Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİ GENÇLİĞİ VE POSTMODERNİZM / Video

Alevi Hareketi son yıllarda Avrupada bir çok kazanımlara imza atti. Özellikle okullardaki Alevilik Dersleri, Üniversitelerdeki Alevilik Kürsüleri  vb., Alevilik gibi tarih boyunca baskılardan dolayı saklı kalan bir inanç için bir milad oluşturmaktadir. Bu gün Avrupadaki Alevi Toplumunun kazanımlarını konuşurken, Alevi Gençliğininde bu kazanımlardaki yeri  neresidir diye kendimize sormamız lazım?

Kuşkusuz Avrupada buranın Kültürüyle ve Diliyle yetişen Alevi Gençleri, Aleviliğin tanınmasında ve Alevi Hareketinin kamuoyu sağlamasında önemli rol oynamışlardır. Özellikle Almanya Alevi Gençler Birliğinin (BDAJ), Alman kurumlarıyla olan komuoyu çalışması ve Almanya Alevi Öğrenciler Birliğinin (BDAS) üniversitelerdeki faaliyetleri bunlardan bazılarıdır.

Fakat geşmişteki Almanya Alevi Gençler Birliğiyle ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) arasındaki başarılı ve koordineli calışma günümüzde beklenen boyutlarda gerçekleşmemektedir. Hiç kuşkusuz bunun ana nedenlerinden birisi, AABFnin Alevi Toplumuna ve Alevi Gençliğine vizyon teşkil edecek bir Program üretemediğinden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Alevi Gençliği kendi vizyonunu arayış çabasına girmiştir. Bu arayış serüveninde günümüzdeki popüler olan postmodernist düçünce kalıpları içerisinde kendine yön verme cabasındadır.

Bir arayış süreci kesin olarak olumsuz görülmemelidir, fakat bu arayış konuların iceriğine aşina olunmadan sırf popülist bir refleksle yapılıyorsa bu bir sorun teşkil etmektedir. Günümüzde bir çok toplumsal aktörün ana temasını cinsiyet ayrımcılığı ve cinsel eylimlere yönelik olan dışlayıcı tavırlar içermektedir. Malesef gelişmiş batı toplumlarında bile cinsiyet ayrımı ve cinsel eylimlere yönelik olan ayrımcılık günceliğini korumaktadır, fakat yaşadığımız toplumdaki ayrımcılıklar bununla sınırlı değildir! İnancından ve Kimliğinden dolayından gerici unsurlar tarafından Alevilere ve farklı kimliklere karşı dışlayıcı ve ayrımcı tavırlar gibi, sosyal ve sınıfsal kimliğinden dolayı olan ayrımcılık hala Toplumuzda günceliğine korumaktadır. Buna ragmen salt berirli konular üzerinde durmak popülist bir yaklasim olabilir mi? Tabiki salt belirli konulara odaklanmak kesin olarak bir popülist tavır teşkil etmez, fakat bu bir konuya aşına olmadan sırf popüler olduğundan dolayı Bayraktarlığı yapılıyorsa, bunu başka türlü adlandıramayız.

Popülizm beraberinde bir çok problemi getirmektir. Özellikle popülist tavırlar içerisinde olan kişiler, kendileri gibi düşünmediğini sanan kişilere karşı ötekileştirici tavırlar içerisinde olabiliyorlar. Bu bağlamda her türlü eleştirel yaklaşım kabul edilmez oluyor ve eleştirel söylem içerisinde olan kişiler ötekileştiriliyor. Oysaki bi Kurumsal yapı içerisinde eleştiri ve yöneticilere karşı sorgulama mekanizmaları işlemiyorsa, bu bir kısır döngüye işaret etmektedir. Popülizm böylece her türlü kurumsal yapılarda coğulculuğu tırpanlayıp yavan bir yapıya dönüştürmektedir.

Gelelim postmodern düşünce akımlarının etkisine. Günümüzde bu akımlar içerisinde en popüler olanı, batı Avrupanın sömürgeci geçmişiyle hesaplaştığını idda eden postkolonial akımdır. Bu akım özellikle batı eksenli klasik feminizmi hedef almaktadır. Özelikle burda klasik feminizme karşı eurozentrizm ve ya hatta ırkcılık suçlaması yapılmaktadır. Son yıllarda Almanya ve Avrupadaki Alevi Gençlik yapılanmalarında postmodern yaklaşımların etkisini görebiliyoruz. Peki bu durumda kendimize sormamız lazım, bu postmodernist yaklaşımlar Alevi Toplumuna ve ya Alevi Gençliğinin geneline ne kadar hitap etmektedir?

İlk etapta şunu belirtelim Avrupanın ve ya herhangi baska bir Toplumun sömürgeci geçmişinin sorgulanması ve batı Toplumlarındaki sömürgeciliğin kalıntısı olan ırkcılığa karşı mücadele etmek kesinlikle doğru bir yaklaşımdır. Fakat bu bizi batının aydınlanmacı ve özgürlükçü karekterini görmezden gelmemizi sağlamamalıdır. Nitekim günümüzde demokrasi, insan haklari, sosyal ve cinsiyetler arasındaki eşit haklar, batıda gelişen yoplumsal harektlerle gündeme gelmiş ve bati Toplumlarının siyasal harcını oluşturmaktadır. Bu bağlamda eşitlikle ilgili bazı kazanımları yetersiz bulabiliriz, fakat bunları yok sayarsak haksızlık etmiş oluruz. Özelikle batıda gelişen aydınlanma, düşünürleriyle birlikte günümüz özgürlükçü demokrasilerinin oluşmasına önemli katkısı olmuştur. Ayrıca Alevilerin Örgütsel yapıları batının Aydınlanmacı ve Özgürlükçü yapısını benimsemişlerdir.

Tıpkı batıda gelişen kadın Hareketleri gibi, Alevilerin Örgütsel yapıları Ortadoğu Toplumlarında olan kadına karşı baskıyı gündeme getirmişlerdir. Fakat günümüzde batının sömürgeci geçmişini red ettiğini idaa eden postmodern feminist akımlar bundan dolayı klassik feminist akımlara karşı hatta ırkcılık suçlamasını bile yöneltebilmektedirler. Bu durumda kendimize sormamız lazım! Alevi gençlik yapılanmaları içerisinde bu düşüncelerin etkisinde olan canlarımız konuya ne kadar hakimler? Ayrice postmodernist yaklaşımların Alevi Toplumun kollektiv algısıyla çeliştiklerinin farkındalar mı?

Hiç kuşkusuz Alevi Gençliği içerisinde postmodernizm etkisi, sadece konunun teoretik ve toplumsal derinliğine hakim olmayan belirli bir kesim olduğunu ve Alevi Gençliğinin geneline hitab etmediğini bilmemiz lazım. Bundan dolayıdır ki Almanyadaki Alevi Gençlik yapılanmalarında son yıllarda bir marjinalleşme gözlemleyebiliyoruz. Örgütlü Alevi Gençleri bu marjinalleşmeyi aşmaları için, calışmaları ve odaklandıkları konular tüm Alevi Gençlerine hitab etmelidir. Özellikle yönetici Gençler, proje calışmalarından yanı sıra Cemevlerindeki Gençlerle her zaman irtibat içerisinde olmaları lazimki, Alevi Gençlerinin sorunlarını ve taleblerini daha iyi idrak edebileler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir