Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

”DERSİM 3. PİRLER VE ANALAR ÇALIŞTAYI” SONUÇ BİLDİRGESİ

 Demokratik Alevi Dernekleri ve Düzgün Baba Cemevi’nin öncülüğünde Dersim’de toplana,  ” Dersim 3. Pirler ve Analar Çalıştayı”  sonuçlandı.  Alevilik, Aleviler, Alevi örgütleri, Pirler ve Analar üzerine kapsamlı  tartışmaların ve değerlendirmelerin yapıldığı ” Dersim 3. Pirler ve Analar Çalıştayı”  sonuç bildirgesi yayınladı. Şıx Çoban Ocağı’ndan Zeynel Kete tarafından okunan bildirgenin tamamı şu şekilde:
”3. Pirler ve Analar Çalıştayı’nın sonuç bildirgesini ise Şıx Çoban Ocağı’ndan Zeynel Kete okudu. Bildirgenin tamamı şu şekilde:
“Bizler Demokratik Alevi Dernekleri ve Nazımiye Düzgün Baba Cemevi olarak “Hakikat tek başına birey üzerinden gerçekleşemez; toplum ve doğa ile ikrarlaşarak bireyin hakikat olarak anlam bulması toplumsallıkla gerçekleşir” diyerek Xızır günlerinde bir sorumluluk aldık. Gayretimiz Hakk aşkı Xızır gayretidir. Toplumsallığı var eden eğiticisi, geliştiricisi, toplumsal hafızası, en zor anlarda talip topluluğuna çerağ olan Pir ve Analarla cem olmayı mana bildik. Hakikat tüm Alevi süreklerinde mutlaka kendine yol bulacaktır.
Her can zikir, fikir ve gayretle toplumla doğru bir bağ kurarsa hakikatin inşasında tarihsel rolünü oynayacaktır. Hakk, tüm Hakk-Yol süreklerinin omuzuna Bozatlı Xızır’ın kutsal sorumluluğunu yüklemiştir. Hakikat yolunda pirsiz, arsız, nursuz, ocaksız, anasız birliğe varılmayacağına inanarak bütün, Reya Heq/ Hakk Yol süreklerinin Ocak Pirlerine niyaz olduk çağrıda bulunduk. Xızır günleri dar didar günleridir. Yeniden doğuşun, umudun, birliğin günleridir. Zulumat deryasına karşı Hakk meydanında kutsal mekanlarımızda zamanın ruhuna uygun kelam edip çerağ uyandırma zamanıdır dedik.
İnsanlığa, toplumsallığa, doğaya, ana kadın kemaletine, rıza toplumu süreklerine yönelik hükümranlığın uygulandığı bir dönemde yolumuzun toplumsal hafızası olan pirlerimizden ve analarımızdan Hakk kelamı dinleyerek, yol adına yalan yanlış sözleri sarf edenlere, yolumuzu arsıza, hırsıza, nursuza düşürenlere karşı “Ya Xızır” diyerek gayret diledik. Biliyoruz ki pirlerimizin ve analarımızın kelamı Xızır kerametinden geçmiş ve topluma Çerağ olmuştur. En zor anda bile asla umutsuzluğa kapılmayıp Xızır aklı ile meydan açan pirlerimiz olmuştur; zamanın kelamını söyleyip toplumsallığı ayakta tutarak zulme karşı direnç oluşturmuştur.
“DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ALEVİLER EN ÜST DÜZEYDE YER ALMALI”
Mana ile;
• Pirlerimiz ve Analar Doğal Toplumsal İkrarlaşma modelimiz olan Ocak işleyişimiz binlerce yıldır özerk örgütlenme modelimizdir. Devamlılığı toplumsal, inançsal dokumuzun korunmasında varlık nedenimizdir.
• Demokrasi mücadelesinde Aleviler en üst düzeyde yer almalı, sözünü söylemeli, Alevilik kimsenin ikbal devşirme alanı olmamalıdır.
• Reya Heq / Hakk Yol Alevilik Xıziri mana ile tüm sürekleri birlik içerisinde görür. Kadimden bugüne gelen hakikat ve özgürlük arayışları, Ana kadın toplumsallığı süreçleri ve Peygamberliksel çıkışları da Hakk olarak kabul eder. Yolumuz bu hakikati “Yol Bir Sürek Bin Birdir” kelamı ile manaya kavuşturmuştur. Yol birlik yoludur. Günümüzde bizleri kaygıya düşüren, Yolumuzun kemaline uygun olmayan dıştalayıcı ve karşıt dil geliştiren “İslamın içinde veya dışında” yorumları toplumsallığa katkı sunmadığı gibi çözüm kapısı da bırakmamaktadır. Hakk Yol Alevilik, cümle sürekleri içerisine alır.
“HER SÜREK ANADİLİNCE ERKANLARINI YÜRÜTMELİ”
• Asimilasyona karşı her sürek kendi anadilinde erkanlarını yürütmelidir.
• Pir yolun sürmesinde, Ana ocağın devamından sorumludur. İkrar bu mana ile nişandır. Pir ve Ana birey değil doğal toplumsal bir kurumsallaşmadır.
• “Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” ikrarlı olmak bedensel ve ruhsal birlik ilişkisidir. Eline, beline, diline sahip çıkmak Yolun toplumsal şifa damarıdır. Tüm Yol evlatlarına çağrımızdır: Her Pir kendi talibi ile buluşup ikrarlaşarak meydan açmalı. Yoldan kopan, uzaklaşan, darda zorda kalan her cana ulaşmalı delil olmalıdır.
• Rıza toplumu sürekleri yetmiş iki aleme aynı nazarla ikrar ederler. Cümle can Hakk’ın görünür deryasıdır. Ayrımcılık yolun dili olmadığı gibi yolun edebi de değildir.
• Toplumsal rızalık ilişkimiz ikrar üzerinedir, bu rıza Hakk yasası ile mana bulmuştur. Her can birbirine Xızır olarak ibadet ve inanç makamlarını inşa etmelidir. Helalini bilmediği lokmaya nazar etmemeli. Toplumu mahkum edecek, boynunu düşürecek parsa inşaatlara tamah etmemelidir. Yolumuz binalar ile yürümemiş ikrar ve rıza ile meydan kurmuştur.
“DEVLET, BİR TOPLUMUN İNANCINI TANIMLAYAMAZ”
• Hakk yasası gereği, iktidarların toplumların zindanı olduğu bir demde, Yolun şifa, sevgi, ve barış dili ile toplumlara çerağ olacağına inanıyoruz. Ekonomi cümle varlığın gayreti iken sömürü yöntemi haline getirilmesi inancımız gereği zulümdür. Rıza ekonomisi çözüm üretecek cümle varlığa gayret olacaktır. Bilginin tekelleştirilmesi bir iktidar aracıdır. Bu iktidar ile toplumlar değerlerinden uzaklaştırılarak tahakküm altına alınmaktadır. Sınırları çizilen dünya cümle varlığı yurtsuzluğa sürüklemekte, bunun sonucunda cümle varlık doğduğu mekanda doymamakta, yaşayamaktadır.
• Devlet ve iktidar bir toplumun inancını tanımlayamaz. İnanç toplumsal ikrarlaşmadır. Tanımlamak çok yönlü tahrip ve tahrifata sebep olur ve toplumsal ayrışma yaratır. Bu iktidarcı parsanın hükmetme aracı olarak toplumlara savaş ve zulümden başka sonuç doğurmamıştır.
• Pirler ve Analar çalıştayımızda çıkan ortak nefesten şunda bir kez daha ikrar kılındı. Tüm toplumsal değerlerimiz çarmıha gerilmiş, toplumsal soykırım eşiğindedir. Bu gerçeğin farkına varılmadan yol sürülmeyeceğini bilerek, ortak akılda birleşmeliyiz. Diyar ve Jiyarlarımızdan tutalım, ibadethanelerimize, dergahlarımıza, toplumsal varlığımıza çok ciddi saldırılar vardır. Köklerimiz, hafızamız, kültürümüz coğrafyadaki cümle varlık tedip, tenkil ve soykırım tehdidi ile karşı karşıyadır. Bu soykırıma karşı toplumsal ikrarlaşmamız birlik içerindeki savunmamızla mümkündür.
• Gençliğin gelecek ve toplumsallık ile kurduğu ikrarlı bağ koparılmak istenmekte ve yozlaşma, asimilasyon, ajanlaştırma gibi yönelimler ile toplum karşıtı bir konuma sürüklenmesi hedeflenmektedir. Tarihi, kültürü ve toplumsallığına yüzü dönük olan ve bu değerlerden aldığı Hakikat bilgisi ile kendini örgütleyerek irade haline gelebilen bir Gençlik ancak bu yönelimleri boşa çıkarabilir.
“CEZAEVLERİNDEKİ HAK İHLALLERİNE SON VERİLMELİ”
• Dünyada ve yaşadığımız coğrafya da derinleşen siyasi, politik krizlerin kaynağı farklılıkların birlikte yaşam alanlarının yok edilmesinin sonucudur. Krizlere çözüm Ana kadın düsturlu, ahlaki politik kom değerleriyle farklılıkların birbirine tahakküm kurmadan ikrarlı birlikte yaşamı ile mümkündür. Xızır aklı, Ana kadın kemaleti, sevgi, barış, kardeşlik, adalet ve vicdanı toplumsal savunmamızın ve özgürlüğümüzün diriliş makamıdır. Mana ile Yol Anadır. Ana Mürşidi Kamilullahtır.
* Hak ve hakikati dile getirdikleri için hapsedilen, yıllarca hapislerde kalan binlerce canımız vardır. Uluslararası sözleşmelere imza atılmasına rağmen bu canlarımızın adaletsiz bir şekilde ceza evlerinde hukuki haklarından mahrum bırakılmaktadır. En kutsal hak olan yaşam hakları ihlal edilmiştir. Yaşatılan bu ağır tecrit koşullarını kabul etmiyoruz. İnsan hakkın varlık deryasıdır. İnsana zulüm hakkın varlık deryasına zulümdür. Ceza evlerindeki hak ihlallerine bir an önce son verilsin.
•Alevi inancında yüksek dağların çoğu ziyarettir. Bu mekanlar; temizlik, saflık, bolluk bereket, yeniden var oluş, diriliş ve Dar Didar mekanlarıdır. Güneş ışığının ilk değdiği yerlerdir. Duzgun Bawa’da bu kutsal mekanlardan biridir.Hira Dağı ne ise, Tur Daği ne ise Aleviler için de Duzgun Bawa o anlama gelir. Son dönemlerde bu kutsal mekana kendini bilmeyenler tarafindan rızasız girilmiş, kutsalımız hiçe sayılmıştır. ilçe kaymakamının silahlı korumaları ile mekandaki cem evine gelmesi, Düzgün Bawa cem evinin yöneticilerine “devletin gücünü göstermesini” asla kabul etmiyoruz ve yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz. Kutsallarımız mülk değil, Hakkın görünür olduğu mekanlardır. Canlarımızın yanındayız bu zulmü kabul etmiyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.