Akbelen’deki direnişin öyküsü | 94 yaşındaki Gülsüm Nine: Çamlar olmasa biz kaç paralığız!
Aslında Gülsüm Nine’nin Akbelen Ormanı’nı için verdiği müdacele yeni değil, yıllardır komşuları ve çevrecilerle birlikte ağaçları korumak için var gücüyle direniyor. “İkizköy’ün sürgünü” diyorlar ona.
Çamlar yoksa biz kaç paralığız!
Elektrik santralinde yakmak için kömür çıkaran şirket, toprağı sıyıra sıyıra köyünün kıyısına kadar geldi. Önce “Toprağını, kaça satarsın?” diye sordular, şimdi “Nasıl satmazsın” diyorlar. O ise “Gitsem nereye gideyim? Beni isterlerse öldürsünler ama buraya gömsünler. Ancak öyle alabilirler benim yerimi. Yağmur da yağmıyor çünkü çam ağaçları artık çekmiyor. E, sen çamı da kestin! Çamlar yoksa biz kaç paralığız!” diyor.
Onun mücadelesi tüm Türkiye’yin gönlünde ayrı bir yer tuttu. İkizköy‘ün mücadelesini konu alan filmin hem yönetmenliğini hem de yapımcılığını Eren Aybars Arpacık üstlendi. 2021 yılında çekilen filmde Milas‘ta bulunan İkizköy’ün, Yeniköy-Kemerköy Termik Santralleri ve onlara bağlı kömür madeni ocakları tarafından yutulması tehdidine karşı verdiği mücadele anlatılıyor. Gelin Gülsüm Nine’nin ve İkizköylüler’in tüm Türkiye’ye anlatmaya çalıştıklarını ve neyin mücadelesini verdiklerini kendi ağızlarından hep birlikte izleyelim:
Daha fazla bilgi: Ne olmuştu?
Yeniköy ve Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini işleten, Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji, İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nın 740 dönümlük bölgesini, termik santrallere linyit sağlayan açık maden ocağına katmak için gerekli izinleri almış (Kasım 2020) ancak İkizköylüler’in direnişiyle karşılaşmıştı.
17 Temmuz 2022 sabah saat 6’da Akbelen Ormanı’na giren Orman İşletmesi kesim ekibi, İkizköy halkı ormanın derinliklerine erişinceye kadar 30’a yakın ağacı kesmişti. İkizköylüler o günden beri ormanda 24 saat nöbet tutuyor.
Mücadelenin temeli neye dayanıyor?
Akbelen Ormanı’nın hemen yanında Türkiye’nin yıllık elektrik ihtiyacının yüzde 5’ni sağlayan YK Enerji’ye ait Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri bulunuyor. Bu santrallerde yıllık 8 milyon ton linyit yakılıyor ve linyit ise bölgedeki madenlerden sağlanıyor. Akbelen Ormanı’nın altında ise 33.3 milyon ton linyit yatağı bulunuyor.
Bir başka ifadeyle her iki termik santralin topu topu 4 yıllık kömür ihtiyacının sağlanması için 780 dönümlük arazide bazıları 400 yıllık kızıl çam ve zeytin ağaçlarının yok edilmesi isteniyor. İşte Akbelen’in bu zenginliği yüzünden söz konusu alan önce maden sahası ilan edildi, 2019 yılında istimlak işlemleri başladı. Köylülerin bir çoğu sahip olduğu araziyi satmak istemedi ve hukuki mücadele başlattı.
Kaynak:https://gazeteoksijen.com/turkiye/akbelendeki-direnisin-oykusu-94-yasindaki-gulsum-nine-camlar-olmasa-biz-kac-paraligiz-184449

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler


