Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

HAMBURG’DA DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK PANELİ DÜZENLENDİ

İlk ikisi Berlin’de gerçekleşen “Demokrasi ve Özgürlük Konferansı”nın üçüncüsü AABF Kuzey Bölgesi desteği ve Hamburg AKM ev sahipliğinde “Demokrasi ve Özgürlük Paneli” olarak Hamburg’da düzenlendi.
Alevileri, Kürtleri, Süryanileri ve birçok sivil toplum örgütlerini bir araya getiren panelin yönetimini Akademisyen Nil Mutluer üstlenirken, HDP eski Milletvekili Semra Irmak, Gazeteci-Yazar Can Dündar, AABK Kurucu Başkanı Turgut Öker konuşmacı olarak katıldı.
Panel’in açılış konuşmasında Mutluer, Avrupa’ya isteyerek gelen yahut göç etmek zorunda kalanların dibe vuran Türkiye’deki yol ayrımında nasıl bir tavır alacaklarının önemli olduğunu söyledi. Berlin’de temeli atılan bu güç birlikteliğin daha geniş kesimlere ulaştırılıp kitlesel bir harekete dönüştürmenin bu bağlamda gerekli olduğunu vurgulayan Mutluer, amaçlarının bir şeyleri deklare etmek değil, bilakis çıkılan bu yolu nasıl yürüyeceklerine hep birlikte karar vermek olduğunu ifade etti. Bu amaçla Avrupa’nın birçok şehrinde bu ve benzeri “arama toplantıları”na devam edeceklerini bildirdi.
2022’den itibaren Almanya’da zorunlu ikamet eden HDP eski Milletvekili Selma Irmak konuşmasına; boyun eğmiyoruz, diz çökmüyoruz, nerede olursak olalım mücadeleye devam ediyoruz diyerek başladı.
“Gezi bir halk iktidarı girişimidir!”
Irmak sözlerine şu şekilde devam etti; “2015 Türkiye siyasi ve toplum hayatının dönüm noktasıdır. Sonrası kadar hatta daha önemlisi bu sürecin öncesi, belirleyicisi Gezi Hareketi’dir. Biz birlikte barış içinde yaşamak istiyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz söyleminin, itiraz kültürünün biraraya getirdiği her kesimden insan Gezi’de buluştu.
Yüz yıllık Cumhuriyet’in eksik kalan demokrasi ayağı, ilk defa bu denli geniş kitleler tarafından arzu edildi ve toplumsal bir haykırışa dönüştü. Gezi bizlere aşılanan yüz yıllık zihinsel kodlamaların yıkılmaya başladığı bir yapı taşıdır.”
Irmak “Biz Kürt siyasi hareketi olarak yanıldık, tuzağa düşürüldü!”
Kürt siyasi örgütlülüğün Türkiye tarihinin ilk halk iktidarına dönüşecek bir mücadeleyi doğru okuyup, akıllıca değerlendirmediğini ve gerekli desteği vermedikleri öz eleştirisini yapan Irmak, “kandırıldık” dedi. Irmak sözlerine şöyle devam etti: “Biz Kürt siyasi hareketi hazırlı değildik. Bunun bedelini de Kobani’de çok feci şekilde ödedik. Bunun muhasebesini uzun süre yaptık. Almamız gereken dersleri aldık. Artık bunun handikabından çıkıp önümüze bakmaya, şimdi ne yapmalıyız, nasıl yapmalıyız üzerine yoğunlaşıp çözümler üretmeye başlamalıyız. Demokrasi her geçen gün kan kaybediyor. Zaman aşırı ideolojileşmenin, aşırı partizanlaşmanın zamanı değil. Aşırılıklarımızı bir kenara bırakıp demokrasi kültürünü nasıl geliştireceğiz bunu tartışmalıyız.”
Bunun bugün en bariz örneğinin Canan Kaftancıoğlu olduğunu söyleyen Irmak, “Biz ceza evinde iken, Kılıçtaroğlu’nun temsilcisi olarak bizi ziyarete gelen Atilla Sertel’e de söyledik, bugün bize, yarın size! Kılıçtaroğlu yanlış tutum içinde, diye. Gün bizi haklı çıkardı. Artık biraraya gelebilmek zorunludur. Bunun ön şartı da Türklük sözleşmesinin feshedilmesidir.”
2016 yılında Almanya’ya göç etmek zorunda kalan ve kendini Erdoğan’ın sürgünlerinden olarak ifade eden Can Dündar, kolay kolay biraraya gelemeyecek farklı çevreleri Berlin’de ortak acılarının biraraya getirdiğini söyledi. Ankara’da 6 liderin oluşturduğu millet ittifakının tabandan uzak ve ortak dertleri ifadeden yoksun olduğunu ifade eden Dündar, “her kesimden insanı kapsayacak yeni bir oluşum gereklilik arz etti” dedi. Dündar sözlerine şu şekilde devam etti; “Artık dertlerimizi anlatmaktan çıkıp çareyi konuşalım. Ülke analizi yapmaktan ziyade gün; hasar tespiti yapma, yol haritası çizme günüdür. Bu enkaz nasıl kalkacak ve yerine ne koyacağız, bunu konuşalım.” Avrupa’nın birçok şehrinde bu buluşmaların devam edeceğini hatırlatan Dündar; “Demokrasi ve Özgürlük Konferanslarının ilk ikisinde, göçe zorlanan ülkenin beyin gücünü biraraya getirdik, sorunlarımızı konuştuk. Şimdi sizi dinlemeye geldik. Sonrasında nasıl devam edeceğiz diye size sormaya geldik. Gittiğimiz her yerde anlatacağız, soracağız. Buradan oluşan enerji ile örgütlenip, kurumsallaşıp Türkiye’ye model olacağız, moral ve güç verecegiz. Hep birlikte bürokrasiyi, kurumları, kirlenmiş sistemi yeniden kuracağız.” dedi.
Farklılıkları biraraya getirip bir paydada buluşturmada edindiği tecrübe ile Hamburg’un özel bir yeri olduğunu vurgulayan AABK Onursal Başkanı Turgut Öker; bugün, bu sekildeki bir birleşeni ve tecrübeyi Türkiye’ye aktarıp hayata geçirebilirsek Türkiye’de demokrasi yolunda ilk yapı taşlarının döşenmesi için dahi yeterli olacağını belirtti. Öker; “Ne yapmalıyız sorusunun çok basit bir cevabı vardır. Kendi egolarımızı yenip, ülkenin farklı kesimleri olarak biraraya geleceğiz ve birbirimizi anlamaya, yaralarımızı sarmaya çalışacağız. Önümüzdeki bir yıl bizim için ölüm-kalım meselesidir. Bu diktatörlük bir yıl sonra bir dönem için daha devam ederse Suriye, Afganistan örneklerinde gördüğümüz gibi Türkiye’den de kitlesel göçler kaçınılmaz olacaktır.”
Avrupa’daki herhangi bir örgütlülüğün Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Öker; “Öne geçme kaygısı gütmeden Avrupa’daki bütün demokrasi güçlerini harekete geçirelim, aktifleştirelim. Irkçı ve faşistler dışındaki bütün sivil toplum örgütleri bir an önce bir araya gelip güç birliği oluşturmamız gerekir. Avrupa’da böyle bir hareketlik Türkiye için model olacaktır, ön çalışma olarak algılanacaktır. Bunun bizim için ne kadar önemli olduğu devletin buradaki örgütlenmelere müdahalelerinden de anlaşılıyor.” Öker sözlerini, seçimlerle hiç bir şey değişmeyecek karamsarlığını bırakmamız gerekir, halk odaklı bir mücadele ile İstanbul seçimlerinde olduğu gibi başarı sağlanacaktır, şeklinde bitirdi.
Panelde Kaberist Muhsin Omurca’nın Stand Up gösteri dışında, ayrıca katılımcılar da konu hakkında duygu ve düşüncelerini ifade etme fırsatı buldu.
Buna göre ağırlıklı olarak; Acılarda, sevinclerde ortaklaşamazsak biraraya gelemeyiz, demokrasi, insan hakları, hak ve özgürlük konusunda birbirimizi anlamak ve özel değerlerimize saygılı olmak zorunda olduğumuz vurgulanırken gelecek için biraraya gelmek ve güç birliği yapmak zorundayız dendi.
 Nevin Sevük / Hamburg

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.