Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİ KURUMLARI: GAZİ CEMEVİNE YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ

Ölüm orucuna son verdikten  iki gün sonra 7 Mayıs’ta yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi  İbrahim Gökçek’in naaşı Gazi Cemevine getirildi. İbrahim Gökçek’in cenazesi, 8 Mayıs‘ta Gazi Mahallesi’nde yapılacak olan anmanın ardından defnedilmek için Kayseri’ye götürülecekti. Ancak, sabah erken saatlerde Gazi Cemevi’nin çevresini abluka altına alan polis, İbrahim Gökçek’i uğurlamaya gelen kitleye biber gazıyla saldırdı. AKP – MHP iktidarının polist güçleri, Gökçek’in çoşkulu ve kitlesel bir yürüyüş ile  Kayseri’ye uğurlanmasına izin vermeyerek, Gazi Cemevi’ne saldırıp  İbrahim Gökçek’in naaşını kaçırdı.

Türkiye‘deki dört Alevi kurumu ve Alevi inanç önderleri bugün Gazi Cemevi’nde yaptıkları ortak basın toplantısında, Gazi Cemevi’nin bahçe ve morg kapıları kırılarak, İbrahim Gökçek’in naaşının kaçırılmasını ve polisin Cemevi‘ne saldırmasını sert bir dille kınadılar. Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Demokratik Alevi Dernekleri, Sultan Gazi Pir Sultan Abdal Derneği  ve  Alevi İnanç Önderleri tarafından imzalanan  ” Gazi Cemevine yapılan saldırıyı kınyoruz ” başlıklı  ortak basın açıklaması metninde, şu ifadelere yer verildi: 

‘‘Kendi Mabetlerine ayakkabı ile girmeye kıyamazken, başkalarının mabedine edepsizce saldıranların Hakk’ın karşısındaki ikiyüzlülüğü; ne bu cihanda, ne öteki cihanda Hakk defterine makbul yazılmayacaktır!

Geçtiğimiz günlerde, Hakk’a yürüyen, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in, İstanbul GAZİ

Cemevi’nden uğurlanması esnasında yaşananlar; Alevi toplumunu derinden yaralamıştır.

İktidar sahiplerinin, Alevilere karşı bugüne kadar sürdürdüğü; kaba, nobran, yok sayan davranışları polis nezdinde devlet kurumları tarafından bir kez daha gösterilmiştir.

İbrahim Gökçek’in uğurlama törenine engel olmak isteyen devletin polis gücü; cenaze erkânı için hazırlık yapıldığı esnada bir siyasi gerilim bahane ederek, cemevine saldırmış; kapılar kırılmış, içeride canların üzerine gaz atılmış ve kapısı kırılan cemevi morgu içerisinden cenaze, yine polis tarafından kaçırılmıştır.

Bir cenaze törenindeki tahammülsüzlük, izahı olabilecek bir devlet anlayışı olamaz. Yapılan; hak’a göçmüş bir cana, ailesine ve en nihayetinde Alevi toplumuna saygısızlıktır; ayıptır, günahtır, zulümdür.

Cemevi, milyonlarca Alevi’nin ibadethanesidir. Alevilerin tüm mekânları gibi, cemevleri de tüm mihmanlara; mihman olup gelenlere açıktır.72 Millete bir nazardan bakan bizler; kem gözlere, kem gönüllere perde; iyiliğe, barışa, sevgiye sofra olmasını biliriz. Cemevlerimiz adalet arayan, hak ve hukuk diyen; gönlünü açan, sevgiyi, barışı, insanlığı paylaşan herkesin sığınacağı kutsal bir mekândır. Tıpkı, başka inançların mabedi olan Sinagog, Kilise, Cami gibi…

Ve bizim için, asla vazgeçilmezdir. Aleviler, kendi mabetlerine olduğu gibi tüm mabetlere de saygılıdır. Bir ibadethaneye, (hangi inancın ibadethanesi olursa olsun) saldırılmayacağını bilir, yapılan bir saldırıyı da asla kabul etmez.

Diğer yandan; Bizim nazarımızda, Cemevine yapılan saldırı, polis tarafından basılması; Alevilere yönelik devletin, politik bir tutumu; inancımızın yok sayılması ve gözdağı vermesidir. Bunu yapmaya çalışanlar bilmeli ki; dün bu politikalar bizi yıldıramadı, bugün de yolumuzdan vazgeçecek değiliz. Alevilerin dişi, tırnağı emeği, inancı ile yapılmış cemevlerimize saygısızlığı kabul etmiyoruz. Alevi toplumu olarak; ifade özgürlüğümüze, yaşama biçimimize, inancımıza, kültürümüze, kimliğimize yapılan; ırkçı, mezhepçi saldırılara; nefret, kin ve sevgisizlik etrafında örgütlenmiş bir politikaya asla boyun eğmeyeceğiz.

Bulunduğumuz her alanda barışı, demokrasiyi ve eşitliği, farklı inanç ve kimliklere saygıyı

savunan bir toplum olarak, çağrımızdır:

– Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi cemevidir. Bunun hala tartışılıyor olması toplumsal barışa ve huzura zarar vermektedir.

– Cemevlerimizde; inancımızın gereğince, hakka yürüyen her cana son görevimizi yaparız.

Cemalimize gelen her kim ise mihmanımızdır. Mihman’da ALİ’dir.

– Bununla birlikte; Cemevimize her ne nedenle olursa olsun, gelen herkes buranın ibadethane olduğu gerçeğini kabullenmek zorundadır. Devletten istediğimiz özeni, mihman olan herkesten isteriz, bekleriz. Nasıl devletin cemevlerini yok sayması bizim için kabul edilemezse; cemevimize gelen her mihmanın da mihman olduğu mekânın kutsiyetini hiçleştirmesi kabul edilemez.

– Aleviler, yüzlerce yıldır gönül imbiğinden süzerek günümüze getirdiği değerlerden vazgeçmeyecektir. Aleviler dün olduğu gibi, bugünde eşit özgür bir yaşamı kurmaya; inancını kimliğini yaşatmaya; mazlumun yanında, zalim karşısında olmaya; bir olmaya, iri olmaya diri olmaya devam edecektir. Ve kimse bizlerin bu değerleri terk etmesini beklemesin. Bu değerlerimiz üzerinden Alevileri soysuzlaştırmayı, bölmeyi asla başaramayacaksınız.

– Hakkımızı istiyoruz, inancımıza saygı istiyoruz ve bu ülkede toplumun tüm kesimleri ile barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu demokratik ve insani çağrımızı görmezlikten gelmekten vazgeçilmelidir.

– Bunların yanı sıra; Yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmelidir.

Gerçeğin Demine Hü…

Aşk ile…‘‘

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir