Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kadınlar Kendi Yarattığı Tanrılar Tarafından Öldürülüyor…

-Nurten Yalnız
Dünyanın herhangi bir yerinde işlenen bir kadın cinayeti yada kadına uygulanan fiziki, sözlü saldırı haberleri ile güne başlıyoruz biz kadınlar.
İran’daki mola rejiminde görevli ahlak polisleri Masha Emini isimli bir kadını döverek öldürdüler.Baş örtülü olan kadının saçlarının bir kısmı açık olmasından dolayı.
Cennet annelerin ayakları altındadır yalanı ile kadınlar erkek egemen sisteminin uslanmış, ruhsuz köleleri haline getirildi.
Rivayet edilir ki 124 bin peygamber geldi bu aleme hepisi erkek, Havayı cennette koyan tanrı kadına peygamberligi layık görmemiş, kadını seytanlaştırmış. Gökten tanrı tarafından kutsal kitaplara inen ayetlerde erkeklere özgür ruhlu, asi, sorgulayan kadını
dövün diye emr ediyordu.

Üretim araçları, üretim ilişkileri, fiziksel güç orantısından bağımsız, (bunlar birer etmen olmakla birlikte) kadının tutsak, erkek egemen sisteme kölece bağımlılığından esas sorunun kadının kendi
gönülü teslimiyetini açığa çıkardığımız da sorunların çözümünede cevap olabiliriz.
Kaderine razı olan, her alanda erkek egemen sistemin kurumsallığına karşı koymayan, kendi kadın cinsinin mücadelesine sahip çıkmayan, mücadele etmeyen, mutfaklara haps edilen, erkeklerin hizmetçisi durumuna getirilen bir kadın kendisine yönelik gelişen, geliştirilen şiddette karşı koyması
beklenemez, bu kadın tipi ruhsuz efendisine itiaata kusur etmeyen bir köledir.
Ķöle efendi ilişkisi içerisinde olan insan sorgulamaz , yanlışlara karşı ayağa kalkma başarısı ortaya
koymaz.

21. Yüzyılında efendisine bağlılık temelinde gelişen bu ilişki türü gönüllülük temelinde gelişen isteyerek kabul edilen bir ilişki biçimidir. 
Bugün kurumlarımızda tanıdığımız bir çok kadın yönetim kademelerinde görev alsalarda asıl olarak erkek yöneticilerin kendilerine verdiği görevlerin dışına çıkamıyor, kadınlar mutfaklarda yaptıkları güzel yemeklerle, yıkadıkları mutfak eşyaları, temizledikleri işlerle anılıyor ve erkeklerin saygısına öyle nail oluyorlar, kadınlarda bu durumdan hoşnut, kadınlar bu görevi severek gönüllü üstleniyorlar. Kadınların erkek egemen sisteme tutsak birer köle olmanın temelinde yatan kadının sesiz kabulleniş den, kendisine biçilen role karşı koyamamasından kaynaklanıyor.
Oysa bir kadın yaratıcılığı, özgür düşünebilme kabiliyeti, bağımsız asil ruhuyla anılmalıdır.
Asıl sorgulanması gereken kadının bu durumudur. Devrimci, sol sosyalist, sosyal demokrat geçinen toplumsal kesimlerin durumuda farklı değil. ( Çok az sayıda düşünceleri ve eylemlerinde tutarlı davrananları tenzih ediyorum).
Kurumlar içerisinde kadınlara yönelik şiddette kadınların sesiz kalmaları bir kadın olarak ayağa kalkmaması tavır koyamaması nasıl bir kadın gerçekligi ile karşı karşıya bulunduğumuzu bize anlatıyor, kadının düştüğü içler acısı halini bizlere şunu gösteriyorki kadınlardan oluşan kos koca bir köle ordusuna sahip erkek egemen sistem.
Eşitlikten, özgürlükten, ilericilikten söz edenler nedense kurumlarda kadınların öne çıkmasına izin vermiyorlar, öne çıkan kadınlarada biz sizi oraya taşıdık diyerek aba altında sopa gösteriyorlar.

Özgürlükten, ilericilikten yana, kadın haklarını savunduğunu idiaa eden kadınların kadın cinsleri ile yan yana olmamaları kadınlara yönelik şiddetin giderek artmasına hizmet ettiklerini vurgulamak
zorundayız.
Kadınların erkek egemen sistem içerisinde şiddete maruz kalmalarına kadınların bu duruma sesiz kalmalarındandır. Erkeklerin her söylediğine kölece boyun egdiler, onların oynadığı tüm oyunlarda hem cinslerini yanlız bırakarak bu uyunlara ortak oldular. Kadınlar kendi elleri ile erkek tanrılar yarattılar ve yaratıkları bu tanrılar dönüp kadınları öldürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.