Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

KADIN-ERKEK HEP BİRLİKTE ELELE ALANLARA

– Nevin Sevük –
Tarihte dinlerin olduğu gibi, günümüz kapitalist sistemin de en korktuğu kadın mücadelesidir. İnsanlık için hak, hukuk, eşitlik, özgürlük; kadının zapt edilmiş haklarını teslim etmekle, yönetimde ve iktidarda kadına yer açmakla, kadının asırlık yalnız sürdürdüğü mücadelesinde ona yoldaşlık etmekle yani ez cümle diri, dirayetli, özgür kadın cinsiyle mümkündür.

Evde, sokakta, fabrikada, okulda velhasıl yaşamın her alanında hakkı, hukuku, emeği, iradesi gasp edilen kadın varken dışarıda kadınsız verilen mücadelenin başarıya ulaşmadığı asırlık tecrübe ile sabittir. Kapitalizm ile derdi olanın ilk çözmesi gereken evindeki eşinin, kızının, anasının özgürlük mücadelesidir. Hele ki demokratik kitle örgütlenmelerinde zaten sayıca az olan kadını, buraların mutfaklarına ve “ikincil odalar” olan kadın kollarına hapsetmek, “emekçiyim-devrimciyim” diyen erkeğin, erkek egemen toplumun belirleyici ve ötekileştirici politikasına hizmettir. Kadının ezilmişliği, kadının sömürülmesi sınıf mücadelesinin üstündedir. Kadın bir tarafta erkekle sınıf mücadelesi verirken, aynı zamanda bu erkeğin ataerkil zihniyetine karşı bir mücadele içindedir.

Kadının yükü ağırdır.

Bir taraftan ‘Emekçi-devrimci-aydın’ erkeğin toplumsal, kültürel yargılarına karşı var olma savaşı vermektedir. Diğer taraftan ataerkil toplum tarafından hamuru yoğrulmuş, yozlaştırılmış işbirlikçi hemcinsine karşı bir savaşım içindedir. Zira kadının maruz kaldığı zulüm ne sistemle ne erkekle sınırlıdır.

Yeryüzündeki en temel sorun, bir cinsin diğer bir cinsi yok sayma sorunudur.

Dünya genel nüfusunun yarısı, diğer yarısına karşı var olma mücadelesi içindedir. Dolaysıyla ana zeminde insanlığın kurtuluşu, bu yarı dünya nüfusunun özgürleşmesinden, var olmasından geçer.

Hayatın dengesini oluşturmak için baskın olan eril erkin kısıtlanıp dişil enerjinin önünü açmak gerekir.
Kadın, yaşamı doğal bir akış içinde olduğu şekliyle kabul eder, öteleştirmeye, ezmeye, baskı altına almaya kalkmaz. Kin, nefret, yıkmak, yok etmek, baskılamak amacıyla yola çıkmış güç odaklı erkek erki ancak dişil denge, sevgi, şefkat bazlı kadın tutumuyla dengelenir.

Kadın toplumun bilge, his, sevgi tarafidır. Bu insan cinsini, yani kadını baskılarsanız hayat dengesini kaybeder, savaş, terör ve kaos olur.

Alın size kapitalizmin beslendiği damarlar!

Erkeğin kadın üzerindeki hegomanyası yani kapitalizmle dansı, erkeğin hanesine zarardır.
Bir an önce kadının iktidara, yönetime geçmesi zaruridir. Bu zeminin hazırlanması için de kadın ve erkeğin birlikte örgütlenmesi gerekir. Halkların da insanın da hayvanın da cümle nebatın da kurtuluşu bununla mümkündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.