SIVAS KATLİAMLARINI ENGELLEMENİN TEK YOLU SÖMÜRÜCÜ VE ZALİMLERİN DÜZENİNİ YIKMAKTIR
Avrupa Halk Meclisi Alevi Komisyonu, Sivas Katliamı’nın 29 yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. ‘ Sömürücü ve zalimlerin egemen olduğu dünya gerçeğini bir an unuttuğumuzda;
Sivas katliamı neden yapılmıştır ve kimler yapmıştır sorularına doğru cevap vermek mümkün değildir! Bu cevap doğru verilmezse kime karşı nasıl ve hangi hedeflerle mücadele edeceğimizi de belirlememiz imkansızdır” ifadelerinin yer aldığı açıkalamanın devamındai şunlar kaydedildi:
”Açık ve Nettir: Sömürücü sınıfların egemen olduğu tarih boyunca, bütün katliamlar, kimler tarafından yapıldıysa Sıvas katliamını da yapanlar onlardır! Hepimizin aklımıza çıkmamak üzere kazıyacağımız en temel gerçek budur!
Yani:On bin yıl önce, Hz. İbrahim’ i ve 2 Mayıs 2014’ de Ukrayna Odessa’ da devrimci işçileri kimler yaktıysa, Sıvas’ da bizi yakanlar da onlardır!
Pir Sultan’ ı ve Deniz Gezmiş’ i kim idam ettiyse, Sıvas katliamını da yapan onlardır!
Kerbela ve Kızıldere katliamlarını kimler yaptıysa Sıvas katliamını da yapan onlardır!
Hallac-ı Mansur’ u, Nesimi’ yi, İbrahim Kaypakkaya’ yıve tarih boyunca sayısız devrimciyi kimler vahşice katlettiyse Sıvas’ da canlarımızı da vahşice katledenler onlardır!
Kısacası: Günümüzün MUAVİYE VE YEZİDLERİ KİMLERSE, Sıvas’ da bizi yakanlar da onlardır!
O halde MUAVİYE VE YEZİD KİMDİR? sorusuna vereceğimiz cevap, SIVAS’ DA BİZİ YAKANLAR KİMDİR?sorusuna vereceğimiz cevaptır aynı zamanda!
Muaviye ve Yezid: SÖMÜRÜCÜ VE ZALİM SINIFLARIN TEMSİLCİLERİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!
İslam Dinini sömürücü ve zalimlerin egemenlik aracına dönüştürenlerdir. Dolaysıyla bugünkü sömürücü ve zalimlerin temsilcileri kimlerse onlar da birer MUAVİYE ve YEZİDDİR!
GÜNÜMÜZÜN SÖMÜRÜCÜ VE ZALİMLERİ İSE EMPERYALİSTLER VE İŞBİRLİKÇİLERİ FAŞİSTLERDEN BAŞKASI DEĞİLDİR! Yani, Emperyalistler ve işbirlikçileri ve
onlar adına harekete eden bütünhükümetler ve siyasetçiler, özellikle de faşistler,MUAVİYEDİR, YEZİDDİR!
Dünyamızda ve ülkemizde, Muaviyeler ve Yezidler varlıklarını sürdürdükçe, yeni Sıvaslar yaşanmaya devam edecektir! Bu gerçeği unuttuğumuzda, Sıvas katliamının sorumlusu olan sömürücü ve zalimler: ‘’Çok Şükür Otel Dışındaki Halkımıza Bir Şey Olmadı’’ diyen dönemin başbakanı Tansu Çillerlerle, ‘’Kazanız Mübarek Olsun’’ diyen belediye başkanları ile ve katledilenlerin defalarca telefon ederek feryat-figan içinde yardım istediği, ama O’ nun soğuk kanlılıkla katliamı seyretmekten başka bir şey yapmadığı ‘’büyük demokrat’’ Erdal İnönü gibi Sosyal Demokratlarla karşımıza çıkmaya devam edecektir! Ve yeni Sıvaslarda katledilen hep biz olacağız! Hep halk olacak!Bunu engellemenin tek yolu mücadele, en nihai yolu ise, onların düzenlerini yıkmaktır.
Onların düzenlerini yıkmak demek: DEVRİM YAPMAKTIR! TEK YOL DEVRİM DEMEKTİR! DEVRİMCİLERLE KOLKOLA MÜCADELE ETMEKTİR!
Bunu engellemenin tek yolu mücadele, en nihai yolu ise, onların düzenlerini yıkmaktır.
İşte bu nedenle, tarihsel olarak devrimci olan, bütün kültürü, sömürücü ve zalimlere karşı isyanlar ve direnişler içinde gelişen Alevi halkı olarak bizlerin, sadece Sıvas katliamının hesabını sormak için bile, günümüzün sömürücüleri ve zalimlerine karşı mücadelenin öncüsü olan devrimciler ile kol kola hareket etmekten başka yolumuz yoktur!.
Somut Olarak Bu Bugün İçinde Bulunduğumuz Süreçte Ne Demektir:
- Türkiye’ de ADALET İÇİN Ölüm Orucuna yatan, SİBEL BALAÇ veGÖKHAN YILDIRIM’ ın talepleri doğrultusunda mücadeleyi yükseltmek, onlarla aynı ruh ve aynı düşünceleri paylaşabilmektir.Onların canını kendi canımız bilmektir. avuçlarımızın içine koydukları canlara sahip çıkmak,’’BİZİ YAŞATIN’’ haykırışlarını duymak ve gereğini yerine getirmektir!
- Dünyanın her yerinde ve özellikle içinde bulunduğumuz Almanya’ da emperyalistlerin baskı ve zulmüne karşı direnmek, direnenlerle omuz omuza hareket etmektir. Alman emperyalizminin haksız ve adaletsiz yere tutukladığı, GRUP YORUM üyesi İHSAN CİBELİK, Devrimci Gazeteci ÖZGÜL EMRE ve devrimcilerin dostu SERKAN KÜPELİ’ ye sahip çıkmaktır. Tarihi ve bugünü kanlı katliamlarla dolu olan, sadece çıkardığı iki dünya savaşında 76 milyon insanın katledilmesinin sorumlusu olan, insan fırınları ve gaz odaları kuran Alman Emperyalizminin, 129-a ve b caza yasalarına dayanarak, devrimcileri gülünç gerekçelerle, tutuklamasına ve terörist diye yargılamasına dur demektir. Bizzat bu 129 a ve b ceza yasalarının terör yasası olduğunu anlamak ve ona karşı mücadele bayrağı açmaktır!
- Alman emperyalizminin bu terör yasasına dayanarak ÖZGÜL EMRE’ yi suçlu gösterip, düşüncelerini inkara zorlamasına ve TEK TİP MAHKUM ELBİSESİ dayatmasına karşı 44 gün açlık grevi yaparak kazandığı zaferi, zaferimiz bilmektir.
- İnsanlık düşmanı sömürücü ve zalimlerin, kendilerini, özgürlükler ve insan hakları temsilcisi olarak gösterirken, insanlığın en onurlu damarının temsilcileri devrimcileri, insanlık düşmanı katli-vacip kişiler olarak gösterme arsızlığına aldanmamak, dur demektir.
- Faşizme karşı halkın özgürlüğü ve ülkemizin bağımsızlığı için, tüm dünya halkları ile birlikte sömürücü ve zalimlere karşı mücadele edenler BİZDENDİR, BİZ ONLARA KEFİLİZ, DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR diyebilmektir!
- Ve en nihayet bu, Sömürücü ve zalimlerin düzenlerini yıkıp halkın iktidarını kurmak için öz örgütlerimiz olan HALK MECLİSLERİNDE örgütlenmek ve mücadeleyi yükseltmektir!
Bizim AVRUPA HALK MECLİSİ ALEVİ KOMİSYONU olarak tüm halkımıza çağrımız işte bunlardır!”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler