Pts. Ağu 17th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Bakırhan: “Bir Asırlık Kürt Meselesi Çatışmanın Gölgesinden Hukukun Zeminine Taşınıyor”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çerçeve yasaya ilişkin yaptığı kapsamlı konuşmada, Kürt meselesinde tarihsel bir dönemeçten geçildiğini belirterek, “Bir asırlık Kürt meselesi, çatışmanın gölgesinden hukukun zeminine taşınıyor” dedi. Kanun teklifini çatışmadan demokratik siyasete geçişin ilk hukuki adımı olarak değerlendiren Bakırhan, sürecin Kürtlerin kimliğinin eritilmesi değil, varlıklarının hukukla buluşması olduğunu vurguladı. Bakırhan, Ekim ayında Meclis’in açılmasıyla Kürtlerin, Alevilerin, işçilerin, kadınların ve haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin dahil olacağı demokratik bir yeniden inşa sürecinin başlatılması gerektiğini söyledi.

AHA Haber Merkezi – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen çerçeve yasaya ilişkin konuşmasında, Kürt meselesinin çözümü, barış süreci, demokratikleşme, eşit yurttaşlık ve ortak yaşam konusunda önemli mesajlar verdi.

Bakırhan, konuşmasına barış için emek veren ve yaşamını yitirenleri Sırrı Süreyya Önder’in şahsında anarak başladı. Görüşülen kanun teklifinin ülkenin geleceği açısından tarihsel önem taşıdığını söyleyen Bakırhan, çözümün adresinin TBMM olduğunu vurguladı.

“Bir asırlık Kürt meselesi, çatışmanın gölgesinden hukukun zeminine taşınıyor. Biz burada, bu tarihi geçişe tanıklık ediyoruz” diyen Bakırhan, kanun teklifini yeni bir istikametin başlangıcı olarak değerlendirdi.

“Parlamento Meseleyi Çözme Sorumluluğuyla Karşı Karşıyadır”

Kürt meselesinin Cumhuriyet tarihi boyunca olağanüstü yönetim anlayışları ve güvenlik politikaları içerisinde ele alındığını belirten Bakırhan, artık bu dönemin geride bırakılması gerektiğini söyledi.

Meselenin siyaset ve müzakere yoluyla çözülmesinin önemine işaret eden Bakırhan, “Parlamento bu meseleyi siyaset ve müzakereyle çözme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Bu aynı zamanda ortak tarihimize ve ortak geleceğimize karşı Meclis’in bir sorumluluğudur” dedi.

“Çatışma Ve Şiddet Zemininden Çıkma Fırsatı Önümüzde Duruyor”

Yarım asırlık çatışmalı sürecin Türkiye’nin tamamına ağır bedeller ödettiğini söyleyen Bakırhan, bugün çatışma ve şiddet zemininden çıkılması için önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti.

Bakırhan, 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” nedeniyle Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne dikkat çekerken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçteki rollerini de vurguladı.

“Acılarınızı Asla Yarıştırmayacağız”

Konuşmasında Türk toplumuna da seslenen Bakırhan, yürütülen sürecin bir tarafın kazanıp diğer tarafın kaybettiği bir süreç olmadığını söyledi.

Kanun teklifinin ayrıcalık üretmediğini savunan Bakırhan, sürecin kazananının Türkiye’nin tamamı olacağını ifade etti.

Çatışmalarda evlatlarını kaybeden ailelere de seslenen Bakırhan, “Acılarınızı asla tartmayacağız, asla yarıştırmayacağız. Acı hangi evde olursa olsun, Şırnak’tan Tekirdağ’a hepimizindir” dedi.

“Bu Süreç Kimliğimizin Eritilmesi Değil, Varlığımızın Hukukla Buluşmasıdır”

Bakırhan, Kürt toplumunda sürece yönelik kaygılara da değinerek, geçmiş deneyimlerden kaynaklanan endişeleri anladıklarını söyledi.

Kürt halkına seslenen Bakırhan şöyle konuştu:

“Bu süreç kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır. ‘Yine mi kandırılacağız’ kaygısını biliyoruz; bu kaygı vehim değil, sizi çok iyi anlıyoruz.”

Kürtlerin örgütlü bir halk olduğunu belirten Bakırhan, demokratik haklar için siyasi mücadelenin daha güçlü biçimde devam edeceğini vurguladı.

“Kürtlerin, Alevilerin, İşçilerin ve Kadınların Dahil Olacağı Bir Yeniden İnşa Süreci Başlatmalıyız”

Çerçeve yasayı nihai çözüm değil, ortak yaşamın siyasi ve hukuki zemininin güçlendirilmesine yönelik ilk adım olarak değerlendiren Bakırhan, bundan sonraki aşamanın demokratikleşme olması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, özellikle Meclis’in yeniden açılacağı Ekim ayını işaret ederek şu çağrıyı yaptı:

“Ekimle birlikte artık Türkiye’de Kürtlerin, Alevilerin, işçilerin, kadınların, yani haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin dahil olacağı bir yeniden inşa süreci başlatmalıyız.”

Bakırhan, parlamentonun bundan sonraki istikametinin demokratik entegrasyon, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü güvence altına alacak yasal düzenlemeler olması gerektiğini ifade etti.

“Barışçıl Bir Toplum Ve Demokratik Bir Rejim 86 Milyonun Kazancıdır”

Türkiye’de uzun süredir devam eden siyasi kutuplaşmaya da değinen Bakırhan, farklı siyasi grupların ve kimliklerin birbirlerini tehdit olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini savundu.

“Bizim yeniden tanışmaya, barışmaya ve beraber olmaya ihtiyacımız var” diyen Bakırhan, çerçeve yasaya verilecek her “evet” oyununun 86 milyon yurttaşın geleceğine atılacak bir imza olduğunu söyledi.

“Barışı Eken Yaşamı Biçer”

Barışın ekonomik ve toplumsal sonuçlarına da değinen Bakırhan, çatışmaya ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, üretim ve toplumsal refaha aktarılabileceğini söyledi.

Bakırhan, “Barışı eken yaşamı biçer” diyerek barışın en büyük kazanımının çocuklar, gençler, yoksullar, emekliler ve emekçiler için olacağını savundu.

“Eşikten Dönmeyeceğiz”

Kanun teklifinin eksikliklerinin bulunduğunu açıkça ifade eden Bakırhan, anadil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi taleplerinin unutulmadığının altını çizdi.

Teklifi nihai çözüm olarak görmediklerini belirten Bakırhan, “Bugün atılan şey bir temeldir. Temel tek başına ev değildir” sözleriyle sürecin demokratikleşme adımlarıyla tamamlanması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, hedefledikleri yapının “demokratik Türkiye Cumhuriyeti” olduğunu; bunun taşıyıcı kolonlarının ise hukuk devleti, eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve toplumsal barış olması gerektiğini ifade etti.

“Alevinin İnancını Eşit ve Özgürce Yaşayabildiği Demokratik Bir Ülke İstiyoruz”

Bakırhan’ın konuşmasında Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü talepleri de yer aldı.

Devletin toplumun bütün renklerini yansıtması gerektiğini belirten Bakırhan, Kürtlerin, Alevilerin ve farklı halklar ile inançların kimliklerini özgürce yaşayabildiği demokratik bir ülke hedeflediklerini söyledi.

Bakırhan, “Kürt’ün kimliğinin özgür olduğu ve özgürce örgütlenebildiği, Alevinin inancını eşit ve özgürce yaşayabildiği; Roman’ın, Ermeni’nin, Çerkes’in, bütün halkların ve inançların kimliğini gizlemek zorunda kalmadığı demokratik bir ülke istiyoruz” dedi.

“Bu Barış Kalıcı Olsun, Ortak ve Eşit Yaşamımız Baki Olsun”

Konuşmasının sonunda sürece katkı sunduğunu belirttiği siyasi parti liderleri ve milletvekillerine teşekkür eden Bakırhan, Meclis’te alınacak kararların gelecek kuşaklara miras kalacağını söyledi.

Bakırhan konuşmasını, çerçeve yasayla atılacak adımların silahların bir daha konuşmadığı bir geleceğin başlangıcı olması dileğiyle tamamladı:

“Bu mühür bozulmasın. Bu barış kalıcı olsun, ortak ve eşit yaşamımız baki olsun.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir