 yılda toplu mezarlar açılmadı ve katliamla ilgili kapsamlı bir yüzleşme gerçekleşmedi.
Katledilenlerin yakınları, Zini Gediği’nde yaşananların açığa çıkarılmasını yalnızca geçmişe ilişkin bir talep olarak değil; adaletin sağlanması, toplumsal hafızanın korunması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması açısından da önemli görüyor.
Her yıl gerçekleştirilen anmalar, 97 canın hatırasının yaşatılmasının yanı sıra hakikat, adalet ve yüzleşme talebinin kamuoyuna taşındığı buluşmalara dönüşüyor.
Zini Gediği İnisiyatifi’nden Teşekkür
Zini Gediği İnisiyatifi, anmaya katılan canlara ve dostlara teşekkür ederek şu mesajı paylaştı: “Anmamıza katılım sağlayan tüm canlara ve dostlara gönülden teşekkür ediyoruz. Yitirdiğimiz canların devri daim, anıları yolumuza ışık olsun. Hak katında kabul olsun.”



Alevi Haber Ağı
Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.
Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı