Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

İran’da 800 sinemacı ve tiyatrocu kadın: Tacizden, şiddetten uzak güvenli çalışma ortamı istiyoruz

İran’da 800 sinemacı ve tiyatrocu kadının, sektörlerinde yaşanan taciz, tecavüz ve şiddete karşı imzaya açtığı metni 30 binden fazla kişi imzaladı. İran’da 800 sinemacı ve tiyatrocu kadın, sektörlerinde yaşanan taciz, tecavüz ve şiddete karşı kampanya başlattı. Kampanya için bir araya gelen kadınlar, bu suçlara karşı bağımsız komitelerin oluşturulması, yeni kanun maddeleri hazırlanması ve sektöre ilişkin özel bir yönetmeliğin hayata geçirilmesini talep etti.

İran’ın kültür ve sanat ortamlarında çalışan sinemacı ve tiyatrocu kadınların cinsel tacize karşı sürdürdükleri mücadele 2020’nin yazından itibaren İran’da “Me Too” hareketinin oluşmasından sonra güç kazandı. Kadınların yaşadıkları taciz ve şiddet olaylarını sosyal medyada, özellikle Twitter’da paylaşmaların ardından sinema, televizyon, müzik ve sanat alanlarından kadınları taciz eden ünlü isimler ifşa edildi.

İRAN SİNEMASINDA KADINA YÖNELİK ŞİDDET SİSTEMATİK

2022 Mart ayında yönetmen yardımcısı Somayeh Mirshamsi, İran sinemasının tanınmış aktörü Farhad Aslani’nin tacizlerini ifşa etti. Somayeh Mirshamsi, Twitter hesabından, ünlü yönetmenlerin olmadığı küçük projelerde bu olayların daha sık görüldüğünü belirterek, “Birçok projede oyuncular kraldır ve biz perde arkası çalışanlar kolayca taciz edilip sonra siliniriz” dedi.

İran’ın tanınmış sanatçılarından biri, ilk defa böyle bir iddiayla gündeme gelmiyor. Geçtiğimiz yıllarda, İranlı kadın sinemacılar, tanınmış erkeklerin cinsel tacizlerini ortaya sererek “Me Too” hareketine katılmıştı. Ancak Mirshamsi’nin ifşası ilk kez bu denli geniş ve çok sayıda sinemacı tarafından sahiplenildi. Tanınmış kadın oyuncu ve yönetmenlerin dahil olduğu 800’den fazla kadın sinemacı ve tiyatrocu çarpıcı bir açıklama yayımlayarak İran sinemasında kadınlara yönelik sistematik şiddetin varlığını ortaya serdi. Göstermelik cezalar yerine tacizi, tecavüzü, şiddeti önleyici şekilde faillerin cezalandırılmasını talep etti.

İran’dan ve ülke dışından çok sayıda kişi tarafından imzalanan, İranlı kadın sinemacıların yaptığı açıklamanın bir kısmında şu ifadelere yer verildi:

“İran sinemasında kadınların acı deneyimlerine dair yayınlanan anlatılarda cinsel şiddet şemsiyesi altına giren her türlü taciz, tecavüz, istismar, cinsiyetçi sözlerle saygısızlık, İran’daki baskılar nedeniyle sessiz kalmanın suistimal edilmesi ve her türlü istismar gündeme getirildi. Kadınların çalışma haklarını ve ücretlerini rehin alarak, kadınların çalışma konumunu tehdit ederek cinsel şiddet, istenmeyen fiziksel temas, cinsel eylemde ısrar ve zorlama, fiziksel şiddet ve tecavüz sistematik şekilde yapılıyor. İran sinemasında kadınların cinsel şiddete maruz kalması ‘ağır ve yaygın’ olarak devam ediyor ve görmezden geliniyor ama bu olaydan sonra ilk kez yaşananlara karşı toplu bir haykırışın söz konusu olduğu bariz.”

Açıklamada cinsiyete dayalı güç ve imkanların dengesizliğine vurgu yapılarak “Bizim fikir ve karar alma alanımız çok sınırlı. Zorbalık, şiddet ve cinsel şantajdan uzak, güvenli bir ortamda çalışmayı hiç şüphesiz en temel insan hakkımız olarak görüyoruz ve istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

30 BİNDEN FAZLA KİŞİ SİNEMA SEKTÖRÜNDE TACİZE VE ŞİDDETE KARŞI İMZA ATTI

Açıklamada “Her zaman var olan bu ‘sistematik’ şiddette, gücü elinde bulunduran kişiyi şiddetten alıkoyacak bir mekanizma olmadığı gibi, işyerinde kadına yönelik şiddetin normalleştirildiği ve hiçbir yaptırımın bulunmadığı” vurgulandı.

Ayrıca sinema emekçilerinin haklarını korumak üzere kurulan Sinema Evi’nden cinsel şiddete yönelik şikayetleri almak ve değerlendirmek üzere salt çoğunluğu kadınlardan oluşan bağımsız bir komite oluşturması istendi.

Sinemacı ve tiyatrocu kadınların imzaya açtığı bu metni imzalayanların sayısı 30 binden fazla.

İran sinema ve tiyatrosundaki cinsel istismara karşı açıklama metnini imzalayanlar, bu alanda bu sorunu takip etmek üzere bağımsız bir komite oluşturmak üzere beş kadın sinemacı seçti.

Haniyeh Tosali, Taraneh Alidousti, Somayeh Mirshamsi, Ghazaleh Motamed ve Maral Jeyrani 800 kadın sinema emekçisinin katıldığı sanal seçimlerde komite için seçilen beş kadın oldu.

800 KADIN KAMPANYASI KURULDU

Komitenin oluşmasıyla birlikte “800 Kadın Kampanyası” ortaya çıktı.

Bu komite oluşturulduğu andan itibaren defalarca İran hükümeti tarafından baskılandığını ve hatta yurtdışı yasağı gibi yaptırımlara maruz kaldıklarını açıkladı.

800 Kadın Kampanya grubu İran’da sanat sektöründe kadınları koruyacak hukuki dayanakların zayıf olduğunu açıklayarak, bu tür olaylarda şiddete veya tacize uğrayan kadınların failine ceza verilmediğini, bazı örneklerde sadece birkaç ay çalışmadan uzaklaştırma kararı verildiğini vurguladı. İşyerinde kadınlara yönelik sistematik şiddete karşı hukuki dayanakları olan bağımsız komitelerin kurulması ve yeni yönetmeliğin düzenlenmesini talep etti. Ayrıca şiddetin önlenmesi için kanuna yeni maddelerin eklenmesi gerektiğini beyan eden kampanya grubu çalışmalarını ciddiyetle yürüttüğünü açıkladı.

ERKEK YAPIMCIDAN ‘800 KADINA KIRBAÇ CEZASI VERİLMELİ’ SKANDALI
Kampanya grubuna destekler artarken karşıt hamleler de yapılmakta. İran sinemasının yapımcılarından olan ve hakkında taciz beyanı bulunan Mohammad Hossein Farahbakhsh, geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir radyo programında, İran sinemasında şiddet ve cinsel tacize son verilmesi çağrısında bulunan 800 kadının “kırbaçlanması gerektiğini” söyledi. Farahbakhsh 800 kadın sinemacı ve tiyatrocuyu yalan söylemekle itham ederek “Bunlar yolsuzluğun yayılmasına yardım ettiler, bunun için kırbaçlanmalılar. Doğru söyleseler de yalan söyleseler de yaptıkları kabul edilemez” dedi.
800 Kadın Kampanya grubu bir yandan İran hükümetiyle mücadele ederken bir yandan kendi sektörlerinde çalışan İran hükümetini ve zihniyetini destekleyen kişilerle de mücadele etmek zorunda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.